Ana Sayfa Hukuk&Etik Hekim Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Hekim Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Hekimlerin özel sağlık kurum ve kuruluşlarında 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren 5510 sayılı kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayacak olmaları dolayısıyla imzalatılmak istenen sözleşme örneklerinde, hekimlerin hak kaybına yol açabilecek veya tartışma yaratabilecek bazı düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Bu nedenle bazı hususlara dikkat çekilmesinde yarar görülmüştür.

1. Hekimin Görev Tanımı

Sözleşmelerde hekimlere işveren veya mesul müdürler tarafından verilecek “diğer görevlerin” de yerine getirileceği belirtilebilmektedir. Bu tür hükümler, hekimlerin görev tanımını belirsiz hale getirdiğinden sözleşmelerde yer almamalı, görev tanımı açık şekilde yapılmalı, hekimin kendi uzmanlık alanı içinde ve görev yaptığı servisinde hasta tanı ve tedavi işlemleri ve kayıtları ile sınırlı tutulmalıdır.

2. Çalışma Saatleri

Sözleşmede açıkça hangi gün ve saatler içinde çalışılacağı belirtilmeli, “işverenin belirleyeceği saatlerde” gibi muğlak ifadelere yer verilmemelidir.

3. Çalışma Yeri

Hekimin çalışma yeri sözleşmede açıkça gösterilmelidir. Aynı işverene ait bir başka özel sağlık kurum/kuruluşunda hekimin çalıştırılabilmesi, zorunlu durumlarla sınırlanmalı ve mutlaka hekimin muvafakatinin olması şartı konulmalıdır.

4. Ücret

Ücretin haftalık 45 saat (bundan az belirlendiği durumlarda belirlenen saat) karşılığı olduğu belirtilmeli, nöbet vb. fazla çalışmalar bunun dışında bırakılmalıdır.

Ücretin brüt değil, net olarak belirlenmesi; vergi dilimleri dolayısıyla yaşanacak gelir kayıplarını önleyeceğinden, sözleşmelerde “net” olduğunun açıkça belirtilmesi önerilmektedir.

Hekime ücrete ek olarak ödenecek prim, ikramiye vb. ödemelerin hangi hallerde, ne kadar ve ne zaman verileceği açıkça düzenlenmelidir.

Ücretin ödeneceği günün uzak tarih değil, o ayın son günü, bunun mümkün olmaması durumunda takip eden ayın ilk bşe günü içinde ödeneceğinin yazılmasının talep edilmesinde yarar vardır.

Ücretin altı aylık veya yıllık periyodlarda tarafların birlikte belirleyeceği oranda artırılacağı, artış oranının TÜFE oranının veya asgari ücrete yapılan zam oranın veya 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 298. maddesine göre belirlenen yeniden değerleme oranının altında kalmayacağı şeklinde hükümler konulmalıdır.

5. Nöbet/Fazla Mesai

Hekimin normal çalışma süresinin;

  • Haftalık 45 saat olarak belirlendiği durumda, bunu aşan her türlü çalışması (nöbet, ameliyatın uzaması dolayısıyla çalışma vb.) “fazla çalışma”;
  • 45 saatin altında belirlendiği durumlarda 45 saate kadar olan çalışma ise “fazla süre ile çalışma”dır.

Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz.

Her iki halde de hekim normal çalışma süresini aşan süre için, aylık ücretine ek olarak artırımlı hesaplanan ücreti de almaya hak kazanır. Bu nedenle sözleşmede belirtilen ücretin, fazla çalışma ücretini kapsadığı yazılmamalı, fazla çalışmalar için ek ücret ödeneceği belirtilmelidir. Ancak hekimin, 270 saate kadar olan fazla çalışmasının ücrete dahil olacağını kabul etmesi mümkün olup böyle bir durumda ancak 270 saati aşan fazla çalışma ücretinin talep edilebileceği bilinmelidir.

6. Ulusal Bayram ve Genel Tatil (UBGT) Günlerinde Çalışma

Böyle günlerde çalışılıp çalışılmayacağı sözleşmede açıkça belirtilebilir. UBGT çalışmaları hakkında açık hüküm yoksa, bu çalışma için hekimin muvafakati şarttır.

UBGT günlerinde çalışma karşılığı hekime günlük ücreti %100 artışlı ödenir. Bu çalışmalar karşılığı ödenecek ücretin, aylık ücrete dahil olduğu kayıtları esasen geçerli değildir. Bununla birlikte işveren ile ihtilaf yaşanmaması için UBGT çalışmalarının ücrete dahil olduğu şeklindeki hükümler sözleşme metninden çıkartılmalıdır.

7. İzinler

Verilecek yıllık ücretli izin süreleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nda öngörülen sürelerden az olamaz. Ancak bu süreler artırılabilir. İş Kanunu’ndaki süreden fazla belirlenmesi halinde açıkça yazılmalıdır.

Bazı sözleşmelerde yıl içinde kullanılmayan izin haklarının sonraki yıla devredilemeyeceği, ortadan kalkacağı gibi hükümler olsa da bu tür hükümler batıldır. Zira 4857 sayılı kanun uyarınca yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

Ayrıca bilimsel toplantılara katılmak üzere bir yıl içinde toplam 12 iş günü veya bir yıl içinde iki kereden az olmamak üzere etkinlik süresince hekimin katılımına izin verileceği, bu amaçla verilecek izinler dolayısıyla ücretinden herhangi bir kesinti yapılmayacağı da açıkça yazılmalıdır.

8. Fesih

Hekimlerin çalışma süresine göre fesih bildirimlerinin kaç hafta önce yapılması gerektiği 4857 sayılı İş Kanunu’nda gösterilmiştir. Bu süreler azaltılamaz, ancak artırılabilir. Hekim için önceden bildirim süresinin artırılması halinde karşılıklılık ilkesine göre işveren tarafından da aynı süre kadar önce bildirim yükümlülüğü koşulu istenmelidir.

Ayrıca nicelik ölçen performans (gelir getirici faaliyet) yetersizliği gerekçesiyle iş akdinin işveren tarafından feshedilebileceğine dair kayıtlar, sağlık hizmetinin gereğine uygun olmadığından ve hekimin özerkliğini ihlal edeceğinden kabul edilmemelidir.

9. Sözleşmenin Süresi

Sözleşmenin belirli süreli olabilmesi, ancak belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yapılabileceğinden, hekim ve özel sağlık kurum/kuruluşu arasındaki sözleşmeler, niteliği gereği belirsiz sürelidir. Sözleşmede belirli süreli sözleşme yazılması da bu durumu değiştirmemektedir.

10. Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası

Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası priminin yarısının özel sağlık kurum/kuruluşu tarafından ödeneceği yazılmalıdır.

11Delil Sözleşmesi

Uyuşmazlık halinde sadece hastane kayıtlarının esas alınacağına ve hekimlerin bunları peşinen kabul ettiklerine veya bu kayıtlara itiraz etmeyeceklerine dair delil sözleşmeleri kabul edilmemelidir.

12. Rekabet Yasağı

Hekimlerin, sağlık kurum/kuruluşundan ayrıldıktan sonra başka bir sağlık kurum/kuruluşunda çalışamayacağı şeklindeki hükümler, çalışma hakkını ölçüsüz kısıtladığından geçersizdir. Bununla birlikte belirli bir yerle veya zamanla sınırlı şekilde konulan hükümler, yargıda tartışma konusu olabildiğinden rekabet yasağına ilişkin hükümler sözleşmede hiç yer almamalıdır.

13. Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyeti

Hekimin tanıtım ve bilgilendirme faaliyeti içinde yer alması veya hekimin adının bu tür faaliyetlerde kullanılabilmesinin, ileride bu nedenle yaptırımlara maruz kalabileceği gözetilerek, ancak hekiminin onayı halinde mümkün olabileceğine dair hüküm konulmalıdır.

14. Önceki Çalışmalar

Daha önceden aynı işverene bağlı olarak hizmet sunulduğu halde, kağıt üzerinde açılan muayenehaneden veya şirketlerden hizmet alım sözleşmesi şeklinde yapılan sözleşmelerin de esasen 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen “hizmet sözleşmesi” olduğu hatırda tutulmalı; aynı yerde devam eden iş ilişkilerinde 4/a statüsüne geçişte imzalanacak iş sözleşmesine, önceki çalışmalarından doğan kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti alacağı vb. haklarından vazgeçildiğine veya bu haklarının bulunmadığına dair hükümler, ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda tartışma yaratacağından ve hak kaybına yol açabileceğinden kabul edilmemelidir.

Türk Tabipleri Birliği Hukuk Bürosu

Please follow and like us: