Psikedelik terapiler, zihinde imge oluşturamayan aphantasia bireylerinde “görsel hayal gücünü” tetikleme iddiasıyla bilim dünyasında heyecan yarattı. Ancak uzmanlar, bu yeni imge deneyiminin duygusal yükünü ve potansiyel psikolojik riskleri de vurgulayarak, bilgilendirilmiş onam süreçlerinin kapsamının genişletilmesi çağrısında bulunuyor. Aphantasia, zihinde görsel imge oluşturamama durumudur. Bu kişilerin zihin gözü kapalıdır; ne okuduklarında ne de düşündüklerinde “gözlerinin önünde” bir sahne canlandıramazlar.
Afantazi hastalarında görsel imgelerin “açılmasının” veya nörotipik bireylerde güçlendirilmesinin ruh sağlığını nasıl etkileyebileceği henüz bilinmemektedir!!!
“Diversity makes the richness of humanity”: The emergence and persistence of mental imagery after self-reported psilocybin truffles intake in an autistic woman with “blind imagination” (aphantasia): A 33-month retrospective case report
Psychedelic-assisted terapi uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bazı danışanlarda zihnin gözünün açıldığına dair raporlar artıyor. Araştırmacılar, aphantasia hastalarında psikedelik maddelerin tek doz sonrası bile kalıcı görsel imge deneyimi yaratabileceğini bildirirken, olası yan etki ve etik boyutlara dikkat çekiyorlar.
Journal of Psychedelic Studies’de yayımlanan 33 aylık retrospektif vaka raporu, otistik ve aphantasia tanılı 34 yaşındaki bir kadının psilocybin trüfleri sonrası hayatında ilk kez zihninde canlı görseller oluşturduğunu ortaya koydu. Vividness of Visual Imagery Questionnaire (VVIQ) puanı, tedavi öncesi 16’dan tek doz sonrası 80’e yükseldi; 12 aylık kontrolde 59, 33 aylık takipte 68 olarak kaydedildi.
Bu fenomenin altındaki mekanizmalar da irdelendi. Psilocybin ve benzeri serotoniner 5-HT₂A reseptör agonistlerinin, nöroplastisiteyi destekleyerek sinaptik bağlantı yoğunluğunu artırdığı; büyük ölçekli beyin ağları arasındaki iletişimi yeniden yapılandırdığı ve görsel korteks aktivitesini güçlendirdiği gösterildi. Araştırmacılar, bu değişimlerin aphantasia bireylerinde gizli kalmış “imge kapasitesini” ortaya çıkarabileceğini öne sürüyorlar.
Güçlü görsel imge, düşünceleri duygusal olarak kuvvetlendiren bir işlev görüyor. Bu durum, travmatik içeriklerin intrüzif (istikrarsız) hatırlamalara dönüşme ve PTSD flaşbekleri, depresyon atakları veya intihar odaklı düşünceler gibi ciddi psikolojik riskleri tetikleyebiliyor. Bu nedenle, psikedelik terapi protokollerinde risk-fayda analizine imge kazanımı boyutunun mutlaka dahil edilmesi, hastaların potansiyel yan etkiler hakkında tam bilgi sahibi olmaları gerektiği vurgulanıyor.
Klinik uygulamalarda, terapistler ve araştırmacı gruplar aphantasia hastaları için psikedelik denemeler planlarken, mental imge artışının yaratacağı psikolojik etkileri önceden değerlendirmeli ve onam formlarına bu bilgileri net biçimde eklemeliler. Böylece katılımcılar, tüm olası sonuçları bilerek bilinçli karar verebilecekler.
Psikedelik terapi veya psikedelik destekli terapi, psilosibin, MDMA, LSD veya ketamin gibi psikedelik maddelerin kontrollü ve gözetimli kullanımını psikoterapi, danışmanlık ve diğer deneyimsel tekniklerle birlikte içeren bir terapötik müdahale biçimidir. Bu terapiler, çeşitli ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele eden bireylere yöneliktir ve yapılandırılmış ve destekleyici bir klinik terapötik ortamda yürütülür.



















