Bilim insanları, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) olarak bilinen yaygın bir göz hastalığının ilerlemesini durdurabilecek ilk etkili tedavi yöntemini geliştirdi.
Aalto Üniversitesi araştırmacılarının öncülüğünde geliştirilen bu yeni lazer tekniği, göz hücrelerinin doğal onarım mekanizmalarını ısı yoluyla harekete geçiriyor.
Üç Kişiden Biri Risk Altında
80 yaş üstü her üç kişiden biri AMD’den etkileniyor.
Bu hastalık, retina merkezinde hasara yol açarak doğrudan karşıdaki nesnelerin görülmesini zorlaştırıyor ve ileri evrelerde kalıcı merkezi görme kaybına neden olabiliyor.
AMD’nin “kuru” tipi, tüm vakaların çoğunluğunu oluşturmasına rağmen hâlâ etkili bir tedavi bulunmuyordu.
Non-damaging laser treatment with electroretinography-based thermal dosimetry activates hormetic heat response in pig retinal pigment epithelium

Isıyla Onarım Mekanizması
Aalto Üniversitesi’nden Prof. Ari Koskelainen, yöntemin gözün arka kısmındaki hücreleri birkaç derece ısıtarak onların doğal koruma tepkilerini harekete geçirdiğini belirtti. Yaşla birlikte hücrelerin oksidatif strese maruz kaldığını ve drusen adı verilen yağlı protein birikintilerinin bu süreçte oluştuğunu anlatan Koskelainen, “Yeni teknik, ısı şoku proteinlerini ve otofajiyi aktive ederek bu birikintilerin temizlenmesine yardımcı oluyor,” dedi.
Bu süreçte hücreler, hasarlı proteinleri onarabiliyor veya parçalayıp geri dönüştürebiliyor. Araştırma ekibi, bu mekanizmanın hem farelerde hem de domuzlarda etkili olduğunu gösterdi.
Güvenli Lazer Teknolojisi
Yeni yöntem, yakın kızılötesi ışık kullanarak retina dokusunu nazikçe ısıtıyor. En büyük yenilik ise, ısı uygulaması sırasında gözün iç sıcaklığının gerçek zamanlı izlenebilmesi.
Bu sayede tedavi, dokulara zarar vermeden güvenli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.
Koskelainen, “Bu teknoloji yalnızca güvenliği garanti etmiyor, aynı zamanda hücrelerin kendi kendini yenileme kapasitesini artırıyor,” diyor.
Klinik Denemeler Başlıyor
Tedavi, 2026 baharında Finlandiya’da insan denemelerine geçecek. İlk aşamada güvenlik testleri yapılacak, ardından tedavinin ne sıklıkla tekrarlanması gerektiği belirlenecek.
Araştırmacılar, yöntemin etkisinin birkaç gün içinde azalmaya başladığını gözlemledikleri için düzenli seanslarla sürdürülebilir bir tedavi protokolü geliştirmeyi planlıyor.
Bu buluş, Maculaser adlı yeni bir girişim tarafından ticarileştiriliyor. Prof. Koskelainen, “İyimser bir tahminle bu tedavinin önümüzdeki üç yıl içinde göz kliniklerinde kullanılmaya başlanabileceğini öngörüyoruz. Nihai hedef, yöntemin yerel göz doktorları tarafından da kolaylıkla uygulanabilmesi,” dedi.



















