Çocuk sağlığını yakından ilgilendiren ve yaşamın ilk yılında en sık görülen gıda alerjilerinden biri olan İnek Sütü Proteini Alerjisi (İSPA) konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Nutricia Türkiye tarafından “Bi’ Nedeni Var” projesi hayata geçirildi.
Tanı sürecinde yaşanan zorlukları aşmayı ve erken tanının önemini vurgulamayı amaçlayan bu anlamlı projeyi, Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü Cenk Kurt ile konuştuk. WinAlly okurları için gerçekleştirilen bu özel röportajda, bebeklerdeki belirtilerin doğru yorumlanmasından sağlık profesyonelleriyle kurulan bilgi köprülerine kadar pek çok önemli detayı bir araya getirdik.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: “Bi’ Nedeni Var” projesinin çıkış noktası neydi? Nutricia Türkiye’yi özellikle inek sütü proteini alerjisi (İSPA) konusunda bir farkındalık kampanyası başlatmaya yönelten temel ihtiyaç neydi?
Cenk Kurt: İnek sütü proteini alerjisi (İSPA), yaşamın ilk yılında en sık görülen gıda alerjilerinden biri olmasına rağmen, tanı sürecinde hâlâ önemli zorlukların yaşandığı bir klinik alan. Bunun en önemli nedenlerinden biri; gaz sancısı, ciltte kızarıklık veya döküntü, kilo alamama, kanlı ve mukuslu dışkı gibi belirtilerin çoğu zaman bebeklik döneminin doğal bir parçası olarak değerlendirilmesi. Bu durum, doğru tanıya ulaşılmasını geciktirebiliyor ve uygun tedavinin zamanında başlamasını zorlaştırabiliyor. Nutricia Türkiye olarak bu tabloyu, çocuk sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir ihtiyaç alanı olarak görüyoruz. Çünkü İSPA’da doğru medikal beslenme tedavisi, alerjik sürecin etkin şekilde yönetilmesine katkı sunarken semptomların hafiflemesine, olası komplikasyonların önlenmesine ve bebeğin sağlıklı büyüme ile gelişiminin desteklenmesine yardımcı olur. “Bi’ Nedeni Var” projesi de bu ihtiyaçtan hareketle doğdu. Bebeklerde çoğu zaman normal kabul edilen bazı belirtilerin aslında altta yatan bir hastalığın işareti olabileceğine dikkat çekerek, erken tanıyı ve doğru tedaviye yönlendirme noktasında farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Amacımız, ebeveynlerde bazı belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda farkındalık oluştururken, sağlık profesyonelleriyle birlikte erken tanıyı destekleyen bir yaklaşımı güçlendirmek. Çünkü doğru tedaviye ulaşmanın ilk adımı, zamanında fark etmektir.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: İSPA belirtilerinin sık görülen bebek davranışlarıyla karıştırılması ve ortalama 4 aya kadar uzayabilen tanı gecikmesi önemli veriler. Bu gecikmenin bebek ve aile üzerindeki etkileri nelerdir; erken tanı pratikte neyi değiştiriyor?
Cenk Kurt: İnek sütü proteini alerjisinde tanı gecikmesi, semptomların daha uzun sürmesinin yanı sıra bebeğin beslenme düzeninden büyüme ve gelişimine, ailelerin yaşam kalitesine kadar uzanan çok boyutlu sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle gaz sancısı, kolik veya cilt döküntüleri gibi belirtilerin farklı sistemleri etkileyebilmesi ve başka durumlarla karıştırılabilmesi, doğru tanıya ulaşmayı zorlaştırıyor. Tanının gecikmesi durumunda bebekler semptomlarla daha uzun süre yaşarken, beslenme güçlüğü, yetersiz kilo alımı ve sağlıklı büyüme-gelişmenin olumsuz etkilenmesi gibi risklerle karşı karşıya kalabiliyor. Aileler açısından ise uzun süren belirsizlik, farklı uzman görüşleri arayışı ve tekrarlayan sağlık başvuruları hem duygusal hem de günlük yaşam üzerinde önemli bir yük oluşturabiliyor. Erken tanı ise bu sürecin seyrini önemli ölçüde değiştiriyor. Doğru değerlendirmeyle uygun medikal beslenme tedavisine zamanında başlanabiliyor; semptomlar daha etkin yönetilirken bebeğin büyüme ve gelişimi destekleniyor.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: Kampanyanın “Her belirtinin bi’ nedeni var” yaklaşımı, ebeveynleri küçük işaretleri yeniden düşünmeye davet ediyor. Mesajı kurarken, aileleri kaygılandırmadan dikkatli olmaya teşvik etme dengesini nasıl gözettiniz?
Cenk Kurt: Projemizi tasarlarken en çok önem verdiğimiz nokta, ailelerde kaygı uyandırmadan bilinçli bir farkındalık yaratmaktı. Bu nedenle kampanyamızı “Her belirtinin bi’ nedeni var” yaklaşımı üzerine kurguladık. Bu yaklaşım, ebeveynleri bebeklerindeki küçük işaretleri ciddiye almaya ve zamanında fark etmeye davet ederken, aynı zamanda her belirtinin tek başına İSPA anlamına gelmediğini de vurgulayarak gereksiz endişenin önüne geçmeyi hedefliyor. Gaz sancısı, kolik, cilt döküntüleri gibi belirtiler bebeklik döneminde farklı nedenlerle de görülebilir. Önemli olan, bu belirtilerin tek başına varlığı değil; süresi, sıklığı ve bir bütün olarak değerlendirilmesidir. Vermek istediğimiz temel mesaj, her belirtiden endişe duymak değil; olağan dışı ya da devam eden belirtileri zamanında fark ederek sağlık profesyonellerine danışmaktır. Çünkü bazen küçük görünen bir işaret, zamanında fark edildiğinde bebeğin sağlığı açısından önemli bir fark yaratabiliyor.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: Proje ebeveynler ile sağlık profesyonelleri arasında bir “bilgi köprüsü” kurmayı hedefliyor. Her bir grup için planlarınız nelerdir farkındalıklar konusunda?
Cenk Kurt: İnek sütü proteini alerjisinde erken tanı farkındalığını artırmanın tek bir paydaşın sorumluluğunda olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle sağlık profesyonelleri, bilimsel dernekler and ebeveynleri aynı çerçevede buluşturan bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda ebeveynlere yönelik eğitim çalışmalarımızı yıllık 11 milyon tekil ziyaretçisi* ile Türkiye’nin en büyük dijital anne-bebek platformu olan İlkadımlarım platformu üzerinde paylaşıyor; ailelerin günlük hayatta karşılaştıkları belirtileri doğru yorumlayabilmelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Sağlık profesyonelleri tarafında ise bilimsel dernekler ve uzman hekimlerle iş birliği içinde çalışıyor, güncel bilimsel bilgilerin paylaşılmasına katkı sunan platformları destekliyoruz. Türkiye Milli Pediatri Derneği’nin bilimsel çatısı altında gerçekleşen Çocuk Hekiminin Bir Günü Eğitim Toplantısı da bu açıdan çok değerli bir zemin sundu. Gerçek yaşam senaryoları ve olgu bazlı tartışmalar üzerinden ilerleyen bu bilimsel buluşma, pediatri pratiğinde erken tanı ve doğru yönlendirme konusunda ortak bir farkındalık zemini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde de dijital içerikler ve bilimsel iş birlikleriyle daha fazla aileye ve sağlık profesyoneline ulaşmayı hedefliyoruz.
*Mart 2023-Mart 2024 aylık Similar Web uygulaması verilerine göre en çok trafik alan markalı anne bebek sitesi.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: Nutricia Türkiye’nin toplum sağlığı alanındaki sorumluluk yaklaşımını alabilir miyiz?
Cenk Kurt: Nutricia Türkiye olarak insanı merkeze alan yaklaşımımızla toplum sağlığına değer üretmeyi temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu bakış açısıyla medikal beslenmeyi, tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor; bilimsel bilgi üretimini, sağlık profesyonelleriyle kurduğumuz iş birliklerini ve toplumda farkındalık oluşturan projeleri birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım; inek sütü proteini alerjisinden kalıtsal metabolik hastalıklara, pediatrik beslenmeden diğer uzmanlık alanlarımıza kadar tüm çalışmalarımıza yön veriyor. Amacımız; erken tanıyı desteklemek, güvenilir bilimsel bilginin yaygınlaşmasına katkı sunmak ve ailelerle sağlık profesyonelleri arasında güçlü bir bilgi paylaşımı oluşturmak. Bu doğrultuda toplum sağlığına katkı sağlama sorumluluğunu, belirli dönemlerde yürütülen farkındalık kampanyalarının ötesinde, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yolculuk olarak görüyoruz. Bilimsel temele dayanan, farklı paydaşları aynı hedef etrafında buluşturan projeler geliştirmeye devam ediyoruz. “Bi’ Nedeni Var” projesi de bu yaklaşımımızın güncel örneklerinden biri.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: “Bi’ Nedeni Var” projesinin uzun vadede yaratmasını umduğunuz kalıcı etki nedir?
Cenk Kurt: Bizim en büyük hedefimiz, İSPA konusunda kalıcı bir farkındalık kültürü oluşturabilmek. Ebeveynlerin bebeklerinde gözlemledikleri belirtileri daha bilinçli değerlendirmesi ve ihtiyaç duyduklarında bir sağlık profesyoneline zamanında başvurması, uzun vadede görmek istediğimiz en önemli davranış değişikliği. Bunun doğal sonucu olarak daha fazla çocuğun doğru zamanda tanı almasına ve uygun medikal beslenme tedavisiyle buluşmasına destek olmayı hedefliyoruz. Bizim için “Bi’ Nedeni Var”, tek seferlik bir iletişim kampanyasından çok, toplumda kalıcı bir bilinç oluşturmayı amaçlayan uzun soluklu bir yolculuk.
Dr. Ahmet Kemal Kardan: Son olarak, bu kampanyayla küçük belirtileri fark etmekte tereddüt eden ebeveynlere ve ön saftaki sağlık profesyonellerine iletmek istediğiniz tek bir mesaj olsaydı, bu ne olurdu?
Cenk Kurt: Vermek istediğimiz mesaj tek: Her belirtinin bi’ nedeni var. Ebeveynler, bebeklerini en yakından gözlemleyen kişiler. Sağlık profesyonelleri ise bu gözlemleri bilimsel bilgi ve deneyimleriyle doğru şekilde değerlendiren en önemli paydaşlar. Bu nedenle erken tanıya giden yol, ailelerin dikkati ile sağlık profesyonellerinin uzmanlığının buluştuğu noktada başlıyor. Nutricia Türkiye olarak “Bi’ Nedeni Var” projesiyle bu ortak farkındalığı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü bazen küçük görünen bir belirti, zamanında fark edildiğinde bir çocuğun yaşamında büyük bir fark yaratabiliyor. Her belirtinin bi’ nedeni var; önemli olan onu doğru zamanda fark edip doğru uzmanla değerlendirmek.
WinAlly: Bebeklerimizin sağlıklı geleceği için erken tanının hayati önemini bir kez daha gözler önüne seren bu kıymetli paylaşımları ve toplumsal farkındalığa katkı sağlayan “Bi’ Nedeni Var” projesi için Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü Cenk Kurt’a teşekkür ederiz. WinAlly ailesi olarak, toplum sağlığını ve çocuk gelişimini destekleyen bu anlamlı yolculukta kendilerine ve tüm çalışma arkadaşlarına başarılar dileriz.



















