Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (ESMO) yıllık kongresi 23-27 Ekim tarihleri arasında Madrid’de sürüyor. Kongrede melanomda kişiselleştirilmiş mRNA aşısı, KRAS G12C mutasyonlu akciğer kanserinde yeni nesil bir inhibitör, biliyer sistem kanserinde ivonescimab ve kolorektal kanser karaciğer metastazı ameliyatı sonrasında omega-3 türevi EPA gibi sonuçlar paylaşıldı. ESMO ayrıca hassas onkolojide kullanılan ESCAT ölçeğinin ikinci sürümünü yayımladı. Bu haberde ESMO’nun yayınlarını ve kongre haberlerinde yer alan verileri, kaynaklara bağlı kalarak derledik. Sunulan çalışmaların bir kısmı henüz araştırma aşamasındaki ilaçlara ait ve ara analiz niteliğinde.
Melanomda kişiselleştirilmiş mRNA aşısı: Nüks veya ölüm riski %42 azaldı
Faz 3 INTerpath-001 çalışmasında, yüksek riskli melanom ameliyatından sonra immünoterapiye kişiselleştirilmiş mRNA aşısı eklemek nüks veya ölüm riskini %42 azalttı. Araştırma aşamasındaki aşı intismeran autogene, pembrolizumab ile birlikte verildi ve yalnızca pembrolizumab alan grupla karşılaştırıldı. Sonuçlar ESMO’nun basın bülteniyle 24 Ekim’de duyuruldu. Cancer Research UK’ye göre haberler, kongre başlamadan Perşembe gecesi gündeme geldi.
Her hastanın tümörü dizilenerek kansere özgü anormal proteinler (neoantijenler) belirleniyor. Bunlardan 34’üne kadarı mRNA’ya kodlanarak bağışıklık sisteminin kalan kanser hücrelerini tanıması hedefleniyor.
- Çalışma: Ameliyatla tümörü çıkarılmış, evre IIB-IV kutanöz melanomlu 1.137 yetişkin pembrolizumab artı intismeran (757 hasta) veya pembrolizumab artı plasebo (380 hasta) gruplarına ayrıldı.
- Nüks veya ölüm: Ortanca 24,6 aylık takipte risk oranı (HR) 0,58 bulundu (%95 güven aralığı 0,45-0,75; p<0,001). İki yılda nükssüz yaşayanların oranı kombinasyonda %82,2, yalnızca pembrolizumabda %70,0 oldu.
- Uzak metastaz veya ölüm: Risk %38 azaldı (HR 0,62; %95 güven aralığı 0,45-0,85; p=0,002). İki yılda uzak metastazsız yaşayanlar %88,5’e karşı %80,2 oldu.
- Genel sağkalım: Veriler henüz olgunlaşmamıştı ve gruplar arasında anlamlı fark görülmedi (HR 0,77; %95 güven aralığı 0,45-1,31).
- Yan etkiler: Derece 3 ve üzeri advers olaylar %23,6’ya karşı %20,3 oranında görüldü. Kombinasyonda en sık ateş (%52,2’ye karşı %8,2), enjeksiyon bölgesinde ağrı (%51,0’a karşı %9,5) ve yorgunluk (%38,5’e karşı %29,7) bildirildi. İntismeranla ilişkili yan etkiler genellikle düşük dereceli ve geçiciydi.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Georgina Long (Melanoma Institute Australia ve Sydney Üniversitesi), bunun hastanın kendi tümörünün “parmak izine” dayalı bir tedavinin nüks veya ölüm riskini azalttığını gösteren ilk faz 3 çalışma olduğunu belirtti. Long, melanoma özgü ve genel sağkalıma etkiyi görmek için daha uzun takip gerektiğini de vurguladı. Çalışmada yer almayan ESMO Kongresi Bilimsel Eş Başkanı Dr. James Larkin, sonuçları evre II ve III melanomda ameliyat sonrası tedavi için önemli bir ilerleme olarak değerlendirdi. ESMO bülteni, akciğer, mesane ve böbrek kanserinde de çalışmaların sürdüğünü bildiriyor.
Cancer Research UK, bu aşıların üretiminin zor, pahalı ve zaman alıcı olduğunu ve melanomdaki başarının diğer kanserlere otomatik yansımayabileceğini hatırlattı. Düzenleyici kurumların nihai sonuçları incelemesinin birkaç yıl alabileceği belirtildi.
Akciğer kanserinde yeni nesil hedefler
KRAS G12C: divarasib. MD Anderson’ın açıklamasına göre faz 3 Krascendo 1 çalışmasının sonuçları Başkanlık Sempozyumu’nda sunuldu ve aynı gün The New England Journal of Medicine’de yayımlandı. Çalışma 26 ülkede 151 merkezde, daha önce tedavi görmüş ileri KRAS G12C mutasyonlu küçük hücreli dışı akciğer kanserli (KHDAK) 338 hastayı kapsadı. Araştırma aşamasındaki oral inhibitör divarasib, onaylı KRAS G12C inhibitörleri sotorasib veya adagrasib ile karşılaştırıldı.
- Risk: Divarasib ilerleme riskini %42, ölüm riskini %44 azalttı.
- Sağkalım: Ortanca genel sağkalım 17,7 aya karşı 12 ay, ortanca ilerlemesiz sağkalım 9,8 aya karşı 5,7 ay oldu. Bir yılda ilerlemesiz hastalar %44’e karşı %24 idi.
- Yanıt: Yanıt oranı %58,4’e karşı %32,3, yanıt süresi 11,9 aya karşı 6,9 ay bulundu.
- Güvenlik: Ağır tedaviyle ilişkili yan etkiler %25’e karşı %35 oldu. Divarasib grubunda tedavi süresi de iki kat uzundu.
- Sınırlılıklar: Çalışma açık etiketliydi, adagrasib kolundaki hasta sayısı görece azdı ve tedavi edilmemiş beyin metastazı olanlar dışlandı.
Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Ferdinandos Skoulidis, sonuçların divarasibi yeni bir standart tedavi olarak konumlandırdığını söyledi.
MET kaynaklı direnç: savolitinib artı osimertinib. Cancer Research UK’nin aktardığına göre AstraZeneca’nın faz 3 SAFFRON çalışması, osimertinibe MET üzerinden direnç belirtileri gösteren ileri KHDAK hastalarını inceledi. İki ilaçlı kombinasyon kemoterapiye göre ortalama iki ay daha geç ilerleme sağladı. Toplamda beş ay daha uzun yaşam süresi bildirildi. ESMO Insights’ta da savolitinib ve osimertinib kombinasyonunun mutasyonlu KHDAK’ta hem ilerlemesiz hem genel sağkalımı uzattığı haberi yer aldı.
Antikor-ilaç konjugatları (ADC). Citeline Scrip ve OncoDaily’nin aktardığına göre, 25 Ekim’de sunulan faz 3 OptiTROP-Lung06 çalışmasında sacituzumab tirumotecan artı pembrolizumab, PD-L1 negatif, EGFR/ALK negatif nonskuamöz KHDAK’ta ilk basamakta pembrolizumab artı platin-pemetrekseds kemoterapisiyle karşılaştırıldı. İlerleme veya ölüm riski %51 azaldı (HR 0,49; %95 güven aralığı 0,36-0,65). Ortanca ilerlemesiz sağkalım 15,0 aya karşı 5,7 ay oldu. Bir yılda ilerlemesiz hastalar %51,1’e karşı %22,8 idi. Bu ara analizde ortanca takip 9,7 aydı. ESMO Insights’ta ayrıca EGFR mutasyonlu KHDAK’ta ilerleme sonrası ADC’lerle sağkalım sonuçlarının iyileştiği bildirildi. Scrip’e göre 26 Ekim’de sunulan PANKU-Lung01 çalışmasında, EGFR ve HER3’ü hedefleyen bispesifik ADC izalontamab brengitecan, üçüncü kuşak EGFR inhibitörü sonrası ilerleyen hastalarda ilerlemesiz sağkalımda fayda gösterdi. Bu çalışma Çin’de yürütüldü.
Oligometastatik hastalıkta radyoterapi: SARON. Cancer Research UK’nin finansmanına katkıda bulunduğu faz 2 SARON çalışmasında, Birleşik Krallık’taki 19 hastanede 70 oligometastatik KHDAK hastası standart tedaviye ek olarak lokal konsolidasyon radyoterapisi aldı. Hastalık ortalama 13,9 ay boyunca ilerlemeden kalırken, yalnızca standart tedavi alanlarda bu süre 8,9 ay oldu. Bu da %56’lık bir uzamaya karşılık geliyor.
Baş-boyun kanseri: amivantamab. Cancer Research UK’ye göre erken faz OrigAMI-4 çalışmasında, HPV ile ilişkisiz, tekrarlayan veya yayılmış baş-boyun kanserlerinde amivantamabın immünoterapi ve kemoterapiye eklenmesi, tümörü küçülen hasta oranını iki katından fazlasına çıkardı. Hastaların yaklaşık 10’da 8’inde tümör küçüldü. Sonuçların ardından büyük ölçekli faz 3 OrigAMI-5 çalışması planlanıyor.
Gastrointestinal ve biliyer sistem kanserleri
Biliyer sistem kanseri: ivonescimab. Başkanlık Sempozyumu II’de sunulan faz 3 HARMONi-GI1 çalışmasında, PD-1/VEGF bispesifik antikoru ivonescimab artı kemoterapi, ileri biliyer sistem kanserinde ilk basamakta durvalumab artı kemoterapi ile karşılaştırıldı. Ara analizde ortanca genel sağkalım 14,9 aya karşı 12,1 ay oldu (HR 0,75; %95 güven aralığı 0,61-0,92; p=0,0031). Bu, ölüm riskinde %25 azalmaya karşılık geliyor. Ortanca ilerlemesiz sağkalım 8,4 aya karşı 5,8 ay (HR 0,61), nesnel yanıt oranı %53,8’e karşı %32,5 bulundu. Yeni bir güvenlik sinyali gözlenmedi. Çalışmayı sunan Prof. Jian Zhou (Fudan Üniversitesi Zhongshan Hastanesi), bulguların bu kombinasyonu yeni bir standart tedavi olarak desteklediğini söyledi. Çalışma yalnızca Çin’de yürütüldü, 682 hastayı kapsadı ve Akeso tarafından yürütüldü. Verilerin tamamı Akeso tarafından üretildi ve analiz edildi. ESMO bunu paylaşırken hasta popülasyonunun tek bölgeden olduğuna dikkat çekiyor. Ortak girişimci Summit Therapeutics, ABD’de faz 2/3 bir çalışmanın 2026’nın son çeyreğinde başlamasını planlıyor.
Mide ve gastroözofageal kanser: claudin 18.2’yi hedefleyen ADC. Cancer Research UK’ye göre faz 3 G-HOPE-001 çalışmasının ara analizinde arcotatug tavatecan, diğer seçenekler tükendiğinde ileri mide ve gastroözofageal kanserli hastalarda onaylı ilaçlara göre ortalama üç ay daha uzun yaşam sağladı. Tümörler yaklaşık 10 hastanın 4’ünde küçülürken, karşılaştırma ilaçlarında bu oran 10’da 1’in altında kaldı. Ağır yan etkiler biraz daha seyrek görüldü. Çin ve Japonya’dan araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, sonuçların kalıcı olup olmadığının ve bu ülkeler dışındaki hasta gruplarında da geçerli olup olmadığının belirlenmesi gerekiyor. ESMO Insights da claudin 18.2’yi hedefleyen bir ADC’nin gastroözofageal kanserde genel sağkalımı uzattığını bildirdi.
Pankreas kanseri: daraxonrasib. UCLA Health’in açıklamasına göre ESMO’da sunulan yeni analiz, faz 3 RASolute 302 çalışmasında (yaklaşık 500 hasta) daraxonrasibin kemoterapiye göre sağkalım avantajının farklı RAS mutasyonu gruplarında, RAS mutasyonu saptanmayan hastalarda ve farklı kemoterapi kollarına karşı tutarlı olduğunu gösterdi. Çalışmanın daha önce bildirilen sonuçlarında, daha önce tedavi görmüş metastatik pankreas kanserinde ortanca sağkalım 13,2 aya karşı 6,7 ay bulunmuştu. Analizi sunan Dr. Zev Wainberg bazı alt grupların küçük olduğunu ve uzun dönem faydayı anlamak için ek takip gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre ilaç, Ağustos 2026’da ABD’de metastatik pankreas adenokarsinomu için onay aldı.
Kolorektal kanserde karaciğer metastazı: EPA. Faz 3 EMT2 çalışmasında, kolorektal kanser karaciğer metastazı ameliyatı öncesi ve sonrası yüksek doz eikosapentaenoik asit (EPA, bir omega-3 yağ asidi) alan hastalar plasebo alanlardan daha uzun yaşadı. Birleşik Krallık’ta 13 karaciğer-safra yolu cerrahisi merkezinde, küratif amaçlı karaciğer rezeksiyonu planlanan 418 hasta günde 4 g yüksek saflıkta reçeteli ikosapent etil veya mineral yağ plasebosuna atandı. Tahmini beş yıllık genel sağkalım %62,0’a karşı %45,1 oldu. EPA ölüm riskinde %32 azalma ile ilişkiliydi (HR 0,68; %95 güven aralığı 0,48-0,96; p=0,03). Ortanca genel sağkalıma EPA kolunda henüz ulaşılmamışken plasebo kolunda 59,0 aydı. Ortanca ilerlemesiz sağkalım benzerdi (13,5 aya karşı 12,9 ay; HR 0,89; p=0,33). EPA iyi tolere edildi. Fazla yan etki, kanama veya atriyal fibrilasyon görülmedi ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenmedi. Baş yazar Prof. Mark Hull (Leeds Üniversitesi), bulgular başka çalışmalarla doğrulanırsa sonucun klinik olarak anlamlı olacağını söyledi. Çalışmada yer almayan Dr. Chiara Cremolini (Pisa Üniversitesi), ilerlemesiz ve genel sağkalım arasındaki uyumsuzluğun dikkatle yorumlanması gerektiğini ve günlük pratikte kullanıma geçmeden önce doğrulayıcı sonuçların muhtemelen gerekeceğini belirtti.
ESMO Insights’ta gastrointestinal alandan ayrıca imatinib dirençli GİST’te yeni ajanların umut verdiği ve nöroendokrin karsinomlarda iki yeni bispesifik antikorun kemoterapiyle birlikte etkinlik gösterdiği haberleri de yayımlandı.
Erken başlangıçlı kolorektal kanserler
ESMO Insights’ta 25 Ekim’de “erken başlangıçlı kolorektal kanserlerin biyolojisine dair yeni bakış açıları” başlıklı bir görüş yazısı yayımlandı.
Hassas onkoloji: ESCAT’ın ikinci sürümü yayımlandı
ESMO, moleküler hedeflerin klinik uygulanabilirliğini sıralayan ESCAT ölçeğinin ikinci sürümünü (ESCAT v2) Annals of Oncology’de yayımladı. İlk kez 2018’de tanıtılan ölçek, genomik değişiklikleri klinik kanıtın gücüne göre derecelendiriyor. ESMO’ya göre tümör dizileme, tümörden bağımsız tedaviler, gerçek yaşam verileri ve direnç biyobelirteçleri gibi gelişmeler güncellemeyi gerekli kıldı.
- Tier I yeniden yapılandırıldı: Biyobelirteç-tedavi eşleşmesini destekleyen kesinlik düzeyleri ayrıştırıldı, klinik öneri aynı bırakıldı.
- Tümörden bağımsız tedaviler: Bunlar için ESMO’nun Tümörden Bağımsız Sınıflandırıcı ve Tarayıcısı (ETAC-S) ile uyumlu resmi ölçütler getirildi.
- Kanıt ve alt basamaklar: İleriye dönük ve gerçek yaşam verileri için daha ayrıntılı yönlendirme sağlandı, alt basamaklar güncel kanıt üretme yollarını yansıtacak biçimde netleştirildi.
- Direnç ölçeği: Tedaviden azalmış veya hiç fayda sağlanmamasıyla ilişkili biyobelirteçleri sınıflayan, düzenleyici onaylardan bağımsız geliştirilen ilk sistematik kanıta dayalı direnç ölçeği eklendi. Dört düzeyli ölçek, klinik olarak doğrulanmış dirençten (kontrendikasyon) klinik öncesi veya hesaplamalı kanıta (yalnızca araştırma amaçlı) uzanıyor.
Makalenin birinci yazarı Dr. Aya El Helali, klinisyenlerin artık her zamankinden daha fazla biyobelirteç bilgisiyle karşılaştığını belirtti. ESMO Başkanı Fabrice André, ESCAT v2’nin moleküler test yaptıran her hastanın bulgularının açık ve kanıta dayalı yorumlanmasına katkı sağlayacağını ifade etti. ESCAT v2 moleküler tanı raporlarına, moleküler tümör kurullarına ve rehberlere entegre edilmek üzere tasarlandı. ESMO Insights’ta ayrıca “Antikor-ilaç konjugatları hassas onkolojiyi yeniden şekillendiriyor” başlıklı bir editöryal yer aldı.
Kongrenin diğer başlıkları
ESMO Insights ve basın bültenlerinde ayrıca tucatinibin HER2 pozitif metastatik meme kanserinde kafa içi ilerlemesiz sağkalımı iyileştirdiği, ileri evre böbrek kanserinde belzutifan verilerinin geç basamaklardaki kullanımı desteklediği ancak birinci basamağı desteklemediği, pembrolizumaba kemoterapi eklenmesinin KHDAK’ta ilerlemesiz sağkalım yararı sağladığı bildirildi. Ayrıca kan testi, tıbbi öykü ve yaşam tarzı gibi rutin sağlık verilerini kullanan makine öğrenmesi modellerinin birkaç yaygın kanser için daha yüksek riskli kişileri belirlemeye yardımcı olabileceği uluslararası bir çalışma da kongrede bildirildi.
Kaynaklar: ESMO – News and Insights ve ESMO Kongresi 2026 basın bültenleri; News-Medical (ESMO basın bültenleri: INTerpath-001, EMT2, ESCAT v2); News-Medical (MD Anderson: Krascendo 1; UCLA Health: RASolute 302 analizi); Cancer Research UK – ESMO 2026 güncellemeleri; OncoDaily (ESMO paylaşımı: HARMONi-GI1; OptiTROP-Lung06); Akeso ve Summit Therapeutics açıklamaları; Citeline Scrip; SystImmune açıklaması; Annals of Oncology (ESCAT v2)
WinAlly.com; Tıp, Sağlık, Eczacılık ve İlaç Sektörü profesyonellerine yönelik kamu yararına sektörel bilgi, haber ve içerik sunmaktadır. Sitemizde yer alan içerikler kesinlikle tıbbi teşhis, tedavi veya doktor tavsiyesi yerine geçmez. Doğabilecek olası hukuki, klinik veya idari problemlerden WinAlly.com sorumlu tutulamaz. Tıbbi konularda lütfen bir hekime başvurunuz



















