RSV, her yaş grubunu etkileyen ancak özellikle bebekler ve yaşlılarda ağır sonuçlara yol açabilen bir solunum yolu virüsüdür. Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) verileri, bu virüsün sağlık sistemleri üzerinde yarattığı baskıyı ve yeni geliştirilen aşıların önemini ortaya koymaktadır. Bu haber, RSV’nin Avrupa’daki etkilerini ve alınan önlemleri aktarmaktadır.
Solunum sinsityal virüsü (RSV), Avrupa Birliği’nde sonbahar ve kış aylarında yaygın olarak görülen bir solunum yolu enfeksiyonudur. Çoğu vakada hastalık hafif seyretse de, özellikle 6 aydan küçük bebekler ve 65 yaş üstü bireyler için ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir.
EMA verilerine göre:
- Her yıl AB’de 250.000’den fazla çocuk RSV nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır. Bu sayı Belçika’nın Gent şehrinin nüfusuna eşdeğerdir.
- 2019 yılında dünya genelinde 5 yaş altı çocuklarda 3,6 milyon hastane yatışı ve 100.000’den fazla ölüm RSV’ye bağlı olarak gerçekleşmiştir.
- Avrupa’da her 20 yaşlıdan biri RSV ile enfekte olmakta ve yılda yaklaşık 160.000 yetişkin hastaneye yatırılmaktadır. Bu vakaların %90’ından fazlası 65 yaş üstü bireylerde görülmektedir.
RSV enfeksiyonu genellikle bir hafta içinde kendiliğinden iyileşse de, komplikasyonlar arasında bronşiolit, zatürre ve nadiren sepsis yer almaktadır. Özellikle prematüre doğan bebekler, kalp veya akciğer hastalığı olan çocuklar yüksek risk altındadır.
Aşı ve Koruyucu İlaçlar
EMA, RSV’ye karşı geliştirilen aşıları değerlendirmekte ve onaylamaktadır.
- 2026 itibarıyla AB’de üç RSV aşısı onaylanmıştır. Bunlar özellikle hamile kadınlara uygulanarak doğumdan sonraki ilk 6 ayda bebekleri korumaktadır.
- Gerçek dünya verileri, hamilelikte yapılan aşının bebeklerde RSV’ye bağlı hastaneye yatışları %70–80 oranında azalttığını göstermektedir.
- Ayrıca, bebeklere ve küçük çocuklara yönelik antikor içeren koruyucu ilaçlar da kullanılmaktadır.
Bu gelişmeler, RSV’nin yol açtığı sağlık yükünü azaltmada kritik rol oynamaktadır.



















