Psilosibin üzerine yapılan araştırmalar, son yıllarda psikiyatrik tedavilerde devrim niteliğinde sonuçlar ortaya koyuyor. Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’dan bilim insanlarının yürüttüğü bu çalışma, tek doz psilosibinin bile beyinde uzun süreli yapısal ve fonksiyonel değişiklikler yaratabileceğini gösterdi. Bulgular, depresyon ve anksiyete tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. Ancak uzmanlar, klinik uygulamaların güvenlik ve etik çerçevede ilerlemesi gerektiğini vurguluyor.
Human brain changes after first psilocybin use
Psikedelik maddelerin akut beyin fonksiyonu ve uzun vadeli davranış üzerinde güçlü etkileri vardır, ancak kalıcı fonksiyonel ve anatomik beyin değişikliklerine de neden olup olmadıkları büyük ölçüde bilinmemektedir. 28 sağlıklı, tamamen psikedelik madde kullanmamış katılımcıyla yapılan keşif niteliğinde, plasebo kontrollü, denek içi elektroensefalografi (EEG) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) çalışmasında, tek bir yüksek doz (25 mg) psilosibin uygulamasından bir saat ila bir ay sonra anatomik ve fonksiyonel beyin değişiklikleri tespit edilmiştir. Bir ay sonra bilişsel esneklik, psikolojik içgörü ve iyilik halindeki artışlar görülmüştür.
Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada, daha önce psilosibin kullanmamış 28 sağlıklı gönüllü incelendi. Katılımcılara önce düşük doz (1 mg) psilosibin verildi, ardından bir ay sonra tek doz yüksek psilosibin (25 mg) uygulandı.
Araştırmacılar EEG, fMRI ve DTI yöntemleriyle beyin aktivitelerini ve yapısal değişiklikleri takip etti. Bulgular, psilosibin sonrası beyin entropisinin arttığını, yani beynin bilgi işleme esnekliğinin yükseldiğini ortaya koydu. Katılımcılar daha yüksek mutluluk, psikolojik içgörü ve zihinsel açıklık bildirdi. Dahası, bu etkilerin bir ay sonra bile devam ettiği gözlemlendi.
Çalışmanın baş araştırmacısı Robin Carhart-Harris, psilosibinin “zihinsel esnekliği artırarak depresyon ve anksiyete tedavisinde kalıcı fayda sağlayabileceğini” belirtti. ScienceAlert’in aktardığına göre, bu bulgular psilosibinin yalnızca kısa süreli bir etki değil, uzun vadeli nörolojik değişim yaratabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, psilosibinin klinik kullanımı için daha geniş ölçekli ve kontrollü çalışmalar gerektiğini vurgularken, bu sonuçların psikiyatrik tedavilerde yeni bir paradigma oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Majör Depresif Bozuklukta Psikedelik Araştırmalar: DMT’nin Tek Doz Etkisi



















