Ana Sayfa Tıp&Sağlık Hızlı Kas Gelişimi Uğruna Kalp Sağlığınızı Riske Atmayın

Hızlı Kas Gelişimi Uğruna Kalp Sağlığınızı Riske Atmayın

Dr. Yusuf Altınkaynak

Spor yaparak daha güçlü ve kaslı bir vücuda ulaşmak zaman, düzenli egzersiz ve uygun beslenme gerektiren bir süreç. Ancak kısa sürede belirgin kas artışı elde etme isteği, özellikle spor salonlarında anabolik-androjenik steroidlerin bilinçsiz kullanımını gündeme getirebiliyor. Kas kütlesini ve fiziksel performansı artırmak amacıyla hekim kontrolü dışında kullanılan bu maddeler, yalnızca hormonal sistemi değil, kalp ve damar sistemini de olumsuz etkileyebilir.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, hızlı fiziksel değişim amacıyla kullanılan anabolik steroidlerin kalp sağlığı açısından göz ardı edilmemesi gereken riskler taşıdığına dikkat çekerek konu hakkında bilgi verdi.

Kaslar Gelişirken Kalp de Olumsuz Etkilenebilir

Anabolik-androjenik steroidler, vücuttaki kas dokusunun gelişimini destekleyen hormonal mekanizmaları etkiler. Ancak bu etki yalnızca iskelet kaslarıyla sınırlı değildir. Uzun süreli ve yüksek doz kullanımlarda kalp kasının yapısında da değişiklikler görülebilir.

 

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kas kütlesini kısa sürede artırmak amacıyla kullanılan anabolik steroidler, kalp kasında kalınlaşma ve kalbin yapısal özelliklerinde değişikliklerle ilişkilendirilmektedir. Özellikle sol karıncık duvarındaki kalınlaşma, zaman içerisinde kalbin gevşeme ve pompalama fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle dışarıdan fiziksel güçlenme olarak görülen değişimin kalp açısından aynı anlama gelmediğini unutmamak gerekir.” dedi.

Uzun süreli anabolik steroid kullanımının kalbin yapısı ve işlevleri üzerindeki etkileri, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği gibi tablolar açısından da araştırılmaktadır.

Kolesterol ve Tansiyon Değerleri Değişebilir

Anabolik steroid kullanımının kalp üzerindeki etkisi yalnızca kalp kasıyla sınırlı değildir. Bu maddeler kan yağlarının dengesini de bozabilir. LDL kolesterol düzeylerinde artış ve HDL kolesterol düzeylerinde azalma görülebilmesi, damar sağlığı açısından önemli bir risk oluşturabilir.

Kan basıncındaki yükselme de kalbin iş yükünü artırabilir. Sigara kullanımı, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet veya ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü gibi başka risk faktörleri de varsa kişinin kardiyovasküler riskinin bütüncül olarak değerlendirilmesi önem taşır.

Ritim Bozukluğu ve Pıhtılaşma Riski de Göz Ardı Edilmemeli

Anabolik steroidlerin kalbin elektriksel aktivitesi ve dolaşım sistemi üzerinde de etkileri bulunabilir. Bilimsel çalışmalar, kullanımın bazı ritim bozuklukları ve tromboembolik olaylarla ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Anabolik steroid kullanımında yalnızca kalp krizi açısından düşünmemek gerekir. Kalp kasındaki yapısal değişiklikler, kan basıncı ve kolesterol değerlerindeki bozulmalar, ritim problemleri ve pıhtılaşma eğilimindeki değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde kardiyovasküler sistem üzerinde çok yönlü bir yük ortaya çıkabilir.” ifadelerini kullandı.

Genç Yaş Kalp-Damar Risklerine Karşı Koruma Sağlamıyor

Anabolik steroid kullanımındaki önemli yanılgılardan biri de genç ve düzenli spor yapan bireylerde kalp-damar hastalıklarının görülmeyeceği düşüncesidir. Oysa güncel araştırmalar, anabolik steroid kullanımının görece genç bireylerde de kardiyovasküler sonuçlarla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.

Yapılan bilimsel araştırmalarda; kullanıcıların genel popülasyondaki kontrol grubuna kıyasla kalp krizi, ritim bozukluğu, venöz tromboemboli, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği açısından daha yüksek risk taşıdığı bildirilmektedir.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kişinin genç olması, düzenli egzersiz yapması veya dışarıdan oldukça fit görünmesi kalp-damar sisteminin mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Özellikle hekim kontrolü dışında kullanılan performans artırıcı maddeler söz konusu olduğunda bu ayrım daha da önem kazanıyor.” diye konuştu.

Anabolik Steroidlerle Tedavide Kullanılan Kortikosteroidler Aynı Değildir

Steroid kelimesi günlük kullanımda farklı ilaç gruplarını ifade edebildiği için önemli bir ayrım yapılması gerekiyor. Kas kütlesini ve sportif performansı artırmak amacıyla kullanılan anabolik-androjenik steroidler ile astım, romatizmal hastalıklar, alerjik veya inflamatuvar hastalıkların tedavisinde hekim tarafından reçete edilebilen kortikosteroidler aynı amaçla kullanılmaz ve etkileri de aynı şekilde değerlendirilmez.

Uzun süreli sistemik kortikosteroid tedavilerinde de kan basıncı, kan şekeri, vücut ağırlığı ve metabolik değerlerde değişiklikler meydana gelebilir ve bazı hasta gruplarında kardiyovasküler risk artabilir. Ancak bu durum, hekim tarafından gerekli görülen kortikosteroid tedavisinin bırakılması gerektiği anlamına gelmez.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Tedavi amacıyla steroid kullanan hastaların ilaçlarını bu tür bilgiler nedeniyle kendi kararlarıyla azaltmaları veya bırakmaları doğru değildir. Tedavinin dozu, süresi, yararları ve olası riskleri hastanın mevcut hastalığı ve genel sağlık durumuyla birlikte hekimi tarafından değerlendirilmelidir.” uyarısında bulundu.

Sporun Hedefi Sağlığı Desteklemek Olmalı

Düzenli fiziksel aktivite kalp-damar sağlığının korunmasında önemli bir yere sahip. Ancak kısa zamanda daha büyük kaslara veya belirgin bir fiziksel değişime ulaşma isteğiyle kontrolsüz ilaç kullanımına yönelmek, sporun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini tersine çevirebilir.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak sözlerini şöyle tamamladı:

“Kas gelişimi kişiden kişiye değişen ve zamana ihtiyaç duyan bir süreçtir. Egzersizin temel amacı yalnızca dış görünüşte hızlı bir değişim oluşturmak değil; kas-iskelet sistemini güçlendirmek, dayanıklılığı artırmak ve kalp-damar sağlığını desteklemek olmalıdır. Anabolik steroidlerin hekim kontrolü dışında ve performans amacıyla kullanılması ise sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu tür maddeleri kullanan veya daha önce kullanmış kişilerin özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma gibi yakınmaları varsa tıbbi değerlendirmeyi geciktirmemeleri önemlidir.”

Please follow and like us: