Ana Sayfa Hukuk&Etik Ankete Katılan ABD’li Yetişkinlerin Yaklaşık %30’u Antibiyotik Almak İçin Sağlık Çalışanına Belirtilerini...

Ankete Katılan ABD’li Yetişkinlerin Yaklaşık %30’u Antibiyotik Almak İçin Sağlık Çalışanına Belirtilerini Abartmış Ya Da Uydurmuş

JAMA Network Open’da 30 Ekim 2026’da yayımlanan yeni bir anket çalışması, antibiyotik almak amacıyla sağlık çalışanına belirtilerin abartılması ya da yaşanmamış belirtilerin anlatılması davranışını ABD’li yetişkinlerde inceledi. Bu konuda şimdiye kadar az şey biliniyordu. Araştırmacılar davranışın arkasında hastalığın şiddeti, antibiyotiğe duyulan inanç, sorumluluklara dönme isteği ve tedavi kararında söz sahibi olma arzusu gibi nedenler buluyor. Bulgular, antibiyotik reçeteleme kararları, antimikrobiyal yönetim ve halk sağlığı açısından önem taşıyor.

Utah Üniversitesi ve ABD’deki diğer kurumlardan araştırmacıların imzasını taşıyan, JAMA Network Open dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, ankete katılan ABD’li yetişkinlerin yaklaşık %30’u hayatlarının bir döneminde antibiyotik almak amacıyla sağlık çalışanına belirtilerini yanlış aktardığını bildirdi. Çalışmanın eş birinci yazarları Alistair Thorpe ve Andrea Gurmankin Levy; yazarlar arasında Angela Fagerlin de yer alıyor.

 

Çalışma nasıl yapıldı?

Ulusal ölçekte, olasılık temelli olmayan bir örneklemle çevrim içi anket yapıldı. Katılımcılar 8 Ocak-13 Şubat 2026 arasında Dynata adlı piyasa araştırma şirketi aracılığıyla davet edildi. Anketi başlatan 1.371 uygun katılımcıdan 1.013’ü son sayfaya ulaştı. Bot olma olasılığı yüksek 26 yanıt ile verilerinin geçerliliği şüpheli bulunan 28 yanıt dışlandı ve analiz 959 kişiyle yapıldı. Katılımcıların yaş ortalaması 50,7 (SS 17,6) yıldı; %49,8’i kadındı.

Araştırmacılar iki davranışı ayrı ayrı sordu: gerçekte yaşanan belirtilerin şiddetini ya da süresini bilerek abartmak (“abartma”) ve hiç yaşanmamış belirtileri bildirmek (“uydurma”).

Temel bulgular

  • Katılımcıların 268’i (%27,9) antibiyotik almak için belirtilerini sağlık çalışanına yanlış aktardığını söyledi.
  • %26,0’sı (249 kişi) mevcut belirtileri abarttığını, %16,7’si (160 kişi) yaşanmamış belirtileri uydurduğunu bildirdi.
  • Yanlış aktaranların 108’i (%40,3) abartma, 19’u (%7,1) uydurma yaptı; 141’i (%52,6) ikisini birden yaptı.
  • En sık yanlış aktarılan belirtiler soğuk algınlığı benzeri yakınmalardı (ateş, burun tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı): 176 kişi (%65,7).
  • Bunu mide-bağırsak belirtileri (%49,3), eklem veya kas ağrısı (%46,3), göz belirtileri (%34,7), cilt belirtileri (%32,5) ve idrar yakınmaları (%31,0) izledi. %36,9’u “belirli bir şey yok, genel olarak kendimi iyi hissetmiyordum” yanıtını verdi. Katılımcılar birden fazla seçenek işaretleyebildi.
  • Yanlış aktaranların 206’sı (%76,9) bu yolla en az bir kez antibiyotik elde ettiğini bildirdi; %45,1’i yalnızca bir kez, %31,7’si birden fazla kez başarılı oldu.
  • Yanlış aktaranların %66,0’sı bunun sağlık çalışanından antibiyotik almalarını sağlayacağına en az orta düzeyde güveniyordu.

Neden yanlış aktarıyorlar?

Başlıca gerekçeler hastalığın şiddeti, antibiyotiğin etkisine dair inanç, sorumluluklara dönme isteği ve tedavi kararında özerklikti. Katılımcıların onayladığı ifadelerden öne çıkanlar (ifadeler Türkçeye çevrilmiştir):

  • “Kendimi gerçekten hasta hissediyordum”: %62,2
  • “Bana iyi gelecek tek şeyin antibiyotik olduğunu düşündüm”: %61,8
  • “Antibiyotiğin iş, ebeveynlik gibi sorumluluklarıma daha hızlı dönmemi sağlayacağını düşündüm”: %61,0
  • “Yakınımdaki birine hastalığı bulaştırmak istemedim”: %57,1
  • “Vücudumu ve tıbbi geçmişimi bir sağlık çalışanından daha iyi bilirim”: %54,1
  • “Ciddi bir enfeksiyon geliştirmekten endişelendim”: %53,6
  • “Hangi tedaviye ihtiyacım olduğuna ben karar vermeliyim”: %49,8
  • “Bir arkadaşım ya da yakınım belirtilerimi uydurmamı veya abartmamı önerdi”: %35,7
  • “Antibiyotik direncinin gerçek olduğunu düşünmüyorum”: %32,3

Hiç yanlış aktarmadığını belirten 691 kişinin ise büyük çoğunluğu sağlık çalışanına sağlığıyla ilgili dürüst olmanın önemine (%95,7), sağlık çalışanının kararına güvenmeye (%89,3) ve yalan söylemenin ahlaken yanlış olduğuna (%85,0) işaret etti.

Ne söyleyeceklerini nereden öğrendiler?

Yanlış aktaranlar ne söylemeleri gerektiğini en çok kendi deneyimlerinden (%43,1) öğrendiklerini belirtti. Bunu arkadaş ve aile (%34,5), bir sağlık çalışanı (%30,7), sosyal medya (%21,7) ve yapay zekâ sohbet botu (%11,6) izledi.

Pişmanlık ve ikna edilebilirlik

Yanlış aktaranların %28,7’si bu davranıştan, %27,2’si de bu yolla aldığı antibiyotiği kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Pişmanlığın gerekçeleri serbest metin yanıtlarında yan etkiler, tedavinin etkisiz kalması ve davranışın yanlış olması olarak öne çıktı. Katılımcıların %45,1’i, bu davranışı bırakmalarını söylese dinleyecekleri biri olduğunu belirtti. Bu kişi serbest metin yanıtlarında aile üyesi ya da sağlık profesyoneli olarak tarif edildi.

Yanlış aktarmayla ilişkili özellikler

Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde şu özellikler yanlış aktarmaya daha yüksek ihtimalle ilişkiliydi: genç yaş (18-33 ve 34-55 yaş grupları, 65 yaş ve üzerine kıyasla), sağlık çalışanlarının yakınmalarını sıklıkla ciddiye almadığını düşünmek, antibiyotik direncinin bir aldatmaca olduğuna inanmak, daha fazla eşlik eden hastalığa sahip olmak, yalanı daha kabul edilebilir bulmak ve sağlıkla ilgili metinleri okurken yardıma ihtiyaç duymak.

Antibiyotik almaktan hoşlanmama ve daha yüksek antibiyotik bilgisi ise daha düşük ihtimalle ilişkiliydi. Cinsiyet, ırk ve etnik köken gibi diğer özelliklerle anlamlı bir ilişki saptanmadı.

Ham (düzeltilmemiş) tablo verileri de bu tabloyu destekliyor: Yanlış aktaranların %76,9’u antibiyotiklerin soğuk algınlığı gibi virüslerin yol açtığı enfeksiyonlarda etkili olduğunu düşünüyor veya emin olmadığını belirtiyordu. Bu oran hiç yanlış aktarmayanlarda %59,2 idi. Yanlış aktaranların %51,9’u antibiyotik direncine dair asılsız iddialardan en az birine inanırken, diğer grupta bu oran %23,7’ydi. Artan antibiyotiği başka bir hastalıkta kullanmanın uygun olduğunu düşünen veya emin olmayanların oranı yanlış aktaranlarda %63,4, diğer grupta %37,8 idi.

Araştırmacıların yorumu: Güven ve iletişim

Yazarlara göre bulgular, hastaların kendilerini ciddiye alınmamış hissettiği, antibiyotik ve AMR konusunda mesajların belirsiz ve tutarsız olduğu, AMR’ye dair komplo benzeri inançların bulunduğu ve belirtilerin yanlış aktarıldığı kaygı verici hasta-sağlık çalışanı dinamiklerine işaret ediyor. Makalede antibiyotik beklentisi karşılanmayan bir hastanın, sağlık çalışanının belirtilerinin ciddiyetini takdir etmediğini düşünebileceği örneği veriliyor.

Makalede bazı sağlık çalışanlarının, belirli bir tedavi beklentisini yumuşatmak için hastanın belirtilerini küçülttüğü veya yeniden çerçevelediği (örneğin ateş olmamasına vurgu yaparak virüs enfeksiyonlarında antibiyotik verilmeme gerekçesini açıklamak) belirtiliyor. Yazarlar, hastaların belirtilerinin küçümsendiğini fark ettiğinde ya da hissettiğinde yakınmalarının ele alındığından emin olmak için belirtileri abartabileceğini ifade ediyor.

Neden önemli?

Makaleye göre ABD’de ayaktan tedavi ortamları insan kullanımındaki antibiyotiklerin büyük bölümünü oluşturuyor ve yılda yaklaşık 255,9 milyon antibiyotik reçetesi yazılıyor. Gereksiz antibiyotik kullanımı yan etki, alerjik reaksiyon ve Clostridioides difficile enfeksiyonu gibi önlenebilir zararlara yol açabiliyor, ayrıca antimikrobiyal direncin (AMR) gelişimini besliyor. Yazarlara göre sağlık çalışanlarının antibiyotiği yalnızca klinik olarak gerektiğinde reçete edebilmesi, hastalardan aldıkları bilgilerin doğruluğuna bağlı; yanlış bildirilen belirtiler tanısal değerlendirmeyi zorlaştırabiliyor ve yanlış tanıya, gereksiz ya da uygunsuz antibiyotik reçetesine yol açabiliyor. Bu sonuçlar, makalede çalışmanın ölçtüğü değil, davranışın olası sonuçları olarak aktarılıyor.

Sınırlılıklar

Yazarlar, çevrim içi ve olasılık temelli olmayan örneklemin ABD nüfusunu tam olarak temsil etmediğini belirtiyor. Bu nedenle yaygınlık ve model tahminlerinin, yanlış aktarmayla ilişkili etkenlere dair ön ve hipotez üretici kanıt olarak yorumlanması gerekiyor. Katılımcıların sosyal beğenirlik nedeniyle tamamen doğru yanıt vermemiş olması mümkün; ancak bu, gerçek yaygınlığın olduğundan düşük tahmin edilmesine yol açardı. Anket “hiç” yanlış aktarıp aktarmadığını sorduğu için hatırlama hataları da düşük bildirime neden olmuş olabilir. Çalışma, davranışın ne sıklıkta, ne derecede ve hangi stratejilerle yapıldığını değerlendirmedi.

Sonuç

Yazarlar, bulguların antibiyotik reçeteleme kararlarını veren sağlık profesyonelleri, antimikrobiyal yönetim ve halk sağlığı alanları için önemli bir soruna işaret ettiği sonucuna varıyor. Antibiyotikler konusunda iletişimin iyileştirilmesi, hasta kaygılarının giderilmesi, antibiyotiklerin uygun kullanımının anlaşılması ve hasta-sağlık çalışanı ilişkisinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Çalışmada katılımcı alımı, Utah Üniversitesi’nin iç araştırma fonlarıyla finanse edildi. Fon sağlayıcıların çalışmanın tasarımında, yürütülmesinde ve yayımlanmasında rolü olmadığı belirtildi.

Kaynak: Thorpe A, Levy AG, Scherer LD, et al. Symptom Misrepresentation to Obtain Antibiotics. JAMA Netw Open. 2026;9(10):e2639559. doi:10.1001/jamanetworkopen.2026.39559

Please follow and like us: