Merhaba Sevgili Dostlarım,
Hemen hemen her konuda, yapay zekâ uygulamalarının günden güne ön planda olduğu iş dünyamızda, kurumsal ayak izlerine (Karbon + Su + Sera Gazı Vs.), yazının başlığında yer alan yeni yeni kavramların ilave olduğunu görmekteyiz. (Bu özel kavram, bendenize aittir!😊)
YMM ve E. Vergi Müfettişi Sn. İbrahim Çelik’in MuhasebeTR de yayınlanan “Devlet Gördüğü Kadarını Vergilendirir! Toplum 1.0’dan Toplum 5.0’a ( Verginin ve Beyan Esasının Hikâyesi)” başlıklı yazısında belirttiği…
“Ülkemizde 1998 yılında VEDOP (Vergi Daireleri Tam Otomasyon Projesi) ile başlayan ve 1998/2000 (VEDOP 1) + 2004/2006 (VEDOP 2) + 2007/2009 (VEDOP 3) ve de 2023 (VEDOP 4) aşamalarıyla devam eden, Vergi Dairelerinin İç İşleyişi; Beyanname Kabulü + Tahsilat + Tarh… Gibi işlemler, adım adım kâğıttan elektronik ortama taşındı!
E-Fatura + E-Arşiv + E-Defter+ E-İrsaliye + E-Serbest Meslek Makbuzu + Vs. uygulamaları ile Mali İdarenin kullandığı Yapay Zekâ Uygulamalarında (Kurgan + Kaşif + Meva + Mihenk + Vs.) Türkiye, bu dönüşümü çok hızlı ve kapsamlı olarak yaptı. Bir mükellefin ticari hayatı, artık beyanname verilmeden çok önce Mali İdarenin Veri Tabanı’nda oluşmaya başladı!
KURGAN; Vergi Denetim Kurulu’nun 1 Ekim 2025’te devreye aldığı bir uygulama olup, E-fatura + E-defter + Banka hareketlerini ve Envanter Kayıtlarını, gerçek zamanlı karşılaştırarak yanıltıcı belge kullanımını ve stok uyumsuzluklarını tespit edebilen bir sistem!
KAŞİF; GİB ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın birlikte geliştirdiği, büyük veri üzerinde anomali (Normalden Sapma + Kural Dışı) tespit ederek, her mükellefi bir risk skoruyla değerlendiren, kamuoyu tarafından ‘Yanıltıcı Belge Avcısı Yapay Zekâ’ olarak anılan özel bir platform!
MEVA (Mekânsal Veri Analiz Sistemi); Tapu + Kredi + İlan ve Değerleme verilerini coğrafi bilgi sistemiyle birleştirerek, gayrimenkul alım satımlarında beyan edilen değer ile gerçek piyasa değeri arasındaki farkı ortaya çıkartan bir uygulama!
MİHENK ise transfer fiyatlandırması ve kazanç aktarımı (Fiyat + Maliyet + Kârlılık + Satış Hacmi ve Sektörel Marjlar / Arasındaki olağan dışı sapmalar) risklerini; büyük veri analitiğiyle (LLM) tarayan, en yeni katman olarak 12.08.2026’da devreye giren sistem!
Dördü birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şu…
Devletin görme ve takip kabiliyeti, artık tek bir noktadan değil; İşlemler + Taşınmazlar + Banka Hareketleri ve İlişkili Kişilerle Grup İçi Transfer Fiyatlandırması gibi, birçok veri tabanı ve katmanından, eş zamanlı besleniyor…”
Şeklindeki açıklamalar, şirketlerin veya kurumların; yapay zekâ destekli finansal ayak izleri olarak, konunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor!.. (LLM Large Language Model / Büyük Dil Modeli’nin yeni Türkçe açılımı; eLaLeM ne diyor?😊PhD. Dr. Metin Örnek’e teşekkürler!)
Kısaca “Finansal Ayak İzi”; Kurumların veya İşletmelerin, mali dijital sistemlerde bıraktıkları, kaydedilebilen ve analiz edilebilen, tüm veri izlerini ifade etmekte!
Dolayısıyla ortaya çıkan tablo; Mali İdarelerin tarih boyunca, görebildiğini vergilendirdiği ve teknoloji geliştikçe, görme kabiliyetinin arttığıdır!
Bu nedenle Finansal Ayak İzi, Devletin; ekonomik faaliyetleri, görünür ve takip edilebilir hale getirmesini sağlayan, yeni nesil veri kaynağı olarak düşünülebilir!..
Hemen hemen her gün ve her konuda, yeni yeni dijital gelişmelerin ve dönüşümlerin yaşandığı günümüz çalışma hayatında, Sizlerinde çok iyi bildiği gibi finansal ayak izlerinin önemli aktörleri arasında şimdilik;
*) E-fatura ve E-arşiv kayıtları!
*) Banka hareketleri ve POS işlemleri!
*) Tapu ve araç alım satım kayıtları!
*) Dijital platformlar üzerinden yapılan ödemeler!
*) Yazılım sistemlerinde oluşan ticari kayıtlar!
*) Geleceğe yönelik senaryolarda sosyal medya paylaşımları!
*) Reklam + Halkla İlişkiler + Çalışanlar ve Diğer Çevrimiçi Davranış Verileri… Bulunmakta!
Bu bağlamda, örneğin bir işletme satış yaptığında oluşturduğu; E-fatura + Banka hesabına gelen ödeme + Muhasebe kayıtları, hep birlikte onun finansal ayak izini ortaya koymakta!..
Devlet bu izleri dijital ortamlarda bir araya getirerek mükellefin faaliyetlerini görebilir, izleyebilir, beyanlarla karşılaştırabilir ve risk analizleri yapabilir!
Ayrıca, Finansal Ayak İzi; bir şirketin veya kurumun, dijital ortamda gerçekleştirdiği işlemler sonucunda, geride bıraktığı ve analiz edilebilir hale gelen, veri izlerinin toplamıdır. Bu izler, Devletin görme ve takip kabiliyetini artıran ve de vergilendirme süreçlerini, beyana bağımlı olmaktan çıkaran temel faktörlerden birisidir!..
Finansal Ayak İzleri konusundaki, bu gelişmelerin Ülkemizdeki bir diğer somut karşılığı da, VDK Vergi Denetim Kurulu’nun 2025’te başlattığı, yapay zekâ destekli “Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı” dır!
Program; büyük ve orta ölçekli şirketlerin ortaklarını, gelir beyanları ile harcama düzeyleri uyuşmayanları ve hiç gelir vergisi beyannamesi vermeyen yüksek gelir gruplarını hedef alıyor.
Klasik bir vergi incelemesi değil, ama incelemeye dönüşebilen bir gözetim aşaması…
Mükellefe önce bir yazı gönderiliyor ve daha sonra kendi beyanını gözden geçirmesi isteniyor.
Denetimlerin; örneklemden (Büyük bir gruptan belli kriterlere göre seçilen ve o grubu temsil etme yetkisine sahip daha küçük alt grup) örüntüye (Nesnelerin ve rakamların veya olayların belirli bir kurala göre, düzenli bir şekilde birbirini takip ederek sıralanması) kaydığı tezinin, en somut kanıtı da tam olarak burada ortaya çıkıyor!
Gözetim ve Uyum Programı; tek tek şikâyet ya da ihbarla değil, gelir/harcama uyumsuzluğunu tarayan bir modelle (LLM) besleniyor!..
Öte yandan, “Çapraz Kontrol ve Anlık Veri Transferleri (GİB + Banka + Tapu Daireleri + Noter Entegrasyonları); Kişilerin + Şirketlerin + Kurumların, beyan esasını dikkate almayan bir diğer uygulama örneğidir.
POS Cihazı Hareketleri + Banka Transferleri + Araç/Gayrimenkul Alım/Satımları ve Dijital Platform Ödemeleri; GİB tarafından anlık olarak, izlenmekte ve işlenmektedir.
Mali İdarelerin, mükelleflerden daha fazla ve daha hızlı bilgiye sahip olması; beyan edilmeyen tutarların anında “İzaha davet” veya “Otomatik tarhiyat” konusu yapılmasına, yol açmaktadır!
Bu durum da, Beyan’ın; gönüllülük esasına değil, tam denetime dayanmasına neden olur!..
Daha mutlu bir gelecek için, tüm mükelleflerin, şirketlerin ve kurumların, finansal ayak izleri konusunda; dijital gelişmeleri ve dönüşümleri yakından takip ederek, her zaman net ve pozitif verilerle yol alması dileğiyle…
Sevgi ve saygılarımla


















