Ana Sayfa Sosyal Tıp Anoreksiya Nervoza Ve Bulimiya Nervoza Vaka Sayısının 2050’de 21,8 Milyona Ulaşması Öngörülüyor

Anoreksiya Nervoza Ve Bulimiya Nervoza Vaka Sayısının 2050’de 21,8 Milyona Ulaşması Öngörülüyor

JAMA Psychiatry’de 28 Ekim 2026’da çevrim içi yayımlanan Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2023 analizi, anoreksiya nervoza ve bulimiya nervozanın 1990-2023 arasındaki küresel seyrini ortaya koydu. Araştırmaya göre 2023’te dünyada 18,1 milyon kişi bu iki yeme bozukluğundan biriyle yaşıyordu ve bu sayının 2050’de 21,8 milyona çıkması öngörülüyor. Yazarlar, bulguların yeme bozukluklarının ruh sağlığı gözetimi, önleme ve hizmet planlamasına dahil edilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtiyor.

Çin’deki Nanjing Tıp Üniversitesi Çocuk Hastanesi ve Nanjing Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, ABD’deki Washington Üniversitesi Sağlık Ölçümleri ve Değerlendirme Enstitüsü (IHME) ile Avustralya’daki Queensland Üniversitesi’nden araştırmacıların da yer aldığı GBD Yeme Bozuklukları Ortak Çalışma Grubu, anoreksiya nervoza ve bulimiya nervozanın küresel yükünü inceledi. Çalışma JAMA Psychiatry dergisinde yayımlandı; yazarlar arasında Ruhai Bai, Wanyue Dong, Xu Wang, Aihua Zhang ve Damian F. Santomauro bulunuyor.

Çalışma nasıl yapıldı?

Araştırmacılar GBD 2023 yöntemlerini kullandı. Sistematik literatür taramaları, nüfus anketleri ve ölüm kayıt sistemlerinden elde edilen veriler birleştirildi. Tahminler 1990-2023 arasında 204 ülke ve bölge için üretildi, 2050’ye kadar projeksiyon yapıldı. Veriler Ekim 2025-Ağustos 2026 arasında analiz edildi. Anoreksiya nervoza ve bulimiya nervoza ayrı ayrı modellendi; vakalar DSM veya ICD tanı ölçütleriyle tanımlandı. Kendi bildirimine dayalı tanılar dışarıda bırakıldı. GBD 2017’ye kıyasla 59 yeni atıf eklendi.

2023’te küresel tablo

  • Dünyada 18,1 milyon kişi (%95 belirsizlik aralığı [BA]: 13,9-24,0) anoreksiya nervoza veya bulimiya nervoza ile yaşıyordu. Yaşa göre standardize prevalans 100.000 kişide 225,6’ydı.
  • Vakaların 12,6 milyonu (%69,4) kadın, 5,5 milyonu (%30,6) erkekti. Vakaların %41,2’si 10-24 yaş grubundaydı.
  • Alt türlere göre 3,92 milyon kişi anoreksiya nervoza, 14,2 milyon kişi bulimiya nervoza ile yaşıyordu.
  • Bu vakalar 3,83 milyon engelliliğe ayarlı yaşam yılı (DALY) kaybına yol açtı. Bunun 847.000’i anoreksiya nervozaya, 2,98 milyonu bulimiya nervozaya aitti.
  • Anoreksiya nervozaya bağlı ölüm sayısı 237 olarak tahmin edildi (%95 BA: 116-373).

1990’dan 2023’e değişim

Küresel vaka sayısı 1990’dan bu yana %71,0 arttı. Yaşa göre standardize prevalans ve DALY oranları ise yaklaşık %21 yükseldi. Vaka sayısı anoreksiya nervozada %57,9, bulimiya nervozada %75,1 arttı. Yaşa göre standardize prevalanstaki artış ise sırasıyla %17,0 ve %21,7 oldu.

Coğrafi dağılım

  • 2023’te yaşa göre standardize prevalans en yüksek bölge Avustralasya’ydı (100.000 kişide 946,4). En düşük bölge ise Orta Sahra Altı Afrika’ydı (114,8).
  • Ülke düzeyinde prevalans Avustralya’da 1.026,5 ile Somali’de 78,1 arasında değişti (100.000 kişide).
  • 1990-2023 arasında yaşa göre standardize prevalanstaki en büyük bölgesel artışlar Doğu Asya (%61,5), Güney Asya (%48,5) ve Güneydoğu Asya’da (%44,2) görüldü.
  • Yaşa göre standardize prevalans 204 ülke ve bölgenin 156’sında arttı, en büyük artış Ekvator Ginesi’nde (%92,6) kaydedildi. 11 ülkede düşüş görüldü, en büyük düşüş Venezuela’da (%27,2) oldu.

Cinsiyet ve yaş örüntüsü

Yaşa göre standardize prevalans kadınlarda 100.000 kişide 318,3, erkeklerde 135,7 olarak tahmin edildi. İki bozukluğun birlikte prevalansı 20-24 yaşta zirve yaptı (100.000 kişide 487,3) ve ileri yaşlarda geriledi. Anoreksiya nervozada zirve 15-19 yaşta (133,8), bulimiya nervozada 30-34 yaşta (388,8) görüldü.

2050 projeksiyonu

Araştırmacılar 2050’de 21,8 milyon kişinin (%95 BA: 16,0-28,6) anoreksiya nervoza veya bulimiya nervoza ile yaşayacağını öngörüyor. Bu, yaşa göre standardize prevalansın 100.000 kişide 255,2’ye ulaşması anlamına geliyor. Toplam vaka sayısının 2023-2050 arasında %20,3 artması bekleniyor. Öngörülen dağılım 4,7 milyon anoreksiya nervoza ve 17,0 milyon bulimiya nervoza vakası şeklinde. Projeksiyon modeli, pandemiye bağlı olası yanlılığı azaltmak için 1990-2019 verileriyle kuruldu.

Yazarların yorumu

Yazarlara göre gözlenen artış; gerçek epidemiyolojik değişim, değişen tanı ölçütleri, daha geniş toplumsal ve davranışsal değişimler ve model yapısının bir birleşimini yansıtıyor olabilir, ancak bunların göreli katkısı bu analizde ayrıştırılamıyor. Makalede, nüfus artışının vaka sayısındaki öngörülen artışa katkıda bulunmasının olası olduğu, ancak yaşa göre standardize prevalanstaki öngörülen artışın gelecekteki yükün yalnızca demografik değişimle açıklanamayacağını düşündürdüğü belirtiliyor.

Makalede Doğu Asya’daki en büyük artışın bölgedeki hızlı ekonomik büyüme ve köklü sosyoekonomik dönüşümle çakıştığı ifade ediliyor. Avustralasya ve diğer yüksek gelirli bölgelerdeki daha yüksek prevalansın yalnızca epidemiyolojik farklılıkları değil, veri erişilebilirliğini de yansıtıyor olabileceği not ediliyor. Sahra Altı Afrika’nın bazı bölgelerindeki düşük tahminler ise beden imajına ilişkin sosyokültürel normlardaki farklılıklarla ilişkilendirilebilir; ancak bu bölgelerde veri sınırlı olduğundan belirsizlik daha yüksek.

Önerilen adımlar

Yazarlar bulguların şu adımları desteklediğini belirtiyor: yeme bozukluklarının önlenmesinin, erken saptanmasının ve bakımının ulusal ruh sağlığı planlarına ve hizmet paketlerine entegre edilmesi, okullarda ve birinci basamakta yapılandırılmış saptama yolları oluşturulması, iş gücü eğitimine kaynak ayrılması, yeme bozukluklarının ruh sağlığı gözetimine rutin olarak dahil edilmesi, damgalanmanın ve erişim engellerinin ele alınması. Düşük ve orta gelirli ülkelerde ve erkekler gibi yeterince tanınmayabilecek gruplarda nüfus temelli gözetimin iyileştirilmesi özellikle önemli görülüyor.

Sınırlılıklar

  • Analiz yalnızca anoreksiya nervoza ve bulimiya nervozayı kapsıyor. Tıkınırcasına yeme bozukluğu ve diğer özgül yeme ve beslenme bozuklukları dahil edilmedi; bu nedenle çalışma yeme bozukluklarının toplam yükünü temsil etmiyor ve toplam yükü olduğundan düşük gösteriyor olabilir.
  • Özellikle düşük gelirli ülkelerde yüksek kaliteli birincil veri hâlâ sınırlı; bu yüzden ayrıntılı coğrafi karşılaştırmalar dikkatle yorumlanmalı.
  • Sonuçlar modellenmiş nüfus düzeyi tahminleridir; hastane kayıtlarına dayalı tanı almış hasta prevalansıyla doğrudan eşdeğer değildir. Tahminler, DSM veya ICD tanı ölçütlerini ve kendi bildirimini dışlayan seçim ölçütleri nedeniyle diğer bazı çalışmalardan genel olarak daha düşük.
  • Bulimiya nervoza kaynaklı ölümler, mortalite verisinin kısıtlılığı nedeniyle tahmin edilmedi. Anoreksiya nervozaya bağlı ölüm sayısı da son derece düşük bulundu; yazarlar bunun, ölümlerin çoğunlukla başka bir hastalığa veya yaralanmaya atfedilmesinden kaynaklanabileceğini belirtiyor.
  • Uzun vadeli projeksiyonlar dikkatle yorumlanmalı: tanı uygulamalarındaki değişiklikler, sınıflama sistemleri ve saptama oranlarındaki iyileşmeler gözlenen prevalansı gerçek risk düzeyinden bağımsız etkileyebilir.

Sonuç

Yazarlara göre anoreksiya nervoza ve bulimiya nervoza küresel sağlık kaybına önemli ölçüde katkıda bulunuyor ve prevalanslarının artmaya devam etmesi öngörülüyor. Bulgular, özellikle vaka sayısının hızla arttığı bölgelerde önleme, erken saptama ve kanıta dayalı tedavi kapasitesinin güçlendirilmesini ve yeme bozukluğu bakımının daha geniş ruh sağlığı stratejilerine entegre edilmesini destekliyor.

Kaynak: Bai R, Dong W, Wang X, Zhang A, Santomauro DF, GBD Eating Disorders Collaborators. Global Burden of Anorexia Nervosa and Bulimia Nervosa, 1990 to 2023, With Forecasts to 2050: A Global Burden of Disease Study 2023 Analysis. JAMA Psychiatry. Çevrim içi yayım: 28 Ekim 2026. doi:10.1001/jamapsychiatry.2026.3457

Please follow and like us: