Ana Sayfa Tıp&Sağlık Kronik Ağrı, Yüksek Tansiyon Riskini Önemli Ölçüde Artırıyor

Kronik Ağrı, Yüksek Tansiyon Riskini Önemli Ölçüde Artırıyor

Amerikan Kalp Derneği’nin Hypertension dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, kronik ağrı yaşayan yetişkinlerin yüksek tansiyon geliştirme riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Çalışma, ağrının süresi, yaygınlığı ve kişinin depresyon yaşayıp yaşamadığı gibi faktörlerin bu riski etkilediğini gösteriyor.

Araştırmada, ABD’de 200 binden fazla yetişkinin verileri incelendi. Buna göre, vücudun birden fazla bölgesinde kronik ağrı yaşayan kişilerde yüksek tansiyon geliştirme olasılığı, hiç ağrı yaşamayanlara kıyasla çok daha yüksek bulundu.

Glasgow Üniversitesi’nden Dr. Jill Pell, “Ağrı ne kadar yaygınsa, hipertansiyon riski de o kadar yüksek,” diyerek, ağrı ile depresyon arasındaki bağlantının da riski artırdığını belirtti. Bu durum, kronik ağrısı olan bireylerde depresyonun erken teşhis ve tedavisinin tansiyon kontrolü açısından kritik olabileceğini gösteriyor.

Yüksek Tansiyon Neden Önemli?

Yüksek tansiyon, kalbin damar duvarlarına yaptığı baskının artması sonucu ortaya çıkıyor. Tedavi edilmediğinde kalp krizi ve felç riskini yükseltiyor. 2025 Amerikan Kalp Derneği/Amerikan Kardiyoloji Koleji kılavuzuna göre, ABD’li yetişkinlerin neredeyse yarısı yüksek tansiyon veya hipertansiyon ile yaşıyor.

Kronik kas-iskelet sistemi ağrısının çok yaygın olduğu biliniyor (sırt, boyun/omuz, diz, kalça gibi). Bu çalışma, ağrının türü ve yayılımının yüksek tansiyonla nasıl ilişkili olduğunu detaylı biçimde inceleyen en kapsamlı araştırmalardan biri.

Ağrı, Depresyon ve İltihaplanma Nasıl Ölçüldü?

Katılımcılar son bir ayda ağrının günlük yaşamlarını etkileyip etkilemediğini belirten anketlere yanıt verdi. Ağrının yeri (baş, boyun, sırt, diz vb.), süresi ve yaygınlığı kaydedildi.

  • Depresyon: Ruh hali, ilgi kaybı gibi sorularla değerlendirildi.
  • İltihaplanma: C-reaktif protein (CRP) üzerinden ölçüldü.

13,5 Yıllık Takip Sonuçları

Araştırma sonunda şu bulgular öne çıktı:

  • Katılımcıların yaklaşık %10’unda yüksek tansiyon gelişti.
  • Kronik yaygın ağrısı olanlarda hipertansiyon riski %75 arttı.
  • Kısa süreli ağrı yaşayanlarda risk %10,
  • Tek bölgede kronik ağrısı olanlarda ise %20 arttı.
  • Kronik ağrının baş, karın, boyun/omuz, kalça ve sırt bölgelerinde görülmesi de riski anlamlı seviyelerde yükseltti.

Depresyon ve inflamasyonun, kronik ağrı ile yüksek tansiyon arasındaki bağlantının yaklaşık %11,7’sini açıkladığı belirlendi.

Dr. Pell, sağlık çalışanlarının ağrısı olan bireylerin tansiyon açısından daha yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Uzman Yorumu

Dr. Daniel W. Jones, kronik ağrının kan basıncı üzerindeki uzun vadeli etkileri hakkında bilgi eksikliğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Kronik ağrı, iltihaplanma ve depresyon yoluyla kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca NSAID türü ağrı kesicilerin de tansiyonu artırma potansiyeli nedeniyle dikkatle kullanılması gerekir.”

Çalışmanın Sınırlılıkları

Katılımcıların büyük çoğunluğunun İngiliz kökenli orta-ileri yaş yetişkinlerden oluşması nedeniyle sonuçların tüm toplumlara birebir genellenemeyebileceği ifade edildi. Ayrıca ağrı beyanlarının öznel oluşu da önemli bir sınırlılık olarak değerlendirildi.

Araştırmanın Arka Planı

Çalışma, 2006–2010 yılları arasında İngiltere, İskoçya ve Galler’de yürütülen UK Biobank projesi kapsamında toplanan 206.963 yetişkin verisine dayanıyor.
Katılımcıların:

  • %61,7’si kadın,
  • %96,7’si beyaz,
  • Ortalama yaşı 54 olarak kaydedildi.

Kronik ağrısı olanların genel olarak daha sağlıksız yaşam tarzına sahip olduğu, daha yüksek VKİ, daha uzun süreli sağlık sorunları ve daha yüksek işsizlik oranları gibi faktörlere sahip olduğu da görüldü.