The Lancet Digital Health dergisinde yayımlanan bu çalışma, Almanya’nın Dresden Teknik Üniversitesi’ndeki (TU Dresden) disiplinlerarası bir ekipten geliyor. Tıp, psikoloji ve bilgisayar bilimlerini bir araya getiren araştırmacılar, büyük dil modellerini (LLM) bir psikopatoloji birimi aracı olarak kullanıp kullanamayacaklarını inceledi. Sonuçlar, LLM’lerin ruh sağlığı araştırmalarında hem etik hem de pratik kısıtları aşılabilecek ölçeklenebilir bir model sistemi yapılabileceğine işaret ediyor. Makalenin tam metni The Lancet Digital Health üzerinden erişilebilir.
Large language models as experimental systems in human psychopathology: a modelling study
Ruh sağlığı sorunlarının dünya çapında artmaya devam etmesi ve 2050’ye kadar 1,2 milyar insanı etkilemesi bekleniyor. Bilim insanlarının bu tablodaki engelleri, söz konusu eksikliklerin mevcut olması, daha iyi anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin saklanması için çalışıyor. Ancak ilaçların aksine, konuşma terapisine dayalı psikiyatrik müdahaleleri araştırması, hem pratik hem de etik açıdan ciddi zorluklar barındırıyor: Ne insan denemeleri ne de hayvan modelleri, incelenen bozuklukların tam karmaşıklığını yeterince birleştirebiliyor.
Bu kişilerin doldurulması amacıyla Dresden Teknik Üniversitesi’nden arındırılmış Else Kröner Fresenius Dijital Sağlık Merkezi’nden (EKFZ) bir araştırma ekibi, büyük dil modellerinin (LLM) insan psikolojisini programı aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağını sorguladı. Çalışma, 11 Haziran 2026 tarihinde The Lancet Digital Health dergisinde yayımlandı.
Altı Model, Yedi Duygu
Ekip, ChatGPT-4o ve çeşitli Llama seçenekleri de dahil olmak üzere toplam altı büyük dilde inceledi. Araştırmacılar, standartlaştırılmış metin girişleri aracılığıyla yedi farklı duygusal durum oluşturmayı modellerde hedefledi: korku, kaygı, öfke, tiksinti, üzüntü, endişe ve stres. Bu duygular, pek çok ruhsal bozuklukta kritik rol oynayan insan deneyimlerini kapsıyor.
Modeller bu duygusal durumlara ulaştıktan sonra araştırmacılar, söz konusu durumların normal düzeyde kişisel duygu düzenlemesiyle – örneğin bir nefes egzersizi aracılığıyla – çevrilerek çevrilemeyeceğini test etti. Ayrıca, belirli bir duygusal durumun modelde tetiklenmesinin, hataların aynı duygu deneyimiyle ortaya çıkan, ortaya çıkan tüyo hatalarıa — örneklerin sentetik araştırmalarından bilinen olumsuz cümle tamamlama hatalarıne — yol açmayı açmadığını değerlendirdi.
Modeller Duygu Sahibi Değil; Ancak Taklit Edebiliyorlar
Araştırma ekibi, LLM’lerin insanlarındaki gibi zihinsel durumlara sahip olmadıklarının çiziyor. Bununla birlikte, modellerin dili işleme biçimleri sayesinde bazı düşünce kalıplarını taklit edebildiğini ortaya koyuyor. Bu durumda, insanların ya da hayvanların üzerinde sağlıklı ya da etik açıdan sorunlu olan bazı parça testlerin bu modeller üzerinde saklanmasını mümkün kılıyor.
Çalışmanın başlarından, TU Dresden’deki PsychoDigital Araştırma Grubu’nun lideri Dr. Magdalena Wekenborg, disklere yönelik olarak şunları söyledi: “Bulgularımız, geniş dil modellerinin kontrollü insan duygu seçenekleri ve bunlara ait örüntüleri yeniden üretilip üretilebildiğini gösteriyor.
Klinik yapay zekâ alanında yetenekli olan ve Dresdner Üniversite Hastanesi’nde görev yapan Prof.
Sınırlılar ve Açık Sorular
Araştırmacılar, makalelerdeki bu yaklaşımın sınırlarını açıkça ortaya koyuyor. Büyük dil modellerinin kendi başına duygu sahibi olmadığı; Reaksiyonların eğitim verilerinden öğrenilen yapılara dayandığını belirten yapay zekânın insanlaştırılmasının amaçlanmadığını vurguluyorlar. Bulguların insan davranışına ne ölçüde aktarılabileceği ve modellerin iç sürümünün nasıl yorumlanacağı ise araştırmacıların yanıtlarını bekleyen açık sorular olarak işaretlenmiş konular arasında yer alıyor.
Araştırma ekibi, Yüksek Lisans’ları kişilerin bulunduğu yerde alabilecek araçlar olarak değil; Erken araştırma koşullarının hipotezlerin üretildiği ve daha verimli planlama desteği sağlayacak tamamlayıcı bir yöntemle konumlandırıldığı görülüyor.
Bulgular, The Lancet Digital Health’in 2026 yılında yayımladığı bölümüyle kamuoyuyla paylaşıldı.
Kaynak: Wekenborg MK, Michels EAM, Kurze G, Kropp ML, Wolf F, Harzbecker J, Wiest IC, Kather JN. İnsan psikopatolojisinin modelleri olarak büyük dil modelleri: bir modelleme çalışması. The Lancet Digital Health, 2026. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2589750026000373



















