Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastada böbrek naklinin başarılı olmasıyla bilim insanları “evrensel” organ bağışına bir adım daha yaklaştı.
Bu haber, organ naklinde kan grubu engelini hedef alan yeni bir donor-merkezli yaklaşımı ve bu yaklaşımın insan modelindeki ilk klinik uygulamasını özetlemektedir; tüm bilgiler Nature Biomedical Engineering makalesi ve onu bildirilen güvenilir haber kaynaklarından derlenmiştir.
Bilim insanları, bir vericiden alınan A1 kan grubundaki böbreği enzim uygulamasıyla geçici olarak O tipine çevirip, kan grubu O olan beyin ölümü gerçekleşmiş bir alıcıya nakletti; nakledilen böbrek ilk iki gün boyunca hiperakut reddetme bulgusu göstermeden işlev gösterdi.
Araştırmacılar, böbreği hipotermik makine perfüzyonu sırasında içeren sıvıya spesifik enzimler ekleyerek A antijenlerini hedefledi ve iki saat civarında antijenlerin büyük bölümünü temizmeyi başardı; ex vivo modellerde antikor aracılı hasar gözlenmedi.
ECO (enzyme-converted O) yöntemiyle dönüştürülen böbrek, antikor titreleri yüksek olan tip O bir beyin ölümü vakasına graft edildi; ilk 48 saatte böbrek iyi perfüze oldu ve yaklaşık 24 saatte ~1,3 litre idrar ürettiği bildirildi, ancak üçüncü günde A antijenlerinin yeniden ifadesiyle immün yanıta dair bulgular ortaya çıktı ve takip günlerinde antikor-aracılı lezyonlar saptandı.
Araştırma ekibi, antijenlerin zamanla geri gelmesinin bu donor-merkezli stratejinin şu anki sınırlılığını gösterdiğini; klinikte uzun süreli uyum veya kalıcı reddetmeme sağlamak için enzim tekrarı, alıcıya yönelik antikor azaltma veya uygun immünsüpresif rejimler gibi ek önlemlerin gerekebileceğini vurguladı.
Çalışma, organ havuzunu genişletme ve özellikle bekleme listesinde orantısız şekilde yer alan tip O adaylarının erişimini iyileştirme potansiyeline sahip olmakla birlikte, eldeki verilerin bir beyin ölümü modeline dayandığını ve canlı hastalarda uygulanmadan önce protokolün rafine edilmesi, güvenlik ve düzenleyici onay süreçlerinin tamamlanması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Araştırma grup üyeleri ve makale notları, yıllara yayılan enzim geliştirme çalışmalarının, önce kan ve doku modellerinde, ardından organ-perfüzyon sistemlerinde doğrulanmasının ardından bu insan modeline ulaşıldığını gösteriyor; makale aynı zamanda veri ve analiz kodlarının erişilebilir olduğunu belirtiyor



















