Ana Sayfa Tıp&Sağlık Okul Çağındaki Çocuklar Beşinci Hastalık Riski Altında

Okul Çağındaki Çocuklar Beşinci Hastalık Riski Altında

Son günlerde 5. hastalık adıyla bilinen Eritema infeksiyozum adlı çocukluk çağı enfeksiyon hastalıklarında artış gördüklerini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ergün Sönmezgöz, “5. hastalık, sıklıkla 5-15 yaş arası ilkokul ve ortaokul çocuklarında görülmektedir. Hastalık 2-3 gün süren, 38 dereceyi geçmeyen ateş, halsizlik, boğaz ağrısı şeklinde başlar ve daha sonra tipik belirtisi olan yüzde tokat atılmış izlenimi veren kızarıklık şeklinde döküntü ile kendini gösterir” dedi.

 

Medical Park Tokat Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ergün Sönmezgöz, Eritema İnfeksiyozum (beşinci hastalık) hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

 

5-15 yaş arası çocuklarda görülür

 

Son günlerde beşinci hastalık adıyla bilinen Eritema infeksiyozum adlı çocukluk çağı enfeksiyon hastalıklarında artış gördüklerini söyleyen Doç. Dr. Sönmezgöz, “Beşinci hastalık, sıklıkla 5-15 yaş arası ilkokul ve ortaokul çocuklarında görülmektedir. Enfeksiyon tüm yıl boyunca görülse de kış ve ilkbahar aylarında daha sık görülür. Hastalık solunum yolundan damlacık yoluyla bulaşır.  Enfeksiyon geçiren anneden bebeğe plasental yol ile geçişi olmaktadır. Hastalık 2-3 gün süren 38 dereceyi geçmeyen ateş, halsizlik, boğaz ağrısı şeklinde başlar ve daha sonra tipik belirtisi olan yüzde tokat atılmış izlenimi veren kızarıklık şeklinde döküntü ile kendini gösterir” diye konuştu.

 

3 aşamada ilerler

 

Hastalığın tipik bulgusunun 3 aşamada ilerleyen döküntü olduğunu dile getiren Doç. Dr. Sönmezgöz, “Birinci aşama yüzde başlayan yanakları tamamen kaplayan tokatlanmış yüz görünümüdür. Bu aşamada ağız çevresinde döküntü görülmemesi önemli bir özelliğidir. İkinci aşamada döküntü her iki kola simetrik şekilde yayılır. Üçüncü aşamada ise döküntü iyileşerek ve dantel görüntüsü vererek ortadan kaybolur” dedi.

 

Çocuk okula devam edebilir

 

Gövdede nadiren döküntü görülebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Sönmezgöz, “Bazı hastalarda bacaklarda da benzer döküntüler görülebilmektedir. Genellikle kaşıntı görülmez. Döküntüler 7-10 gün sürebilir. Döküntüler başladıktan sonra bulaşıcı değildir, çocuk okuluna devam edebilir ve izolasyona gerek yoktur” şeklinde konuştu.

 

Kesin tanı için kan tetkiklerine bakılabilir

 

Hastalığın etkeninin Parvovirus B-19 adı verilen bir DNA virüsü olduğunu belirten Doç. Dr. Sönmezgöz “Tanı klinik bulgulara göre konmaktadır. Kesin tanı için kan tetkiklerinde Parvovirus B-19 antikorlarına bakılmalıdır. Erişkinlerde bu enfeksiyona yakalanabilir, gebeliğin erken döneminde bulaşması bebekte ‘hidrops fetalis’ dediğimiz tabloya neden olabilir. Ama bebekte konjenital anomalilere neden olmaz. Spesifik bir tedavisi yoktur. Semptomatik tedavi yapılmaktadır. Ateş düşürücü ve anti alerjik ilaçlar hastanın semtomlarına göre önerilmektedir” ifadelerini kullandı.

 

Döküntüler geçene kadar güneş ışınlarından uzak tutulmalıdır

 

Hastalık sırasında dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Doç. Dr. Sönmezgöz, “Döküntüler geçene kadar çocuklar aşırı sıcaktan ve güneş ışınlarından uzak tutulmalıdır. Tipik klinik bulguları dışında kemik iliğini etkileyerek hipoplastik anemiye ve eklem ağrısına neden olabilir. Bu hastalıktaki döküntüler alerjik deri döküntüleri ve diğer enfeksiyon hastalıklarına bağlı döküntüler ile karışabilmektedir” dedi.