Ana Sayfa Tıp&Sağlık Ksantelazma’nın Kardiyo-Serebrovasküler Olayların Gelişmesiyle İlişkisi

Ksantelazma’nın Kardiyo-Serebrovasküler Olayların Gelişmesiyle İlişkisi

Atardamarlarda yağ birikimiyle gelişen ateroskleroz (damar sertliği), genellikle herhangi bir semptom vermeden sessizce ilerleyerek kalp krizi ve inme gibi hayati tehlike oluşturan tablolara yol açmaktadır. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarının yürüttüğü ve hakemli tıp dergisi Atherosclerosis’te yayımlanan geniş kapsamlı yeni bir çalışma, göz kapakları çevresinde oluşan sarımsı plakların (ksantelasma) ciddi kardiyovasküler ve serebrovasküler olaylar için önemli bir erken klinik gösterge olabileceğini ortaya koydu.

Göz Etrafındaki Yağ Birikintileri (Ksantelazma) Ciddi Risk Taşıyor

Ateroskleroz, atardamarların iç duvarlarında yağ plaklarının birikmesiyle kan akışını kısıtlayan ve major tıbbi acillere yol açan bir tablodur. Belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle uzmanlar, erken teşhise yardımcı olacak klinik işaretler üzerinde araştırmalarını sürdürmektedir.

Stanford Üniversitesi Byers Göz Enstitüsü (Stanford University School of Medicine) ve iş birliği yaptığı kurumların araştırmacıları (Dr. Negin Yavari ve ekibi), göz kapaklarında veya çevresinde sarımsı kabarıklıklar ve plaklar şeklinde beliren ksantelazma (xanthelasma) lezyonlarını inceledi. Bu plaklar, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve diğer yağlarla dolup şişmesiyle meydana gelmektedir.

17 Bin Bin Hastalık Büyük Veri Analizi

İncelemede, elektronik sağlık kayıtları ağı TriNetX üzerinden ksantelasma teşhisi konmuş 17.925 erişkin hasta ile kontrol grubu olarak ksantelasması olmayan ve göz muayenesinden geçmiş aynı sayıda (17.925 kişi) presbiyopi (yakını görme bozukluğu) hastasının 10 yıllık verileri karşılaştırıldı. Geçmişinde kalp krizi (MİY), inme (strok) veya geçici iskemik atak (TİA) öyküsü bulunan bireyler çalışma öncesinde her iki gruptan da hariç tutuldu.

Elde edilen verilere göre, ilk 1 yıllık takip süresinde:

  • Kalp Krizi (MİY) Oranı: Ksantelasma grubunda %1,00 iken, kontrol grubunda %0,35 olarak kaydedildi.
  • İnme (Stroke) Oranı: Ksantelasma grubunda %0,95 iken, kontrol grubunda %0,30 oldu.
  • Geçici İskemik Atak (TİA) Oranı: Ksantelasma grubunda %0,60 iken, kontrol grubunda %0,19 olarak belirlendi.

Risk 5 ve 10 Yıllık Süreçte de Yüksek Seyrediyor

Uzun vadeli izlemlerde risk farkının devam ettiği gözlemlendi:

  • 5. Yılda: Kalp krizi oranı ksantelasma grubunda %2,26’ya karşılık kontrol grubunda %1,13; inme oranı %2,25’e karşılık %1,03; geçici iskemik atak oranı ise %1,60’a karşılık %0,74 olarak gerçekleşti.
  • 10. Yılda: Kalp krizi oranı %3,13’e karşılık %1,73; inme oranı %3,00’a karşılık %1,53; TİA oranı ise %2,00’a karşılık %1,13 olarak kaydedildi.

İki grup arasındaki tüm bu farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p < 0,0001) bildirildi.

Kan Yağ Düzeylerinden Bağımsız Bir Risk Faktörü

Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur; kanda anormal derecede yüksek yağ/kolesterol seviyelerine sahip olan ve olmayan ksantelasma hastalarında kardiyovasküler olay insidansının benzer oranlarda seyretmesidir. Bu durum, kandaki kolesterol yüksekliğinin süreçteki tek etken olmadığını ve ksantelasmanın bağımsız bir klinik risk markörü olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Göz çevresinde oluşan bu lezyonlar zararsız kabul edildiği için hastalar sıklıkla estetik kaygılarla dermatoloji uzmanlarına başvurmaktadır. Ancak araştırmacılar, ksantelasmanın arkasında teşhis edilmemiş veya kontrol altına alınmamış kardiyovasküler risk faktörlerinin bulunabileceğine dikkat çekerek; durumun erken fark edilmesiyle yaşam tarzı değişiklikleri ve koruyucu tıbbi yaklaşımların zamanında başlatılabileceğini vurgulamaktadır.

WinAlly.com; Tıp, Sağlık, Eczacılık ve İlaç Sektörü profesyonellerine yönelik kamu yararına sektörel bilgi, haber ve içerik sunmaktadır. Sitemizde yer alan içerikler kesinlikle tıbbi teşhis, tedavi veya doktor tavsiyesi yerine geçmez. Doğabilecek olası hukuki, klinik veya idari problemlerden WinAlly.com sorumlu tutulamaz. Tıbbi konularda lütfen bir hekime başvurunuz

 

Please follow and like us: