Ana Sayfa Tıp&Sağlık 80 Yıllık D Vitamini Tıbbi Gizemi Çözüldü

80 Yıllık D Vitamini Tıbbi Gizemi Çözüldü

1930’larda bebek ölümlerine yol açan gizemli bir vitamin D zehirlenmesi vakası, sonunda çözüldü. University of East Anglia araştırmacıları, infantile hypercalcemia type 1 (HCINF1) hastalığının yalnızca genetik mutasyonla değil, genin fiziksel şekliyle de ilişkili olduğunu ortaya koydu

Tarihsel Arka Plan

  1. yüzyılın başlarında Avrupa ve Kuzey Amerika’da çocukların büyük bölümü raşitizmden muzdaripti. Raşitizmin güneş ışığı ve D vitamini ile önlenebildiği anlaşılınca, 1930’larda süt, ekmek, tahıl ve margarin gibi temel gıdalar D vitamini ile zenginleştirildi. Bu uygulama hastalığı neredeyse ortadan kaldırdı.

Ancak kısa süre sonra, bazı bebeklerde D vitamini fazlalığına bağlı hiperkalsemi salgınları ortaya çıktı. Bu durum böbrek taşlarına, böbrek hasarına ve ölümcül vakalara yol açtı. 1950’lerden itibaren birçok Avrupa ülkesinde gıdalara D vitamini eklenmesi yasaklandı.

CYP24A1 Gen Mutasyonu ve Bilinmeyen %10’luk Grup

2011’de yapılan araştırmalar, CYP24A1 genindeki mutasyonun D vitamininin vücutta parçalanmasını engellediğini ve bu nedenle toksisiteye yol açtığını gösterdi. Bu rahatsızlık günümüzde infantil hiperkalsemi tip 1 (HCINF1) olarak biliniyor.

Ancak ilginç bir şekilde, semptomları olan hastaların yaklaşık %10’unda bu mutasyon bulunmuyordu. Bu kişiler tekrarlayan böbrek taşları ve böbrek sorunları yaşıyor, ancak doğru teşhis konulmadığı için yıllarca tedavi edilmeden hayatlarına devam ediyorlardı.

Yeni Araştırma: Genin Şekli de Önemli

UEA araştırmacıları, Norfolk ve Norwich Üniversitesi Hastanesi ile birlikte 47 hasta üzerinde ileri genetik analizler yaptı. Sonuçlar çarpıcıydı: Mutasyon bulunmayan bazı hastalarda, CYP24A1 geninin fiziksel şekli anormaldi.

Baş araştırmacı Dr. Darrell Green, “Gen diziliminin doğru olması yeterli değil, aynı zamanda genin fiziksel şekli de doğru olmalı. Aksi halde, normal görünen gen bile işlevini yerine getiremiyor” dedi.

Bu keşif, gen düzenlemesinde yapısal anormalliklerin de önemli rol oynadığını gösteriyor ve D vitamini toksisitesinin tanı ve tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Tedavi ve Gelecek Araştırmalar

HCINF1 hastalarının tedavisinde şu anda en önemli yaklaşım, D vitamini takviyesinden kaçınmak. Ayrıca bazı mantar ilaçlarının yan etkisi olarak D vitamini metabolizmasını baskıladığı ve bu sayede kalsiyum seviyelerini düşürerek hastaların yaşam kalitesini artırabildiği bildirildi.

Araştırma ekibi, bundan sonraki aşamada gen şekillerinin yalnızca D vitamini metabolizmasıyla değil, kanser gibi diğer hastalıklarla ilişkisini de araştırmayı planlıyor.

D Vitamini Eksikliği Otoimmün Hastalıkları Tetikleyebilir

 

 

Please follow and like us: