Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti, Denetleme Kurulu Üyeleri, Bölge Eczacı Odalarının başkanları ve yöneticilerinin katılımı ile; geçen hafta açıklanan ilk defa ve yeniden atama kurasına ilişkin olarak Türk Diş Hekimleri Birliği Başkan ve yöneticileri ile birlikte Sağlık Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yaptı.
Merkez Heyeti adına açıklama yapan Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. M. İrfan Demirci şunları söyledi:
“Bugün Türk Eczacıları Birliği, Bölge Eczacı Odası başkanlarımız ve çok sayıda meslektaşlarımızın katılımıyla kaygımızı, yaşadığımız mağduriyet karşısındaki haklı isyanımızı ve üzüntümüzü kamuoyu ile paylaşmak için bir aradayız. Ve yine bugün yalnız biz eczacılar değil, beyaz önlüklerinin onurunu ve halk sağlığına hizmet etme kararlılığını göğsünde taşıyan diş hekimleri ve eczacılar olarak yan yanayız. Birlikte sesimizi ve haklı taleplerimizi Sağlık Bakanlığı’nın önünden duyurmak için toplandık.
Sağlık Bakanlığı’nın geçen hafta açıkladığı ilk ve yeniden atama kurası kapsamında açılan kadro sayılarının son derece yetersiz kaldığını gördük. Açıklanan sayılara göre bu yıl eczacı ve uzman eczacı olarak toplam 618 meslektaşımız için atama yapılmış olacak. Bu sayılar atama bekleyen binlerce meslektaşımızın beklentilerini karşılamaktan çok uzak. Sayılardaki azlığı yalnızca taleplerin karşılanması noktasında değil sağlık hizmetlerinin ihtiyaçlarının yeterliliği açısından da değerlendirmek gereklidir. Çünkü eczacılar, yalnızca ilacın temininden sorumlu sağlık meslek mensupları değildir. Hastanelerde eczacılık hizmetleri, sadece ilaç dağıtmaktan ibaret değildir.
Eczacı; ilacın hastaya doğru, güvenli ve rasyonel şekilde ulaştırılmasının en büyük güvencesidir. İlacın güvenli, etkili ve akılcı kullanımının sağlanmasında doğrudan sorumluluk üstlenen eczacılar, sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Yine aynı biçimde bakanlığın farklı birimlerinde ilaç eczacılık hizmetlerinin sunumunun yönetiminde önemli sorumluluklar üstleniyorlar. Kadro yetersizliği sebebiyle daha da görünür hale gelen ve bugün daha da derinleşen sağlık alanındaki istihdam sorunu, sağlık insan gücü planlamasının doğru yapılamamasından hazırlanan raporların dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır. Üstelik bu istihdam sorunu bir anda da ortaya çıkmadı. Yıllardır eczacılık fakültelerinin ve öğrenci kontenjanlarının herhangi bir insan gücü planlamasına dayanmadan artırılmasının yanlış olduğunu söyledik. Bunun ileride ciddi işsizlik sorununa yol açacağı konusunda defalarca uyarıda bulunduk.
Ne yazık ki bu uyarılarımız yıllarca dikkate alınmadı, karşılık bulmadı.
Bugün bu plansızlığın bedelini, yıllarını eczacılık eğitimine vermiş, mesleğini yapmak isteyen ama yapamayan meslektaşlarımız ödüyor.
İşte buna, bu sonuca isyan ediyoruz.
Türk Eczacıları Birliği olarak İŞKUR iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz proje kapsamında, bugüne kadar 1800 meslektaşımızın toplum eczanelerinde istihdam edilmesini sağladık.
Bugün yaklaşık 31 bin eczanemizdeki eczacı meslektaşımıza ek olarak (yardımcı eczacı olarak) 7 bine yakın meslektaşımız da eczacılık hizmeti veriyor. Yani geldiğimiz noktada, toplum eczanelerinde istihdam edilen eczacı sayısı, kamu kurumlarında görev yapan eczacı sayısına ulaşmış durumda.
Bu tablo aynı zamanda toplum eczanelerinin eczacı istihdamında ne denli önemli sorumluluk üstlendiğini de ortaya koyuyor.
Ancak diğer taraftan göz önüne alınması gereken bir durum daha var. Eczacılık fakültelerinde yaklaşık 25 bin öğrenci öğrenim görüyor ve her yıl yaklaşık 4 bin öğrenci mezun oluyor.
Bu tablo bize çok açık şunu gösteriyor: Mevcut istihdam politikalarıyla bu sorunun üstesinden gelemeyiz!
Eczacılık alanının eğitimden istihdama uzanan bütüncül bir planlamayla ihtiyaç duyduğu çok açıktır.
Bir tarafta iş bekleyen binlerce meslektaşımız, diğer tarafta eczacının bilgi ve birikimine ihtiyaç duyan sağlık hizmetleri var.
Bu bağlamda yetkililerden acilen şu adımları atmasını talep ediyoruz:
· Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, üniversite hastanelerinde, klinik eczacılık hizmetlerinde, evde sağlık hizmetlerinde, farmakovijilans birimlerinde ve Sosyal Güvenlik Kurumunda eczacı istihdamının artırılması gerekiyor.
· Ceza infaz kurumlarında ihtiyaç duyulan eczacı kadroları açılmalı, özel hastanelerdeki eczacı istihdam standartları da kamudaki standartlarla uyumlu hâle getirilmelidir.
· Özel hastanelerde yatak başına düşen eczacı sayısının kamu hastaneleriyle eşit düzeye getirilmesi de gereklidir.
· Çünkü bu konu aynı zamanda hastalarımızın güvenli, etkili ve nitelikli ilaç hizmetine erişimiyle de doğrudan ilgilidir.
· Yanı sıra ilaç sanayinde eczacıların etkin bir biçimde görev alabilmeleri için kamusal destek sağlanmalıdır.
· Öte yandan eczacılık fakültelerinin sayısı ve mevcut fakültelerin kontenjanlarının belirlenmesi konusunda da artık gerçekçi, bilimsel ve uzun vadeli bir planlama yapılmalıdır.
Nitelikli sağlık hizmeti, değer gören sağlık çalışanları ile mümkündür.
Bugün burada; Sağlık hizmetinin bir bütün olduğunun bilinciyle,
• Fakültelerinden mezun olurken ettikleri yeminlere sadık kalan
• ve sağlık sisteminin bir ekip ruhuyla yürütülmesi gerektiğine inanan sağlık profesyonelleri olarak buradayız.
Tekrar ediyoruz, sağlık hizmet sunumu ekip ruhuna dayanır. Eczacısından diş hekimine, hekiminden hemşiresine kadar tüm sağlık çalışanları sunulan hizmetin bir ekip çalışması olduğunu bilir. Bu bilinçle hizmet sunar. Bu sağlık hizmeti ekibi sağlık insan gücü planlamasına dayanır. Sağlık insan gücü planlaması Sağlık Meslek Örgütleri, Yüksek Öğretim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ortak bir şekilde hazırlanmalıdır.
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var.
Türk Eczacıları Birliği olarak üzerimize düşeni yapmaya, genç meslektaşlarımızın yanında ve onların sesi olmaya devam edeceğiz. Ancak bugün yaşadığımız sorunun ortaya çıkmasında, kamu tarafından geçmişte alınan kararların önemli bir payı var. Dolayısıyla çözümünde de kamunun çok daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Çünkü bu istihdam sorunu yalnızca eczacıların ve meslek örgütünün çözmesi beklenebilecek bir konu değildir.
Eczacıların bilgi ve birikimini sağlık hizmetlerine daha fazla dâhil etmek, toplum sağlığına yapılan bir yatırımdır. Sağlık sistemimizin ihtiyaçları ile meslektaşlarımızın istihdam beklentilerini buluşturacak planlamanın kamu otoritesi tarafından hayata geçirilmesi bir zorunluluktur.
Türk Eczacıları Birliği olarak, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları, giderek büyüyen eczacı işsizliği ve atama sorununa çözüm üretmeye, eczacı istihdamını artıracak somut adımlar atmaya, soruna sahip çıkmaya, kadro ve atama sayılarını artırmaya davet ediyoruz. Meslektaşlarımız ve mesleğimiz adına sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Katıldığınız için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.”



















