Küçük Ama Önemli Bir Risk Artışı
Yeni bir araştırma, doğum kontrol hapı desogestrelin uzun süreli kullanımı ile nadir görülen beyin tümörü menenjiyom arasında küçük bir risk artışı olduğunu ortaya koydu. Bu tümörler genellikle iyi huylu olsa da, nörolojik sorunlara neden olabilir ve bazen cerrahi müdahale gerektirebilir.
Desogestrel, doğal progesteron hormonunu taklit eden sentetik bir progestojendir. Menenjiyom ile olan ilişkisi, daha önce de çeşitli çalışmalarda gündeme gelmişti.
Oral contraceptives with progestogens desogestrel or levonorgestrel and risk of intracranial meningioma: national case-control study
Araştırmanın Kapsamı ve Bulgular
Fransız Ulusal İlaç ve Sağlık Ürünleri Güvenliği Ajansı’nın yürüttüğü çalışma, ortalama yaşı 59,7 olan 92.301 kadının sağlık verilerine dayandırıldı. Menenjiyom nedeniyle ameliyat olan 8.391 kadının her biri, aynı yaş ve bölgeden tümör geçirmemiş 10 kadınla karşılaştırıldı.
Araştırma, desogestreli beş yıldan uzun süre kullanan her 17.331 kadından birinde tümör geliştiğini, beş yılın altındaki kullanımlarda ise bu oranın 67.300’de 1 olduğunu ortaya koydu. Uzun süreli kullanımda risk artışı gözlemlense de, genel risk düşük kaldı.
Kullanım Süresi ve Risk Arasındaki Bağlantı
Risk, kullanım süresiyle doğrudan bağlantılı. Ancak desogestrel kullanımı kesildiğinde riskin zamanla ortadan kalktığı da belirtildi. Bu da, erken tanı ve tedaviyle menenjiyomların gerileyebileceği anlamına geliyor.
Liège Üniversitesi Hastanesi’nden beyin cerrahı Gilles Reuter, “Desogestrelin kesilmesiyle tümör gerileyebilir ve bu da cerrahiye gerek kalmadan takip edilebileceğini gösteriyor” diyerek umut verici bir tablo çiziyor.
Levonorgestrel Daha Güvenli Olabilir
Aynı analizde başka bir sentetik progestojen olan levonorgestrel de incelendi. Bulgular, bu ilacın uzun süreli kullanımında bile menenjiyom riskinde belirgin bir artış olmadığını gösterdi. Bu, özellikle ileri yaştaki kadınlar için daha güvenli bir alternatif olabileceğini düşündürüyor.
Sonuç: Endişelenmeli miyiz?
Uzmanlar, bu verilerin doğrudan panik yaratmaması gerektiğini vurguluyor. Avustralya’daki Queensland Üniversitesi’nden Kadın Doğum Uzmanı Gino Pecoraro, “Bu çalışma alarm yaratmak için değil, kadınların hekimleriyle uygun doğum kontrol yöntemlerini tartışmaları için bir fırsat” diyor.



















