Ana Sayfa Görüşler “Bizler Endüstri Olarak Üzerimize Düşeni Yapmaya Her Daim Hazırız”

“Bizler Endüstri Olarak Üzerimize Düşeni Yapmaya Her Daim Hazırız”

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın Genel Sekreteri Savaş Malkoç

W- İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın Genel Sekreteri Savaş Malkoç’dan Türk ilaç endüstrisi özelindeki özel değerlendirmelerini ;
Mayıs 2023 ; Türk İlaç Endüstrisi Önündeki Engellerle Mücadele Etmeye Devam Ediyor
ve Kasım 2022’de; İlaç Endüstrisi Zorluklarla Dolu Bir Sene Geçirdi
değerli görüşlerini paylaşmıştık.

 

Sayın Savaş Bey’in güncele dair değerlendirmenin ilk bölümünü geçen hafta paylaşmıştık:
“Türk İlaç Endüstrisi Ekonomik Sorunlar ve Mevzuata Dayalı Açmazların Kıskacında Zorluklarla Dolu Bir Seneyi Daha Geride Bırakıyor”

Sayın Savaş Malkoç’un Türk ilaç endüstrisi özelindeki özel değerlendirmeleri;

Yıllardır dünyada biyoteknolojik ilaç devrimi yaşandığını her vesileyle ifade ediyoruz. Bildiğiniz gibi dünyada bu ürünlerin kullanım oranı %30’larda. Ülkemizde bu oran %25 civarında ve hızla yükseliyor.

Ancak, ne yazık ki ülkemiz pazarındaki biyoteknolojik ve biyobenzer ilaçların neredeyse tamamı ithal yoluyla temin ediliyor. Bu durum kesinlikle sürdürülebilir değildir. İlaç sektörünün geleceğini temsil eden bu ilaçların yerli ve milli endüstri yoluyla üretim ve ihracatının yapılır hale gelmesi stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Dünyadaki bu gelişmelere ayak uydurmak, biyoteknolojik ilaçlar alnında ortaya çıkan fırsatları kaçırmamak için ilaç endüstrimiz uzun yıllardır tüm sermayesini bu alana yatırıyor. Ancak devletten aldığımız desteklerin de yardımıyla 1,1 milyar dolar tutarındaki yatırımla kurduğumuz 15 biyoteknolojik ilaç tesisimizde kayda değer bir üretim gerçekleştiremiyoruz.

Yüksek miktarda sermaye gerektiren yatırımlarımızın varlığını sürdürmesi hatta geliştirilebilmesi için buna uygun, pozitif ayrımcılık yapan, fiyat ve geri ödeme politikalarının uygulanması gerekmektedir. Ne yazık ki fiiliyatta durumun bunun tam tersi olduğunu görüyoruz.

Nitekim, SGK’nın biyobenzer ürünlerin referans fiyatın %30 altında fiyat verme uygulaması bu ürünlerimizi pazara vermemizin önünde büyük engeldir. Beklentimiz sanayicilerimizi cezalandıran bu yanlış uygulamanın kaldırılması, hatta kimyasal ilaç ihalelerinde olduğu gibi, yerli ilaçların alımında uygulanan %15 fiyat avantajının SGK tarafından yerli biyobenzer ilaçlara da tatbik edilmesidir.

Gözden kaçırılmaması gereken gerçek şu ki, biyobenzer ilaçların özellikle hücreden başlayacak şekilde ülkemizde üretiminin desteklenmesi kamu maliyesi üstündeki yükün hafiflemesine ve dışa bağımlılığın azalmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Tüm bu belirttiğimiz zorlu koşullar altında 2023 yılında endüstrimizin ekonomik göstergelerinde neler yaşandığına da kısa değinmek isteriz;

2023 yılının ilk 10 ayında, ülkemiz ilaç pazarı 167 milyar TL düzeyine, miktar bazında ise 2,2 milyar kutu seviyesine ulaşmıştır. Üretime bakacak olursak 2023 yılının ilk 9 ay ortalaması ile bir önceki senenin aynı dönemi karşılaştırıldığında imalat sanayi üretimi %1,7 artış, kimya sektörü üretimi %9,4 azalış gösterirken ilaç sanayi üretimi %2,2 oranında artmıştır. Bu dönemde ülkemizin toplam sanayi üretim artışı ise %1,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu veriler, stratejik bir sektör olan endüstrimizin tüm zorlayıcı koşullara rağmen üretimine kesintisiz devam etme gayretinde olduğunu net olarak ortaya koymaktadır.

Endüstrimizin istihdamı ise 2022 yılında, %7,8 büyüme göstermiştir. Aynı dönemde Türkiye toplamı %6,6, imalat sanayi %6,5, kimya sanayi ise %7,2 artış göstermiştir. 2015-2022 dönemine bakıldığında da Türkiye genelinde istihdam %22,5 oranında artarken, ilaç endüstrisi için bu oran %46 olarak gerçekleşmiştir. Son yıllarda güncel kur ile ilaç kuru arasındaki farkın açılmasına ve yüksek oranlı maliyet artışlarına rağmen ilaç sektörü istihdam artışını gayretle sürdürmüş, Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans göstermiştir. 2023 yılının daha da zorlaşan koşulları sebebiyle daha önce de belirttiğim gibi sektör olarak istihdamı azaltacak önlemler almaya zorlanmış durumdayız. Umut ediyoruz ki önümüzdeki süreçte istihdama katkımızı sürdürebiliriz.

2023 yılının ilk on aylık döneminde Türkiye ihracatı %0,2 oranında büyüme gösterirken, ilaç ihracatımız %20 artış ile 1.837,6 milyon ABD Doları seviyesine ulaşmıştır.

İlaç endüstrimiz 2020 yılında ihracatta ulaştığı rekor artışı sonraki yıllarda maalesef devam ettirememiş, ulaştığı seviyede durağan bir seyir izlemiştir. İhracatımızın özellikle değer bazında artmasının önündeki temel etken yine ülkemizdeki ilaç fiyat politikasıdır.

Yurtiçindeki düşük ilaç fiyatları firmalarımızın dış pazarlara açılma faaliyetlerine zarar vermektedir. Büyük zorluklarla girdiğimiz ihraç pazarlarında ülkemizdeki aşırı düşük fiyatlar önümüze referans olarak çıkartılmakta, bu durum ilaçlarımızı daha düşük fiyatlardan ihraç etmemize yol açmaktadır. Sonuç olarak ihraç fiyatlarımız dünya ortalamasının gerisinde kalmakta ve ihraç gelirlerimizin artması engellenmektedir. Nitekim, yakın zamana kadar 40 dolar düzeyinde olan birim ihraç fiyatlarımız 24 dolara kadar gerilemiştir.

Türk ilaç endüstrisi olarak tüm bu zorlu şartlara rağmen, aynı pandemi döneminde olduğu gibi vatandaşlarımızın ilaçsız kalmaması için hiç durmadan çalışıyor, üretiyor ve tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.

Bugün uluslararası standartlarda 109 ilaç, 13 hammadde üretim tesisimizle ülkemizde kullanılan her 100 ilaçtan 91’ini üreten güçlü ve ülkesi için çalışan bir ilaç endüstrisine sahibiz. Sayısı 42’ye ulaşan Ar-Ge merkezlerimizle katma değerli ve teknoloji yoğun bir sektörüz.

İlaç endüstrisi tüm dünyada hızlı bir değişim ve gelişim sürecinden geçiyor. Biyoteknolojik ilaçlar, gen teknolojileri, kişiye özgü tedaviler, yapay zekâ ve büyük verinin kullanımı gibi konular geleceğin ilaç endüstrisini şekillendirmeye başladı. Bizler ise maalesef bu konuları kamu kurumlarımızla tartışmaya fırsat dahi bulamıyoruz. Oysa Cumhuriyetimizin 2. yüzyılının ilk senesi olan 2024 yılından başlamak üzere mali sorunları arkada bırakıp dünya ilaç endüstrisinde geleceğe yön verecek teknolojik gelişmeleri endüstrimizin ana konuları haline getirmek istiyoruz.

İnanıyoruz ki Türk ilaç endüstrimiz, uluslararası rekabetin en önemli oyunculardan birisi olacak kapasiteye sahiptir. Ancak bu kapasitenin hayat bulması için önemli adımların atılması gerekiyor. Bizler endüstri olarak üzerimize düşeni yapmaya her daim hazırız. Kamu otoritelerimiz tarafından alınacak kararlarla 2024’ün ilaç endüstrimiz için atılım yılı olmasını umut ediyoruz.

W- Değerli görüşlerinizi paylaştığınız için şükranlarımızı sunarız.

“Türk İlaç Endüstrisi Ekonomik Sorunlar ve Mevzuata Dayalı Açmazların Kıskacında Zorluklarla Dolu Bir Seneyi Daha Geride Bırakıyor”