Ana Sayfa Tıp&Sağlık Aneuploidi, Meme Kanserinde Sürücü Genlerin Seçilmesini Sağlıyor

Aneuploidi, Meme Kanserinde Sürücü Genlerin Seçilmesini Sağlıyor

Araştırmacılar, anormal kromozomların kansere nasıl yol açtığına dair uzun süredir devam eden bir gizemi çözerek, agresif meme kanserinde rol oynayan 90 yeni geni belirledi. Bu keşif, hastalığın ardındaki hücresel süreçlere dair anlayışı genişletiyor ve tedavi için yeni yollar açıyor.

Nature dergisinde 8 Temmuz 2026’da yayımlanan yeni bir araştırma, kromozomal dengesizliklerin (aneuploidi) bazal benzeri meme kanserinde (BLBC) hangi genleri “seçtiğini” ortaya koyan kapsamlı bir genetik tarama çalışması sundu. Toronto Üniversitesi ve Lunenfeld-Tanenbaum Araştırma Enstitüsü’nden Daniel Schramek liderliğindeki araştırma ekibi, CRISPR tabanlı yeni bir teknikle binlerce geni tarayarak kanserde rol oynayan 90 yeni sürücü gen belirledi.

Aneuploidy selects for the acquisition of driver genes in breast cancer

Kanserde kromozom kararsızlığının (chromosome instability) yaygın bir özellik olduğu ve büyük ölçekli kromozomal dengesizliklere, yani aneuploidilere yol açtığı biliniyor. Ancak aneuploidinin tümör oluşumuna (tümörijenez) nasıl katkıda bulunduğu, etkilenen gen sayısının çok fazla olması nedeniyle bugüne kadar incelenmesi zor bir konu olmuştu.

Araştırmacılar bu sorunu aşmak için CRISPR-KOALA (CRISPR knockout- ve aktivasyon bağlantılı tarama) adını verdikleri yeni bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem, bağışıklık sistemi sağlam fare kanser modellerinde yüksek verimli, çift yönlü genetik taramalar yapılmasına olanak tanıyor.

Ekip, büyük kopya sayısı değişiklikleri (CNA) tarafından yönlendirilen bir hastalık türü olan bazal benzeri meme kanserinde (BLBC) en sık görülen on kromozom-kol düzeyindeki değişiklikten oluşan bir derleme oluşturdu. CRISPR-KOALA yöntemini kullanarak, bu kromozom kollarında yer alan 3.752 genin fare ortologlarını taradılar ve çoğunluğunun işlevi bilinmeyen 90 kanser sürücü genini belirlediler.

Araştırmaya göre bu genler, BLBC’nin yüksek düzeydeki heterojenliğini yansıtacak şekilde MAPK, HIPPO ve WNT dahil olmak üzere farklı sinyal yolaklarını harekete geçiriyor. Belirlenen kanser sürücü genlerinin manipüle edilmesinin, Trp53 mutasyonlu BLBC fare modellerinde kopya sayısı değişikliklerine (CNA) olan ihtiyacı ortadan kaldırdığı da tespit edildi.

Çalışmanın mekanik bulgularından biri, kromozom 9p üzerinde yer alan PLGRKT geninin güçlü bir onkogen olduğunun belirlenmesiydi. Araştırmacılar, bu genin tümör destekleyici etkisinin, yüksek düzeyde strese dayanıklı mitokondriler ve reaktif oksijen türlerini detoksifiye etme kapasitesinin artmasıyla ilişkili olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, bulgularının bir bütün olarak, kol düzeyindeki kopya sayısı değişikliklerinin, heterojen biyolojik süreçleri desteklemek üzere belirli sürücü genleri seçme işlevi görebileceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Please follow and like us: