Ülkemizdeki her 5 kişiden biri obezite ile mücadele ederken, uzmanlar obezite tedavisinde asıl başarının kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyabilmek olduğunu vurguluyor. 3 binden fazla vaka üzerinden derlenen verilere göre, yutulabilir mide balonu, doğru hasta seçimi ve uzman takibiyle obezite tedavisinde en önemli seçenekler arasında yer alıyor. Bu yöntemle vücut ağırlığının neredeyse beşte birini kaybetmek mümkün oluyor.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verilerine göre, ülkemizde 15 yaş ve üzerindeki bireylerde obezite oranı 2022’de %20,2 iken geçtiğimiz yıl %21,8’e yükseldi. Obezite öncesi olarak sınıflandırılan bireylerin oranı, erkeklerde %43,1 kadınlarda ise %32,2 olarak kaydedildi.
Uzmanlar, yaklaşık 19 milyon kişinin obeziteyle karşı karşıya olduğu ülkemizde sorunun yalnızca kilo fazlalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Obezite; diyabetten kalp-damar hastalıklarına, hormonal bozukluklardan yaşam kalitesinde düşüşe kadar çok sayıda sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Bu yüzden obezite tedavisinde yalnızca kilo kaybına değil, kilonun uzun dönemde korunmasına odaklanılması gerektiği vurgulanıyor. Çünkü araştırmalar, kilo veren bireylerin önemli bir bölümünün birkaç yıl içerisinde verdikleri kiloların önemli kısmını geri aldığını gösteriyor.
Prof. Dr. Hasan Altun: “Asıl risk verilen kiloların geri alınması”
Obezite ve metabolik cerrahi alanının önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Hasan Altun ise son yıllarda hızla yaygınlaşan kilo verme tedavilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. “Obezite kronik bir hastalıktır. Bu nedenle yalnızca kısa vadeli kilo kaybına odaklanmak yeterli değildir. Tedavi yönteminden bağımsız olarak en büyük sorunlardan biri, verilen kilonun zaman içerisinde geri kazanılmasıdır.”
Modern obezite tedavilerinde asıl hedef iştahı baskılamak değil, bireyin yaşam tarzını dönüştürmek olmalı diyen Prof. Dr. Hasan Altun, “Tedaviler önemli sonuçlar sağlayabilir. Ancak uzun vadeli başarıyı belirleyen temel unsur, hastanın yeni beslenme alışkanlıkları kazanması ve bu alışkanlıkları sürdürebilmesidir” açıklamasını yaptı.
Son yıllarda yaygınlaşan kilo verme tedavilerinde sürdürülebilirliğin öne çıktığına değinen Prof. Dr. Hasan Altun, “Yayımlanan uluslararası çalışmalar, tedavinin bırakılması sonrasında bazı hastaların yeniden kilo aldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle günümüzde birçok uzman, tedavi sürecinin davranış değişikliği programları ve uzun dönem takip ile desteklenmesi gerektiğini vurguluyor” dedi.
Op. Dr. Mehtap Ertürk: “3 binden fazla vakada aynı gerçeği gördük”
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehtap Ertürk, obezite tedavisinde tek çözümden söz etmenin mümkün olmadığını ancak yutulabilir mide balonunun günümüzde halen en önemli tedavi seçeneklerinden biri olarak kabul edildiğini belirterek şunları söyledi:
“İstanbul’daki kliniğimizde bugüne kadar 3 binden fazla yutulabilir mide balonu uygulaması gerçekleştirdik. Her hastanın metabolizması, yaşam tarzı ve beklentileri farklı. Ancak deneyimlediğimiz vakalar bize şunu gösterdi: Kalıcı başarı kilo vermekten değil, yaşam alışkanlıklarını değiştirmekten geçiyor. Yutulabilir mide balonu, hastalara porsiyon kontrolü kazandıran, beslenme alışkanlıklarını yeniden şekillendiren ve sürdürülebilir kilo yönetimine destek olan son derece etkili bir araç.”
Op. Dr. Mehtap Ertürk, 3 bini aşkın vakada %19,7 toplam vücut ağırlığı kaybı elde ettiklerine, bugüne kadar cerrahi müdahale gerektiren komplikasyon ya da tedaviye bağlı ölüm vakası kaydedilmediğine dikkat çekti.
FDA onayıyla ABD’nin ardından Avrupa’da yaygınlaşan teknoloji
Yutulabilir mide balonu teknolojisi, son yıllarda dünya genelinde hızla yaygınlaşan obezite tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA tarafından verilen onayla ABD’de kullanılan teknoloji; cerrahi işlem, endoskopi ve anestezi gerektirmeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Avrupa genelinde kullanımının giderek yaygınlaşması ve farklı sağlık sistemlerinde değerlendirilmesi, bu teknolojinin yalnızca geçici bir trend değil, obeziteyle mücadelede giderek daha fazla kabul gören medikal bir çözüm haline geldiğinin göstergeleri



















