Ana Sayfa GETAT “Tıbbı etki taşıyan bitkileri de zehirden ayırabilecek tek şey dozudur”

“Tıbbı etki taşıyan bitkileri de zehirden ayırabilecek tek şey dozudur”

İstanbul Eczacı Odası yönetim kurulu üyesi Şeker Pınar Özcan“Halk sağlığı açısından tıbbi bitkilerin hepsinin eczacılık kontrolünde halka sunulması gerekiyor. Halkın eczanelerde bilgilendirilmesi gerekiyor. Aktarlar bunun için kesinlikle doğru yerler değil” şeklinde konuştu.

“AKTARLAR ÇOK YANLIŞ BİLGİLENDİRMELER YAPIYOR”

Aktarlarda sunulan ürünlerin uygun koşullarda saklanmadığını vurgulayan Özcan, “Üstü açık bir şekilde sunulan ürünler ciddi şekilde halk sağlığını tehdit ediyor. Hijyen açısından ciddi sıkıntılı. Bunun dışında hastalıkların tedavisiyle alakalı çok ciddi yanlış bilgilendirmeler yapılıyor. Aktarların tabii ki hastalıklarla alakalı yeterli bilgilendirmeyi yapması mümkün değil. Bunu yapabilecek tek kişi biz, 5 yıl boyunca bunun eğitiminin almış olan, bitkilerin tamamen eğitimini almış olan eczacılar. Hangi hastalıklarda hangi bitkilerin kullanılabileceğini ve bu ürünlerin ne kadar süreyle kullanabileceğini doğrusunu söyleyebilecek tek kişi eczacı” İfadelerini kullandı.

“TIBBİ BİTKİLERİ SİZE DOĞRU ŞEKİLDE ÖNEREBİLECEK TEK KİŞİ ECZACI”

İlaçlarda olduğu gibi tıbbı bitkilerde de dozun önemini vurgulayan Özcan, “Ekinezya çok doğru bir örnek. Ekinezya çay olarak çok fazla piyasada olan bir ürün. Aktarların da sattığı bir ürün. Ama maalesef ki ekinezya uzun süreli kullanımda, uzun dediysem de çok çok uzun değil, 5-6 haftadan sonrasında ciddi karaciğer toksisitesine sebep oluyor. Yani karaciğerde birikmeye sebep olup karaciğer yetmezliğine götürebiliyor. Papatya örneğimiz var. Bir bebek ölümü vakamız var papatya zehirlenmesiyle alakalı. Kekik ile alakalı çok ciddi yan etkilerin olduğunu biliyoruz. Ülkemizde çok fazla bitki var. 400 tane papatya türü var, bunlardan sadece 1 tanesi tıbbi papatya. Ve bunu size doğru şekilde önerebilecek tek kişi de eczacı” dedi.

TIBBİ BİTKİLERİ DE İLAÇ OLARAK DÜŞÜNMELİYİZ

Emsey Hospital Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Karagöl de bu ürünlerin standartlara uygun saklanıp saklanmadığının çok önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Ortamın nem oranı ürünlerin saklandığı kaplar çok önemli. Bunun yanı sıra bazen trafik çok işlek olduğu yol kenarlarında aktar dükkanları oluyor. Bu da sakıncalı bir durum. Açıkta ağzı kapaklarla örtülmeyen ürünler sağlık riski barındırıyor. Bunların tıbbi açıdan yarar sağlayacağını söyleyemeyiz. Tıbbi bitkileri de bir ilaç olarak düşünmeliyiz. Bir de ürünün tıbbi olup olmadığı önemli. Örneğin bizim kullandığımız bir tıbbi papatya var. Bu Türkiye’de çok dar bir bölgede yetişiyor. Bazı aktarlarda tıbbi papatya adı altında bu ürünlerin satıldığına şahit oluyoruz. Satılan ürün doğru mu ve düzgün koşullarda saklanıyor mu? Bunlar önemli kriterler. Bu tür satış yapılan yerlerde denetimlerin düzgün yapılıyor olması gerekir. Bitkilerin sağlıkta kullanımı çok eski dönemlere dayanıyor. Son 5-10 yıldır bu konulara ilgi tekrardan arttı. Sağlık Bakanlığı’nda da Geleneksel Tamamlayıcı Tıp Daire Başkanlığı kuruldu. Böyle kurumların öncülüğünde daha da yaygınlaştı.”

“Bu ürünlerin sağlık amaçlı kullanıldığı unutulmamalı. Bir hekim kontrolünde bu ürünleri kullanmalıyız” diyen Prof. Dr. Hakan Karagöl, “Aktarda ortamın temizliğini ürünlerin yerlerini kontrol etsinler. Ürünlerin üzerlerinde küf, mantar böceklenme olup olmadığına bakılmalı. Aynı zamanda kokusu da kontrol edilmeli. Bunun yanı sıra aktarın kim olduğu konusunda bilgi alınmalı. Nerden eğitim aldığı sorulmalı. Bitkisel ürün eğer eczanede satılıyorsa eczanelerden alınması konusunda uyarıyoruz. Korunaklı paketler ürünlerden satılan bitkileri almalarını tercih ediliyor. Miadı geçmiş bir ürün mide ile ilgili ciddi problemlere yol açar. Böbrek ve karaciğerde sağlık sorunları oluşturacaktır. Mantar üremişse ürün karaciğerde toksit etkisi yapar.