Ana Sayfa Görüşler Başkan Ecz. M. İrfan Demirci, “Kapsayıcı, Katılımcı ve Birlikte Üreten Bir Dönem...

Başkan Ecz. M. İrfan Demirci, “Kapsayıcı, Katılımcı ve Birlikte Üreten Bir Dönem Yaratacağız”

Ecz. M. İrfan Demirci Türk Eczacıları Birliği Başkanı

Türk Eczacıları Birliği’nde (TEB) bayrak değişimiyle birlikte başlayan 45. Dönem, mesleki dayanışma ve çözüm odaklı yönetim anlayışını merkeze alıyor. Ankara’da gerçekleştirilen 45. Olağan Büyük Kongre sonrası görevi devralan TEB Başkanı Ecz. M. İrfan Demirci, yeni dönemin yol haritasını ilk kez bu kadar net ifadelerle WinAlly’e anlattı.

Eczane ekonomilerini eriten enflasyonist baskıdan İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki (İFK) reform ihtiyacına, ilaç yokluklarının perde arkasından eczacılık eğitimindeki nitelik sorununa kadar sektörün en can alıcı başlıklarını masaya yatırdık. Başkan Demirci; ‘birlikte yönetim’ vurgusu yaptığı röportajında, hem kamu otoritesine hem de meslektaşlarına mesajlar verdi.

WinAlly- Başkanlığınız döneminde, TEB’in yönetim anlayışında ve öncelik sıralamasında nasıl bir değişim veya yeni bir dinamizm göreceğiz? Kısa ve orta vadede “İlk icraatımız bu olacak” dediğiniz öncelikli başlığınız nedir?

Türk Eczacıları Birliği Ecz. M. İrfan Demirci – 45. Dönem Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti, Denetleme Kurulu ve Yüksek Haysiyet Divanı olarak mesleğimiz adına tarihi bir sorumluluğu üstlendik. Bu sorumluluğun bilinci ile harekete edeceğiz.
Bu dönemde, kimsenin dışarıda kalmadığı, her meslektaşımızın kendini bu örgütün doğal bir parçası olarak hissettiği, dayanışmanın yükseltildiği, kapsayıcı, katılımcı ve birlikte üreten bir dönem inşa edeceğiz.

Yeni yönetim anlayışımız ile mesleğimizin geleceğini yeniden şekillendirecek, örgütlü gücümüzü yeniden canlandıracak ve mesleki dayanışmamızı büyütecek adımlar atacağız. Kısa ve orta vadedeki tüm icraatlarımıza bu hedeflerimiz yön verecek.

Mesleğimizin çok yönlü sorunları ve sıkıntıları mevcut. Bu nedenle çok yönlü bir strateji ile hepsini ele alacağız.

Yeni dönemde; eczanelerin ekonomik sürdürülebilirliği, genç meslektaşlarımızın istihdam alanlarındaki daralma ve yaşamakta oldukları sıkıntılar, kamuda çalışan meslektaşlarımızın özlük hakları, mesleğimizin sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesi konuları başta olmak üzere birçok başlıkta mücadelemizi sürdürecek, icraatlarımıza yön vereceğiz.

W- Sektörün en can yakıcı sorunu olan ekonomik sürdürülebilirlik konusunda; kur, enflasyon ve ilaç fiyatları arasındaki makasın giderek açıldığını görüyoruz. Eczane ekonomilerini eriten bu tablo karşısında, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde (İFK) köklü bir reform veya güncelleme beklentiniz nedir? Eczacı karlılığını enflasyon karşısında koruyacak yeni bir model öneriniz masada olacak mı?

M.İ.D.- İlaç Fiyat Kararnamesinde çipa uygulaması 21 Mart 2025 Tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandı. Bu çipa uygulaması, ilaç fiyatlarındaki artış oranı doğrultusunda fiyat baremlerini aynı oranda güncelleme amacıyla kurgulanmıştır. Böylelikle, eczacı karlılığının enflasyon karşısında mevcut durumdan daha kötüye gitmemesi hedeflenmiştir.

Ancak, yıllardır enflasyonun altında kalan artışlar sebebiyle durum derinleşmiş ve çipa uygulaması eczane ekonomilerine yansımadığı gibi eczacının sırtında oluşan kambura da bir çare veya çözüm olmamıştır. Sonuç olarak, Nisan ayından bu yana eczane ekonomileri enflasyonist ortamın baskısı ile her geçen gün daha da erimiştir.

Her yıl Şubat ayında gerçekleşmesi gereken kur düzenlemesi öncesi, sektördeki tüm paydaşların bir fiyat artışı beklentisi bulunmaktaydı. Hatta geçtiğimiz Ekim ayı sonuna doğru İFK’da bir değişiklik yapılacağı söylenmiş olmasına rağmen herhangi bir düzenleme yapılmadı. Şuana kadar da tüm bu beklentiler havada kaldı ve ekonomik açıdan geriye gidiş artarak devam ediyor.

İlaç Fiyat Kararnamesinde; tüm sektör karlılıkları ilaç fiyatlarına doğrudan bağlıdır. Sabit Kur uygulaması ile de piyasadaki fiyat mekanizması doğrudan kontrol edilmektedir. Biz, bu mantığın tamamen değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ekonomik dalgalanmalar karşısında eczacı karlılığının azalmadığı bir modelin oluşturulması ve özellikle enflasyonist ortamda bu güncellemelerin yılda en az 3 kez gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyoruz.

W- İlaç yokluklarının çözümünde TEB, üretici ve kamu otoritesi arasında nasıl bir köprü vazifesi görecek? İlacın bulunabilirliği adına çözüm reçeteniz nedir?

M.İ.D.- 12. Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program ve 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında “ilaçların fiyatlandırılma ve geri ödenmeleri konularında” daha etkin önlemler ve tedbirler alınacağı özellikle belirtilmektedir. Bu noktada ülkemizdeki enflasyonist ortamda pazarın daha da daralmasına sebebiyet verecek mali tedbirler uygulanması olası görünmektedir.
GSYİH’da ilaca ayrılan payın OECD ülke ortalamasının altında kalması ve her geçen dönem azalması ile mevcut halleriyle uygulanmakta olan ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme politikaları, ilaç yokluklarının en temel sebebidir. Bu politikalar, sadece ve sadece “tasarruf” hedefiyle kurgulanmıştır ve sadece mali dengeleri gözeten bir arka planı bulunmaktadır. İlaç herhangi bir meta değildir. Doğrudan halk sağlığını ilgilendiren bir üründür. Kamunun yürüteceği tüm politikalar bu anlayış üzerinde oluşturulmalıdır.

İlacın bulunabilirliği adına çözüm reçetemiz; alanımızı doğrudan etkileyen bu politikaların halk sağlığını önceleyen bir anlayış ile yeniden kurgulanmasıdır.

W- Eczacılık mesleğinin itibarını korumak, haksız ithamların önüne geçmek ve eczanelerimizde “güvenli çalışma ortamını” sağlamak adına, yeni yönetim olarak nasıl bir eylem planı izleyeceksiniz?

M.İ.D.- “Kayıt dışılık” konusu eczanelerimiz için yapılmış haksız olmaktan öte yersiz ve gerçekdışı bir ithamdır. Eczanelerdeki tüm ürünler İlaç Takip Sistemi ve Ürün Takip Sistemi tarafından takip edilmektedir. Eczanelerimizde kayıtdışı olabilecek herhangi bir durum asla mümkün değildir. Hatta eczanelerimiz, kayıtlı ekonomiye en güzel örnektir. Buna rağmen bu tarz ithamlar, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın itibarını zedelemektedir.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet yıllardır çözülemeyen, ne yazık ki kronikleşmiş bir halk sağlığı sorunu haline dönüştü. Her şiddet vakasından sonra açıklamalar yapıyoruz, kınıyoruz ancak kalıcı ve yapısal çözümler üretilmediği için bu şiddet vakaları her geçen gün artıyor. Güvenli çalışma ortamının anahtarı, eczacıların ve tüm sağlık çalışanlarının itibarlarının korunmasından ve geliştirilmesinden geçmektedir. Bunun sağlanabilmesi için, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sadece sağlık ekseninde düşünülmemesi, hukuki, sosyal, kültürel boyutları olan bir toplumsal sorun olarak ele alınması gerekmektedir. Üretilecek çözümler ancak bu doğrultuda kalıcı ve yapısal sonuçlar doğuracaktır.

W- Eczacılıkta kaliteyi korumak ve genç meslektaşlarımızın istihdam sorununa çözüm bulmak adına YÖK ve ilgili bakanlıklarla yürütülecek süreçlerde TEB’in duruşu ne olacak?

M.İ.D.- Kontrolsüzce açılan fakülte sayısındaki artışa bağlı olarak her yıl mezun olan eczacı sayısının da artması istihdam alanlarımızın genişletilmesini zorunlu hale getirmektedir.
Bu nedenle, eczacılık alanındaki istihdam alanların artırılması ve genç meslektaşlarımın istihdam sorunun çözümü öncelikli çalışma alanlarımızdan olacak.

Ancak her şeyden önce yapılması gereken, ihtiyacın çok üstünde ve gerekli altyapı ve eğitim kadrosundan yoksun olarak açılan Eczacılık Fakültelerinin yapılacak değerlendirme çalışmalarının ardından dönüştürülmesidir. Yetersiz ve hatta akredite olmayan Eczacılık Fakülteleri kapatılmalı, yapılacak değerlendirmeler ışığında bazı fakülteler İlaç Arge Merkezlerine dönüştürülmelidir.

Diğer yandan, Eczacılık Fakültelerine giriş başarı sıralaması 50.000 olarak yeniden belirlenmelidir. Böylelikle hem eczacılık eğitiminin kalitesi artırılacak, hem de istihdam sorunun çözümüne katkı sağlanmış olacaktır.

Genel olarak kamudaki eczacılık istihdam alanlarının artırılması ve genişletilmesi, bu konuda yaşanan sorunların çözümü noktasında önemli bir katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte kamuda daha fazla yardımcı eczacı istihdamının sağlanması ve özellikle yardımcı eczacı istihdam eden meslektaşlarımıza yönelik daha fazla işgücü desteği ve teşviklerinin kamu tarafından sağlanması gerekmektedir.

W-Son olarak, Türkiye’nin dört bir yanındaki 55 bine yakın meslektaşınıza ve sektöre vermek istediğiniz birlik ve beraberlik mesajı nedir?

M.İ.D.- İlacın üretiminden hastaya sunumuna ve hasta üzerindeki etkisinin takibine kadar her alanda eczacının varlığı olmazsa olmaz. Bu noktadaki kararlı duruşumuz ile eczacının varlığını hem sağlık sistemimizdeki paydaşlar hem de ilaç sektöründeki paydaşlar nezdinde daha da güçlendireceğiz.

Sorunların ve sıkıntıların neler olduğunu gayet iyi biliyoruz. Mesleğimizi ilgilendiren her konunun hakimiyiz. Bu noktada, bizler yalnızca sorunları tarif eden değil, çözümleri hayata geçirmek için çalışacak bir Merkez Heyeti olacağız. Öyle ki, ülkemizin her köşesindeki meslektaşımız, kendini bu köklü meslek örgütüne her zaman ait hissedecek. Eczacının, kendi öz gücü olan meslek örgütüne sıkı sıkıya sarıldığı ona ait hissettiği bir dönemi yaratacağız. Bizler inanıyoruz ki, bu yeni dönemde eczacı, meslek örgütüne sahip çıkacak, mesleği için sorumluluk alma gayretinde olacak. Bizler bunu başarmak için çalışacağız. Biz Meslek Örgütümüzü ve Mesleğimizi birlikte güçlendireceğiz.

Bu değişime ve dönüşüme katkı sunabilmek bizlerin en temel sorumluluğu olacak. Her zaman şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı ile hareket edeceğiz. Katılımcı bir mekanizma ile karar alacağız. Her zaman her konuda sahaya yakın ve tabi ki Eczacı Odalarımızla sürekli iletişim halinde Birliğimizi hep birlikte yöneteceğiz. Mesleğimiz, meslektaşlarımız ve insanımız için hep birlikte değer yaratacağız.

W- “Türk Eczacıları Birliği 45. Dönem Başkanı Sayın Ecz. M. İrfan Demirci’ye, yoğun gündemi arasında WinAlly okurları için vakit ayırıp yeni dönem vizyonunu tüm şeffaflığıyla paylaştığı için teşekkür ederiz.

Mesleğin geleceği adına üstlendikleri bu tarihi sorumlulukta; kapsayıcı, katılımcı ve çözüm odaklı yönetim anlayışıyla sektöre değer katacaklarına olan inancımız tamdır. Sayın Başkan’a ve 45. Dönem Merkez Heyeti’ne başarılarla dolu bir çalışma dönemi dileriz.

Please follow and like us: