Avrupa İlaç Ajansı (EMA), kamuoyunda aşılar hakkında sıklıkla dile getirilen endişeleri, bilimsel temeli bulunmayan iddiaları ve merak edilen soruları kapsayıcı bir değerlendirmeyle açıklığa kavuşturmaktadır. EMA, aşı bileşenlerinin güvenliğinden otizm iddialarının kökenine, karma aşılardan çocukluk çağı aşı takvimlerine kadar en çok tartışılan 8 temel başlığı bilimsel kanıtlar ışığında ele almaktadır.
Aşıların Otizme Neden Olduğu İddiası Nereden Çıktı? Aşıların otizme yol açtığı yönündeki yanlış inanış, 1998 yılında yayımlanan ve daha sonra tamamen discredited (itibarsızlaştırılmış) bir çalışmaya dayanmaktadır. Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısı ile otizm arasında bağ olduğunu öne süren bu çalışmanın sahte/tahrif edilmiş veriler içerdiği tespit edilmiş ve makale yayımlandığı dergi tarafından geri çekilmiştir. Aradan geçen zaman içerisinde aşılar ile otizm arasında hiçbir bağ olmadığını gösteren birikmiş bilimsel kanıtlara rağmen, bu sahte çalışma geri çekilmiş olmasına karşın halen kafa karışıklığı ve tartışma yaratmaya devam etmektedir.
Aşılar ve Otizm Hakkında Yapılan Araştırmalar Ne Söylüyor? Yirmi yılı aşkın süredir toplanan kapsamlı bilimsel kanıtlar, aşılar ile otizm arasında hiçbir ilişki bulunmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur. İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Kanada’da yürütülen ekolojik çalışmaların hiçbirinde kızamık aşısı kapsayıcılığı ile otizm arasında bir korelasyon saptanmamıştır. Ayrıca Danimarka’da 1999-2010 yılları arasında doğan 650.000’den fazla çocuğu kapsayan ulusal kohort çalışmasında da MMR aşılaması ile otizm arasında hiçbir ilişki bulunmadığı ve hassas gruplarda dahi risk artışı olmadığı gösterilmiştir. Polonya, İngiltere, ABD ve Asya’da gerçekleştirilen vaka-kontrol ve kohort araştırmaları da MMR veya tekli kızamık aşılarının otizm riskini artırmadığını doğrulamaktadır.
Aşılar Cıva İçeriyor mu ve Zararlı mı? Bazı aşılar “tiyomersal” (thiomersal / thimerosal) adı verilen cıva içeren bir bileşik içermektedir. Tiyomersal, onlarca yıldır aşılarda koruyucu madde olarak kullanılmaktadır. Aşılardaki tiyomersal kullanımının herhangi bir zarara yol açtığına veya spesifik nörogelişimsel bozukluklarla ilişkili olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur; ana riski potansiyel alerjik reaksiyonlarla sınırlıdır. Çevresel cıva maruziyetini küresel düzeyde azaltma hedefi doğrultusunda, son yıllarda aşılardaki tiyomersal kullanımı neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır.
Yardımcı Maddeler (Adjuvanlar) Nelerdir ve Zararlı mıdırlar? Adjuvanlar (yardımcı maddeler), aşıların daha güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılan bileşenlerdir. Aşıların temel bir parçası olan bu maddeler olmaksızın birçok aşı yeterli etkiyi gösteremez. Aşının tüm bileşenleri ürün bilgilerinde açıkça listelenmektedir. Adjuvanlar son derece küçük miktarlarda kullanılır ve bu miktarların zararlı olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Adjuvanlı aşıları alan bireylerde, enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, şişlik, ağrı gibi lokal reaksiyonlar ile ateş, titreme, vücut ağrısı gibi sistemik reaksiyonlar adjuvansız aşılara kıyasla daha sık görülebilir; ancak bu reaksiyonlar geçicidir ve genellikle birkaç gün içinde kaybolur.
Aşıların İçeriğinde Alüminyum Kullanılması Güvenli midir? Alüminyum, sağladığı korumayı artırmak amacıyla bazı aşılarda adjuvan olarak yer almaktadır. Alüminyum adjuvan kullanımı sayesinde aşıda daha az aktif maddeye ihtiyaç duyulur ve gereken doz sayısı azalabilir. Alüminyum adjuvanları 1930’lardan bu yana güvenle kullanılmakta olup güvenlilik profili son derece iyi bilinmektedir. İlaç kalitesine ilişkin Avrupa standartları, bir doz aşıdaki alüminyum miktarını 1,25 mg ile sınırlandırmıştır ve çoğu aşıdaki alüminyum seviyesi bu sınırın çok altındadır. Alüminyum adjuvanlarının otizm vakalarındaki artışla ilişkilendirilmesi bilimsel olarak yanlıştır; mevcut tüm güvenilir kanıtlar iz miktardaki alüminyum ile otizm arasında hiçbir bağ olmadığını göstermektedir.
Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçık Aşılarını Ayrı Ayrı Kullanmak, Karma MMR Aşısından Daha mı İyidir? Kombine kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşıları, çocukları bu üç hastalığa karşı korumak amacıyla dünya genelinde onlarca yıldır kullanılmakta olup köklü bir güvenlilik profiline sahiptir. Çocukluk çağı aşılamasında MMR aşılarını zaman içine yayarak ayrı ayrı uygulamanın karma MMR aşısına (“3’ü 1 arada” aşılar) kıyasla herhangi bir avantaj sağladığına dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Çocuklara Aynı Aşı Seansında Neden Genellikle Birden Fazla Aşı Yapılır? Çocuklara aynı seans içinde birden fazla aşının birlikte uygulanması, bebeklik ve çocukluk döneminde onları tehlikeli enfeksiyon hastalıklarına karşı olabildiğince erken ve zamanında korumayı amaçlar. Aynı anda birden fazla aşı yapmak çocuğun bağışıklık sistemini aşırı yüklemez; insan bağışıklık sistemi günlük yaşamda aynı anda binlerce antijenle baş edebilecek kapasitededir. Ayrıca enjeksiyon sayısını ve klinik ziyaretlerini azaltarak çocuk ve ebeveynler için süreci kolaylaştırır.
AB/AEA Ülkeleri Arasında Çocukluk Çağı Aşı Takvimleri Neden Farklılık Gösteriyor? Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) ülkeleri, çocukluk çağı aşı takvimlerini kendi ülkelerindeki hastalık epidemiyolojisi, aşılama kapsayıcılık oranları ve belirli enfeksiyon hastalıklarının taşıdığı riske göre bağımsız olarak belirlemektedir. Bu takvimler, bilimsel kanıtları değerlendiren Ulusal Aşı Teknik Danışma Grupları’nın (NITAG) önerileri doğrultusunda hazırlanır. Zamanlama ve dahil edilen aşı türleri açısından ülkeler arasında farklılıklar bulunsa da tüm takvimler çocukları en etkili şekilde koruma ortak amacını taşımaktadır.
WinAlly.com; Tıp, Sağlık, Eczacılık ve İlaç Sektörü profesyonellerine yönelik kamu yararına sektörel bilgi, haber ve içerik sunmaktadır. Sitemizde yer alan içerikler kesinlikle tıbbi teşhis, tedavi veya doktor tavsiyesi yerine geçmez. Doğabilecek olası hukuki, klinik veya idari problemlerden WinAlly.com sorumlu tutulamaz. Tıbbi konularda lütfen bir hekime başvurunuz


















