Ana Sayfa Tıp&Sağlık Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişi ortodontik tedaviye ihtiyaç duyuyor

Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişi ortodontik tedaviye ihtiyaç duyuyor

Dr. Aktan Zeki Çelik

Aligner Derneği, 20-22 Eylül tarihlerinde şeffaf plak tedavilerindeki bilimsel ve teknolojik gelişmelere odaklanan kapsamlı bir kongre gerçekleştirdi. Ortodontinin güncel gündeminin ele alındığı kongrede dijitalleşme, şeffaf plak tedavilerindeki yeni yaklaşımlar ve tedaviye erişimin güçlendirilmesine yönelik beklentiler değerlendirildi. Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelik ise şeffaf plak tedavisinin estetik bir tercih olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizerek, hastaların bu tedaviye erişebilmesi için konunun geri ödeme kapsamına alınması yönünde ilgili kurumlarla görüşmelerini sürdürdüklerini belirtti.

Şeffaf plak tedavileri, dijital ortodonti alanında bilimsel bilgi paylaşımı ve bu alanda mesleki gelişimi destekleyen Aligner Derneği, Swissôtel Çeşme’de düzenlediği kongrede yurt dışından ve Türkiye’den alanında önde gelen ortodontistlerin yanı sıra uzman isimleri ve genç ortodontistleri bir araya getirdi. Şeffaf plak ve tel tedavisi arasındaki farklar, ortodontik tedavide başarı kriterleri, sosyal medyada şeffaf plak bilgilerinin güvenilirliği ve kişiye özel teşhisin önemi, kongrede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Kongrede, şeffaf plakların dijital planlamayla kişiye özel olarak tasarlanan, takıp çıkarılabilen ortodontik tedavi seçeneği olduğu da vurgulandı. Hastalarda estetik görünüm, günlük yaşama uyum ve kullanım kolaylığı açısından avantajlar sunabilen bu yöntemde tedavi kararının; ortodontik sorunun türü, hastanın ihtiyacı ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda verilmesi gerektiği belirtildi.

Çocuklarda ortadontik sorunlarda erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekilerek, bu şekilde ilerleyen dönemde oluşabilecek fiziksel ve psikolojik sorunların önüne geçilebileceğinin altı çizildi.

Ebeveynlerin yüzde 33’ü ortodontik tedavi konusunda bilgi sahibi değil

Aligner Derneği tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, toplumdaki ortodontik tedavi ihtiyacı yüksek olmasına karşın bilgi ve düzenli kontrol alışkanlığının sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu tahmin edilirken, düzenli diş hekimi kontrolü oranı yüzde 36 seviyesinde kalıyor. Ebeveynlerin yüzde 33’ü ise çocuklarda ortodontik tedavi konusunda hiçbir bilgiye sahip olmadığını belirtiyor.

Dijital tarama, kişiye özel üretim ve yapay zeka destekli planlama hasta konforunu artırıyor

Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelikkongrede yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Şeffaf plaklar, ortodontide son yılların en önemli yeniliklerinden biri. Dijital tarama, yapay zekâ destekli tedavi planlaması ve kişiye özel üretim gibi teknolojiler sayesinde ortodontik tedavi çok daha dijital, öngörülebilir ve hasta odaklı bir yapıya kavuşuyor. İstenildiği zaman takıp çıkarılabilen yapısı, estetik avantajları ve günlük yaşamı kolaylaştıran özellikleri de hastaların tedavi sürecindeki konforuna önemli katkı sağlıyor. Dünyada bu alandaki teknolojiler hızla gelişirken, şeffaf plak kullanımı da giderek genişliyor” dedi. 

“Çocuklarda şeffaf plak tedavisinin geri ödeme kapsamına alınmasını önemsiyoruz”

Çocuklarda ortodontik sorunların yalnızca estetik bir konu olarak değil, ağız ve diş sağlığını doğrudan ilgilendiren bir sağlık problemi olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Çelik, açıklamasında şunları söyledi: “Özellikle çocuklarda ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesi ve uygun tedaviye erişimin sağlanması büyük önem taşıyor. Şeffaf plaklar da uygun vakalarda çocukların ortodontik tedavisinde önemli bir seçenek sunuyor. Bu nedenle çocukların ihtiyaç duydukları tedaviye erişimini kolaylaştırmak amacıyla şeffaf plak tedavisinin geri ödeme kapsamına alınmasını önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin Türkiye’deki uygulamalara daha hızlı yansıması, hekimlerin bilgi ve deneyiminin güçlenmesi, hastaların doğru tedavi seçeneklerine erişiminin artması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Katılımcıların yüzde 56’sı şeffaf plağı bildiğini söylese de yalnızca yarısı doğru tanımlıyor

Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, şeffaf plak tedavilerine yönelik farkındalığın artmasına karşın tedaviye ilişkin doğru bilgi düzeyinin hâlâ sınırlı olduğunu gösteriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini ifade ederken, yalnızca yarısı tedaviyi doğru şekilde tanımlayabiliyor. Bu sonuçlar, şeffaf plak tedavilerinin bilinirliğinin artmasına rağmen doğru ve kapsamlı bilgiye erişim konusunda hâlâ gelişim alanı bulunduğuna işaret ediyor.

Araştırmaların yüzde 88’i ortodontik bozuklukların zorbalıkla ilişkili olduğunu gösteriyor

Kongrede ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesinin önemine de dikkat çekildi. Ortodontik bozuklukların çocukların sosyal ve duygusal yaşamına yansıdığını vurgulayan Dr. Aktan Zeki Çelik, özellikle ilerleyen dönemde fiziksel ve psikolojik sorunlara zemin oluşturabilecek bazı durumların erken tanı ve tedavi ile çözülebileceğini belirtti.

Ortodontik sorunların yalnızca dişlerin görünümü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Çelik, “Çocukluk ve ergenlik döneminde diş ve çene yapısındaki bozukluklar; çocuğun özgüvenini, akran ilişkilerini ve sosyal yaşamını etkileyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, bu sorunların bazı çocuklarda gülmekten ya da konuşmaktan kaçınmaya, görünümünden rahatsızlık duymaya, kaygıya ve sosyal ortamlardan uzaklaşmaya kadar uzanan sonuçlarla ilişkili olabildiğini gösteriyor. Nitekim 25 çalışmayı kapsayan bir derlemede, araştırmaların yüzde 88’inde maloklüzyon veya yapısal diş anomalileri ile zorbalığa maruz kalma arasında ilişki bildirilmesi de konunun yalnızca estetik olmadığını ortaya koyuyor. Bu nedenle çocuklarda ortodontik sorunlara işaret edebilecek belirtilerin erken dönemde fark edilmesi önemli. Ağzı açık uyumak, konuşurken zorlanmak ya da gülerken ağzını kapatmak gibi belirtiler de aileler tarafından önemsenmeli ve gerektiğinde bir ortodontiste başvurulmalı. Erken değerlendirme, olası ortodontik sorunların zamanında tespit edilmesine ve uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu doğrultuda çocukların 7 yaş civarında ilk ortodontik kontrollerinin yapılmasını önemsiyoruz.”

Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması Sonuçlarında Öne Çıkan Veriler 

  • Ortodontik tedaviye ihtiyacı olduğu hekimler tarafından belirtilen kişilerin yalnızca yaklaşık yarısı tedaviye başlıyor.
  • Ortodontik tedaviye başlayanların yüzde 61’i fonksiyonel, yüzde 39’u ise estetik nedenlerle tedaviye başladığını belirtiyor.
  • Katılımcıların yüzde 50’si ortodontik tedaviyi düşündüğünü ya da değerlendirdiğini ifade ediyor.
  • Katılımcıların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini söylerken, tedaviyi doğru şekilde tanımlayabilenlerin oranı yüzde 50 seviyesinde kalıyor.
  • Şeffaf plak tedavisi görenlerin yüzde 37’si daha önce diş teli tedavisi gördüğünü belirtiyor.
  • Şeffaf plak tercihinde günlük hayat ve zaman verimliliği yüzde 37, estetik nedenler ile sosyal/profesyonel etki ise yüzde 28 oranında belirtiliyor.
  • Ortodontik tedavi gören hastaların yaklaşık üçte birini yetişkinler oluşturuyor ve yetişkin hastaların yüzde 85’i tedavi sonucundan memnun olduğunu bildiriyor.
  • Çocuklarda dişlerin görünümüne ilişkin estetik kaygıda “çok endişeli” ve “endişeli” yanıtlarının toplamı yüzde 72’ye ulaşıyor.
  • Çocuk ve ergenlerde ortodontik tedavi sonrasını inceleyen bir çalışmada, tedavi öncesinde görünümü nedeniyle akranları tarafından alay konusu olan çocukların oranı yüzde 76 iken, tedavi sonrasında çocukların yüzde 96’sı artık alay yaşamadığını ifade ediyor.
  • Aynı çalışmada, tedavi öncesinde gülmekten ve konuşmaktan kaçınan çocukların yüzde 90’ı tedavi sonrasında akranlarıyla güvenle konuşabildiğini, yüzde 88’i ise okul performansı ve ders dışı etkinliklere katılımının iyileştiğini bildiriyor.
Please follow and like us: