Son dönemde kamuoyunda tartışmalara yol açan “hamilelikte asetaminofen kullanımının çocuklarda otizm ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) riskini artırabileceği” iddiaları, kapsamlı bir bilimsel inceleme ile çürütüldü. The Lancet Obstetrics, Gynecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan ve City St George’s, University of London araştırmacıları tarafından yürütülen meta-analiz, bu ilacın gebelikte güvenle kullanılabileceğini ortaya koyuyor.
The LANCET / Prenatal paracetamol exposure and child neurodevelopment: a systematic review and meta-analysis
Sistematik incelemeye 43 çalışma, meta-analize ise 17 çalışma dahil edildi. Kardeş karşılaştırma çalışmaları dikkate alındığında, gebelik sırasında parasetamol maruziyeti otizm spektrum bozukluğu (OR 0,98, %95 CI 0,93–1,03; p=0,45), DEHB (0,95, 0,86–1,05; p=0,31) veya zihinsel engellilik (0,93, 0,69–1,24; p=0,63) riskiyle ilişkili bulunmadı. QUIPS’e göre düşük riskli yanlılık içeren çalışmalar dikkate alındığında, gebelik sırasında parasetamol alımı ile otizm spektrum bozukluğu (OR 1,03, %95 CI 0,86–1,23; p=0,78), DEHB (0,97, 0,89–1,05; p=0,49) veya zihinsel engellilik (1,11, 0,92–1,34; p=0,28) arasında da bir ilişki bulunmamıştır. Bu ilişki yokluğu, düzeltilmiş tahminlere sahip tüm çalışmalar ve 5 yıldan fazla takip süresi olan çalışmalar dikkate alındığında da devam etmiştir.
Hamilelik sırasında asetaminofen (paracetamol) kullanımının çocuklarda otizm, DEHB veya zihinsel engellilik riskini artırmadığı bilimsel olarak doğrulandı. City St George’s, University of London’dan araştırmacılar tarafından yürütülen ve The Lancet Obstetrics, Gynecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan çalışma, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı sistematik inceleme ve meta-analiz olarak öne çıkıyor.
Araştırmada, toplam 43 yüksek kaliteli çalışma incelendi. Bu çalışmalar arasında özellikle kardeş karşılaştırmalı tasarımlar dikkat çekti. Aynı anneden doğan çocuklar arasında yapılan karşılaştırmalarda, bir gebelikte asetaminofen kullanımı varken diğerinde kullanılmadığı durumlar analiz edildi. Bu yöntem, genetik faktörler ve ailevi çevre gibi değişkenleri kontrol ederek daha güvenilir sonuçlar elde edilmesini sağladı.
Sonuçlar, 262.852 çocukta otizm, 335.255 çocukta DEHB ve 406.681 çocukta zihinsel engellilik açısından değerlendirildi. Bulgular, asetaminofen kullanımının bu nörogelişimsel bozukluklarla herhangi bir bağlantısının olmadığını net biçimde ortaya koydu.
Çalışmanın baş araştırmacısı, City St George’s Üniversitesi’nden Prof. Asma Khalil, “Önceki rapor edilen bağlantılar büyük ihtimalle genetik yatkınlık veya annenin ateş ve ağrı gibi başka faktörlerinden kaynaklanıyordu. Mesaj açık: Asetaminofen, hamilelikte önerilen şekilde kullanıldığında güvenli bir seçenektir” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar ayrıca, asetaminofen kullanımını sınırlamanın anne ve bebek için riskli olabileceğini vurguladı. Özellikle tedavi edilmeyen ateşin gebelikte ciddi komplikasyonlara yol açabileceği hatırlatıldı. Bu nedenle asetaminofen, gebelikte ağrı ve ateş için birinci basamak tedavi olarak güvenle önerilmeye devam ediyor.



















