Türkiye’nin ilaç geliştirme ekosistemi açısından tarihi bir eşik aşıldı. RS Research tarafından geliştirilen RS-0139, keşiften kliniğe ulaşan ilk özgün ilaç adayı olarak Faz 1 klinik araştırmasını başarıyla tamamladı. Bu başarı, yalnızca bir molekülün klinik yolculuğu değil, aynı zamanda ülkemizin biyoteknoloji girişimciliğinde küresel ölçekte söz sahibi olabileceğinin güçlü bir göstergesidir.
Biyoteknoloji girişimi RS Research, hedefli kemoterapiye yönelik akıllı nanoilaçlar geliştiren ilaç taşıyıcı platform teknolojisinin öncü ürünü RS-0139’un Faz 1 klinik araştırmasını başarıyla tamamladığını duyurdu. Solid tümörlerde yürütülen bu araştırma, SBÜ Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Koç Üniversitesi Hastanesi iş birliğinde gerçekleştirildi.
İlaç adayı RS-0139, T.C. Sağlık Bakanlığı denetiminde yürütülen çalışmalar sonucunda klinik onay aldı ve Teknopark İstanbul’da GMP sertifikalı tesislerde üretildi. Bu gelişme, RS Research’ün platform teknolojisinin klinik doğrulaması niteliğini taşırken, şirketin portföyündeki diğer ilaç adaylarının da potansiyelini ortaya koyuyor.
Kurucu ortaklardan Prof. Dr. Rana Sanyal, erken dönem araştırmalardan klinik aşamaya kadar uzanan süreçte çok sayıda paydaşın emeğine dikkat çekerek, güçlü bir ekosistemin bilimsel araştırmaların insana ulaşmasındaki belirleyici rolünü vurguladı. Dr. Sena Nomak, Faz 1’in başarıyla tamamlanmasının uluslararası büyüme yolculuğunda kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Dr. Gülşah Nomak ise klinik araştırmaların gönüllü hastalara yenilikçi tedavilere erken erişim sağladığını ve Faz 2 aşamasına geçiş için kapı araladığını ifade etti.
Bu süreç, TÜBİTAK HAMLE Programı desteği ve Gen İlaç, Eczacıbaşı Momentum, İstanbul Portföy, ACT Venture Partners gibi yatırımcıların katkılarıyla mümkün oldu. RS Research, ayrıca Avrupa İlaç Ajansı KOBİ statüsü kazanarak küresel büyüme yolunda önemli bir adım attı.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından kamuoyuna duyurulan bu başarı, Türkiye’nin ilaç inovasyonu alanındaki potansiyelini gözler önüne seriyor. RS-0139’un klinik yolculuğu, ülkemizin biyoteknoloji girişimciliğinde küresel ölçekte görünürlüğünü artıracak.



















