Ana Sayfa Sosyal Tıp Meta-analize Göre Antidepresan Bırakmada Klinik Olarak Anlamlı Sayılabilecek Yoksunluk Belirtileri Yaşanmadığını Ortaya...

Meta-analize Göre Antidepresan Bırakmada Klinik Olarak Anlamlı Sayılabilecek Yoksunluk Belirtileri Yaşanmadığını Ortaya Kondu

Depresyon ve anksiyete tedavisinde yaygın olarak kullanılan antidepresanlar hakkında sıklıkla merak edilen konulardan biri de bu ilaçların bırakılması sürecinde yaşanabilecek yan etkilerdir. JAMA Psychiatry dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, antidepresanları bırakan çoğu kişinin klinik olarak anlamlı sayılabilecek yoksunluk belirtileri yaşamadığını ortaya koyarak bu konuya yeni bir bakış açısı getiriyor. İşte bu önemli çalışmanın detayları ve uzman görüşleri.

Incidence and Nature of Antidepressant Discontinuation Symptoms

Toplam 50 çalışma dahil edildi ve bunların 49’u meta-analize dahil edildi. 50 çalışmada toplam 17.828 katılımcı yer aldı, katılımcıların %66,9’u kadındı ve ortalama katılımcı yaşı 44’tü. Takip 1 gün ile 52 hafta arasındaydı. 49 randomize klinik çalışmanın sistematik incelemesi ve meta-analizi, antidepresanları bırakan katılımcıların, plaseboyu bırakan veya antidepresanlara devam eden katılımcılara kıyasla ortalama 1 daha fazla kesilme semptomu yaşadığını ortaya koymuştur. Antidepresanların kesilmesinden sonraki ilk 2 haftadaki en sık görülen semptom baş dönmesi olmuş ve antidepresanların kesilmesi depresif semptomlarla ilişkili bulunmamıştır.

Çalışmaya agomelatin, vortioksetin, essitalopram, sertralin ve paroksetin gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) ve venlafaksin ve duloksetin gibi serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar) dahil olmak üzere çeşitli antidepresan türleri dahil edildi.

SMC / Oxford Üniversitesi Psikiyatri Bölümü Doçenti Dr. Susannah Murphy şunları söyledi:

“Antidepresan kullanan kişiler, özellikle yoksunluk belirtileri olasılığı nedeniyle, ilacı bıraktıklarında neler olabileceği konusunda endişelidirler. Bu çalışma, antidepresan bırakma konusundaki mevcut kanıtların kapsamlı bir incelemesini sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır. Çalışmanın güçlü yönleri, analiz edilen geniş miktarda veride (17.000’den fazla hastayı temsil eden 50’den fazla çalışma) ve antidepresanları bırakanlar ile plasebo grubundakiler arasında faydalı bir karşılaştırma yapmasıdır.

Bulgular, bazı kişilerde baş dönmesi, mide bulantısı, vertigo veya sinirlilik gibi semptomlar görülebilse de, büyük çoğunluğun böyle bir semptom yaşamadığını gösteriyor. Bu, klinisyenlerin hastaları bu olası etkiler hakkında bilgilendirmelerinin ve aynı zamanda bu tür semptomların yaygın olmadığı konusunda onları rahatlatmalarının faydalı olabileceğini gösteriyor.

“Çalışmaların yalnızca ilacı bıraktıktan sonraki ilk iki haftadaki kesilme semptomlarını kapsadığını belirtmek önemlidir, bu nedenle bu etkilerin ne kadar sürebileceğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyacımız var. Çalışma ayrıca semptomların şiddetini de değerlendiremedi ve bu, gelecekteki çalışmalarda dikkate alınması gereken önemli bir husustur.”

Sonuçlar ve İlgililik   Bu sistematik inceleme ve meta-analiz, antidepresanların kesilmesinden sonraki 1. haftada görülen kesilme semptomlarının ortalama sayısının klinik olarak anlamlı kesilme sendromu eşiğinin altında olduğunu göstermiştir. Duygudurumdaki kötüleşme, kesilmeyle ilişkili değildir; bu nedenle, kesilmeden sonra depresyonun daha sonra ortaya çıkması, depresyon nüksetmesinin göstergesidir.

Please follow and like us: