Ana Sayfa Tıp&Sağlık Aterosklerozun Otogelişen Bir Otoimmün Hastalık Olduğuna Dair Kritik Kanıtlar Saptandı

Aterosklerozun Otogelişen Bir Otoimmün Hastalık Olduğuna Dair Kritik Kanıtlar Saptandı

Ateroskleroz (damar sertliği), onlarca yıldır esas olarak bir lipid birikimi ve metabolik bozukluk tablosu olarak kabul edilmekteydi. Ancak Nature Cardiovascular Research dergisinde yayımlanan ve Ludwig-Maximilians-Üniversitesi (LMU Münih) ile Sun-Yat-Sen Üniversitesi araştırmacılarının liderlik ettiği uluslararası çalışmanın verileri, bu klinik tabloda ezber bozan bir dönüşüme işaret etmektedir. Araştırma; aterosklerozun sadece pasif bir lipid birikimi değil, bağışıklık sisteminin kendi dokularını hedef aldığı, otoimmün hastalıklara özgü temel patolojik kriterleri tam olarak karşılayan bir tablo olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, gelecekte miyokard enfarktüsü (kalp krizi) ve inme gelişmeden önce uygulanabilecek yeni immünoterapi ve tanısal biyobelirteç stratejilerine zemin hazırlamaktadır.

Aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar küresel ölçekte en önemli ölüm nedenleri arasında yer alırken, hastalığın altında yatan immünolojik mekanizmaların tanımlanması klinik yaklaşımı kökten değiştirmektedir. LMU Üniversite Hastanesi’nden Prof. Andreas Habenicht ve Guangzhou Sun-Yat-Sen Üniversitesi’nden Prof. Changjun Yin direktörlüğünde yürütülen çalışmada, aterosklerozun otoimmün hastalık tanımına uyan temel kriterleri karşıladığı deneysel ve klinik olarak belgelendi.

Nature Cardiovascular Research bünyesinde yayımlanan bulgular, damar duvarındaki tersiyer lenfoid yapılarda patojenik ve yüksek afiniteli otoantikorların üretildiğini kanıtladı.

Aterojenik Büyütmede Histon 2B ve Otoantikor Mekanizması

Tip 1 Diyabet, Multipl Skleroz ve Romatoid Artrit gibi klasik otoimmün hastalıklarda görülen, bağışıklık sisteminin oto-antijenlere karşı patojenik B ve T hücreleri aracılığıyla doku hasarı oluşturması süresi, aterosklerotik damar yapısında da doğrulandı.

Çalışmada elde edilen başlıca patofizyolojik veriler şu şekildedir:

  • Patojenik Otoantikor Üretimi: Araştırmada tanımlanan otoantikorlardan birinin doğrudan Histon 2B (H2B) proteinini hedef aldığı saptandı.
  • Hastalık İlerlemesinde Hızlanma: Model hayvanlarda yapılan evlatlık transfer (adoptive transfer) ve Histon 2B ile aşılama deneylerinde, yüksek afiniteli otoantikorların varlığının aterosklerotik plak gelişimini doğrudan hızlandırdığı görüldü.
  • Klinik Doğrulama: Farelerdeki deneysel veriler, Guangzhou’da genel popülasyondan dahil edilen 495 hastayı kapsayan klinik değerlendirmelerle de desteklendi.

Geleceğin Tanı ve İmmünoterapi Yaklaşımları

Araştırmacılar, aterosklerozun otoimmün boyutunun netleşmesinin mevcut klinik yaklaşımlarda dönüştürücü bir etki yaratacağını belirtmektedir. Gelecek dönemde hedef, hastalar henüz inme veya kalp krizi geçirmeden önce, yüksek afiniteli otoantikorları hedef alan spesifik immünosupresif ve immünomodülatör tedavilerin geliştirilmesidir.

WinAlly.com; Tıp, Sağlık, Eczacılık ve İlaç Sektörü profesyonellerine yönelik kamu yararına sektörel bilgi, haber ve içerik sunmaktadır. Sitemizde yer alan içerikler kesinlikle tıbbi teşhis, tedavi veya doktor tavsiyesi yerine geçmez. Doğabilecek olası hukuki, klinik veya idari problemlerden WinAlly.com sorumlu tutulamaz. Tıbbi konularda lütfen bir hekime başvurunuz.

 

Please follow and like us: