Çalışma Koşulları Meme Kanseri Riskini Etkileyebilir Mi?
Meme kanseri söz konusu olduğunda yaş, aile öyküsü, genetik özellikler, hormonal ve üreme ile ilişkili faktörler, yaşam biçimi ve bazı çevresel etkenler birlikte değerlendiriliyor. Ancak günlük yaşamın önemli bir bölümünün geçirildiği çalışma ortamı ve çalışma düzeni de kişinin maruz kaldığı çevresel ve fiziksel etkenleri belirleyebiliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aresh Soudmand, meslek ile meme kanseri arasında her birey için doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını belirterek, özellikle uzun süreli gece çalışması, iyonlaştırıcı radyasyon ve bazı kimyasal maddelere mesleki maruziyetin kişinin genel risk profili değerlendirilirken göz önünde bulundurulabileceğine dikkat çekiyor.
Meslekten Çok Maruziyet Önem Taşıyor
Bir meslek grubunda çalışmak tek başına kişinin meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmiyor. Burada asıl üzerinde durulması gereken nokta; yapılan işin niteliği, çalışma süresi, vardiya düzeni ve iş ortamında karşılaşılan fiziksel veya kimyasal etkenler.
Uzm. Dr. Aresh Soudmand, “Meme kanseri çok faktörlü bir hastalıktır. Bu nedenle ‘şu mesleği yapanlarda meme kanseri gelişir’ şeklinde bir genelleme yapmak doğru değildir. Ancak bazı çalışma koşulları, kişinin yıllar boyunca belirli etkenlere daha fazla maruz kalmasına yol açabilir. Mesleki öykünün de kişinin genel sağlık ve risk değerlendirmesinin bir parçası olarak ele alınması önemlidir.” diyor.
Gece Çalışması ve Biyolojik Saat
Gece vardiyası gerektiren çalışma düzenlerinde üzerinde durulan konulardan biri sirkadiyen ritim, yani vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik düzenidir. Uyku-uyanıklık döngüsünün uzun süre ve tekrarlayan biçimde değişmesi; uyku düzeni, hormonların salınımı ve çeşitli metabolik süreçler üzerinde etkili olabilir.
Sağlık çalışanları, üretim ve hizmet sektöründe vardiyalı çalışanlar ile ulaşım sektöründeki bazı meslek grupları gece çalışmasının sık görüldüğü gruplar arasında yer alıyor.
Uzm. Dr. Soudmand, “Gece çalışmasını tek başına meme kanserinin nedeni olarak göstermek doğru değildir. Bununla birlikte uzun süreli ve düzenli gece vardiyası, meme kanseri açısından incelenen mesleki faktörlerden biridir. Kişinin riskini değerlendirirken çalışma biçiminin yanı sıra yaş, aile öyküsü, meme yapısı, hormonal ve üreme öyküsü gibi diğer faktörlerin de birlikte ele alınması gerekir.” ifadelerini kullanıyor.
İyonlaştırıcı Radyasyonda Maruziyet Düzeyi Önemli
Mesleki açıdan değerlendirilen bir diğer konu iyonlaştırıcı radyasyon maruziyetidir. Radyasyonla çalışan sağlık personeli ve bazı endüstriyel alanlarda görev yapan çalışanlarda radyasyondan korunma ilkeleri ve mesleki maruziyetin kontrol altında tutulması önem taşıyor.
Havacılık çalışanları açısından ise yüksek irtifada kozmik radyasyona maruziyet ve uzun mesafeli uçuşların biyolojik saat üzerindeki etkileri gündeme gelebilir. Ancak bu durum, pilotluk veya kabin memurluğu gibi bir mesleğin doğrudan meme kanserine yol açtığı anlamına gelmiyor.
Uzm. Dr. Soudmand, “Radyasyon konusunda maruziyetin türü, dozu, süresi ve kişinin hangi yaş döneminde maruz kaldığı önemlidir. Meslek adı üzerinden tek başına risk tanımlamak yerine kişinin toplam maruziyetinin değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır.” diyor.
Kimyasal Maddelerle Çalışanlarda Koruyucu Önlemler Önem Taşıyor
Tarım, üretim, tekstil, plastik, kozmetik ve temizlik gibi farklı çalışma alanlarında çeşitli kimyasal maddelerle temas söz konusu olabilir. Pestisitler, bazı organik çözücüler ve endokrin sistem üzerinde etkili olabilecek maddelerin uzun dönem sağlık etkileri nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği kapsamında maruziyetin sınırlandırılması önem taşıyor.
Ancak burada da belirli bir mesleği meme kanseriyle doğrudan ilişkilendirmek yerine hangi maddeye, hangi düzeyde ve ne kadar süreyle maruz kalındığının dikkate alınması gerekiyor.
“Çalışanın yalnızca meslek unvanını bilmek yeterli değildir. Aynı mesleği yapan iki kişinin çalışma ortamları ve maruziyet düzeyleri birbirinden oldukça farklı olabilir. Bu nedenle mesleki risklerden söz ederken maruz kalınan etkeni ve maruziyet süresini değerlendirmek gerekir.” diyen Uzm. Dr. Soudmand, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin önemine dikkat çekiyor.
Çalışma Koşulları Tek Başına Risk Değerlendirmesini Belirlemiyor
Meme kanseri riskinin değerlendirilmesinde çalışma hayatı, daha geniş bir tablonun yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Yaşın ilerlemesi, ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunması, bazı kalıtsal gen değişiklikleri, kişinin üreme ve hormonal öyküsü, fiziksel aktivite düzeyi ve alkol kullanımı gibi pek çok faktör risk üzerinde etkili olabiliyor. Bu nedenle kişinin yalnızca mesleğine bakarak “yüksek riskli” veya “düşük riskli” olarak sınıflandırılması doğru değil.
Uzm. Dr. Aresh Soudmand, “Meme kanserinde önemli olan kişisel risk faktörlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesidir. Çalışma koşulları da gerekli durumlarda bu değerlendirmeye dahil edilebilir. Meme sağlığının takibinde kişinin yaşı, bireysel riskleri ve klinik değerlendirmesi doğrultusunda uygun görüntüleme yöntemleri hekim tarafından belirlenir.” diyerek sözlerini tamamlıyor.



















