2022’de Avrupa Birliği’nde 1,1 milyondan fazla ölüm önlenebilirdi; bu göstergeler sağlık sistemleri ve halk sağlığı politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini işaret ediyor! Bu haber, OECD’nin Health at a Glance 2025 raporunda yer alan önlenebilir ve tedavi edilebilir ölüm tanımlarından ve AB komisyonu Önlenebilir ve tedavi edilebilir ölüm istatistiklerinden hareketle hazırlandı.
OECD / Avoidable mortality (preventable and treatable)
EU / Preventable and treatable mortality statistics
AB komisyonu raporundan “Önemli Noktalar”.
2022 yılında, tedavi edilebilir hastalıklar veya durumlar nedeniyle AB’de en düşük ölüm oranları Hollanda ve İsveç’te görüldü (her ikisi de 100.000 kişi başına 59,2 ölüm), ardından Fransa ve Lüksemburg geldi.
AB’de, 2022 yılında hem tedavi edilebilir hem de önlenebilir hastalık veya durumlar için ölüm oranları erkeklerde kadınlara göre daha yüksekti. Bu durum, AB ülkelerinin 1’i hariç hepsinde tekrarlandı; Hollanda’da tedavi edilebilir hastalık veya durumlar için kadınlarda daha yüksek bir oran vardı.
AB’de 2022 yılında 75 yaş altı 1,6 milyon kişi hayatını kaybetti; 75 yaş altı kişilerde önlenebilir ölümlerin toplam sayısı 1,1 milyon oldu.
AB’de 2022 yılında 75 yaş altı kişilerde önlenebilir ölümlerin önde gelen 3 nedeni iskemik kalp hastalıkları, akciğer kanseri ve serebrovasküler hastalıklar oldu.
OECD’nin tanımına göre “önlenebilir ölümler”, etkin halk sağlığı müdahaleleriyle engellenebilecek; “tedavi edilebilir ölümler” ise yüksek kaliteli sağlık hizmetleriyle azaltılabilecek ölümleri kapsıyor. Bu iki kavram, bir ülkenin hem sağlık sistemi performansını hem de koruyucu sağlık politikalarının etkinliğini ölçmede temel gösterge olarak kullanılıyor.
2022’de Avrupa Birliği’nde 1,1 milyondan fazla kişi 75 yaş altı kategoride önlenebilir veya tedavi edilebilir nedenlerle hayatını kaybetti; bu durum, nüfusun önemli bir bölümünde sağlık hizmetlerine erişim, bakım kalitesi ve halk sağlığı önlemlerinin yetersiz kaldığına işaret ediyor. Bu ölümlerin coğrafi dağılımında Doğu Avrupa ülkelerinin Batı ve Kuzey Avrupa’ya kıyasla daha yüksek oranlar gösterdiğini vurguluyor ve ülkeler arası farklılıkların sağlık harcamaları, risk faktörleri ve sistem kapasitesiyle ilişkili olduğunu belirtiyor.
OECD raporu, önlenebilir ve tedavi edilebilir ölüm göstergelerinin sağlık politikalarının etkinliğini doğrudan yansıttığını ve bu göstergelerin düşürülmesinin hem yaşam kayıplarını azaltacağını hem de sağlık sistemleri üzerindeki uzun vadeli yükü hafifleteceğini ortaya koyuyor. Raporda ayrıca koruyucu sağlık önlemleri, erken tanı programları ve erişilebilir, kaliteli bakımın önlenebilir ölümleri azaltmada kilit rol oynadığı vurgulanıyor.
Uzmanlar ve raporlar, hedefe yönelik halk sağlığı kampanyaları, tütün ve alkol politikalarının sıkılaştırılması, kronik hastalık yönetiminin güçlendirilmesi ve sağlık hizmetlerine eşit erişimin sağlanması gibi adımların önlenebilir ölümleri azaltmada etkili olacağını belirtiyorlar; bu tür müdahalelerin ülkeler arasındaki farkları kapatmada belirleyici olacağını aktarıyor.
Sonuç olarak, 1,1 milyonu aşan önlenebilir ölüm sayısı, Avrupa’da hem sağlık sistemlerinin hem de halk sağlığı stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. OECD ve Avrupa düzeyindeki veriler, politika yapıcıları daha güçlü koruyucu önlemler ve sağlık hizmeti yatırımlarına yönlendirmek için somut bir temel sunuyor.
Referanslar
[1] OECD (yakında yayınlanacak), AB’de Kardiyovasküler Sağlık Durumu , OECD Yayınları, Paris.
[2] OECD/Eurostat (2019), “Önlenebilir ölüm oranları: OECD/Eurostat’ın önlenebilir ve tedavi edilebilir ölüm nedenleri listesi”, OECD, Paris, http://www.oecd.org/health/health-systems/Avoidable-mortality-2019-Joint-OECD-Eurostat-List-preventable-treatable-causes-of-death.pdf .





















