Gözlük veya kontakt lens kullanımına alternatif arayanlar için lazer tedavisinde doğru zamanı takvim belirlemiyor. Liv Hospital Ulus Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lale Beatrice Öktem, göz yapısının ve göz numarasının stabil olmasının önemine dikkat çekerek, “Lazer tedavisi herkes için aynı şekilde uygulanabilen bir yöntem değil. Gözün yapısı, korneanın özellikleri, göz numarası ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekiyor” diyor.
Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte gözlük ve kontakt lens kullanımına alternatif arayanlar için lazer tedavisi hakkında bilgi ihtiyacı doğabiliyor. Deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri nedeniyle tedaviyi erteleyenler, sonbaharla birlikte yeniden plan yapmaya başlıyor. Ancak tedavi için herkes açısından geçerli tek bir ideal mevsim bulunmuyor. Liv Hospital Ulus Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lale Beatrice Öktem, kararın mevsime göre değil, ayrıntılı göz muayenesinin sonuçlarına göre verilmesi gerektiğini söylüyor.
Sonbahar planlamayı kolaylaştırabilir
Sonbaharla birlikte günlük yaşamın daha düzenli hale gelmesinin işlem sonrası dinlenme sürecini ve kontrol randevularını planlamayı kolaylaştırabileceğini belirten Op. Dr. Öktem, bu durumun tek başına tedaviye uygunluk anlamına gelmediğini vurguladı.
Öktem, “Sonbahar aylarında günlük yaşamın daha düzenli hale gelmesi, işlem sonrasındaki dinlenme sürecinin ve kontrol randevularının planlanmasını kolaylaştırabilir. Ancak lazer tedavisi açısından asıl önemli olan mevsim değil, kişinin göz sağlığı ve tedaviye uygunluğudur” diye konuştu.
Göz numarasına bakmak yeterli değil
Excimer lazerin, korneanın şeklini kontrollü biçimde değiştirerek ışığın retina üzerinde doğru noktaya odaklanmasını sağlamayı amaçladığını ifade eden Öktem, yöntemin miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarının düzeltilmesinde kullanılabildiğini söyledi.
Uygun hastalarda gözlük veya kontakt lens ihtiyacının azalabileceğini ya da ortadan kalkabileceğini belirten Öktem, sonuçların kişiden kişiye değişebildiğine dikkat çekti.
Öktem, “Excimer lazer herkes için uygun bir tedavi olmayabilir. Bu nedenle yalnızca göz numarasına bakılarak karar verilmemesi gerekiyor. Gözün yapısı, korneanın özellikleri, göz yüzeyinin durumu ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek tedaviye uygunluk belirlenmeli” dedi.
Göz numarası değişmeye devam ediyorsa dikkat
Tedavi öncesinde göz numarasının yanı sıra korneanın kalınlığı ve şekli, göz yüzeyinin durumu ve genel göz sağlığının değerlendirildiğini belirten Öktem, bu ölçümlerin tedavi kararında belirleyici olduğunu ifade etti.
Özellikle göz numarasındaki değişimin sürmesi, bazı kornea hastalıkları ve tedavi edilmemiş göz kuruluğunun dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Öktem, “Göz numarasının değişmeye devam etmesi, bazı kornea hastalıkları veya tedavi edilmemiş göz kuruluğu gibi durumlarda tedavinin ertelenmesi ya da farklı seçeneklerin değerlendirilmesi gerekebiliyor” diye konuştu.
Denize, havuza ve spora dönüş zamanı kişiye göre değişiyor
Lazer tedavisi sonrasındaki iyileşme sürecinin uygulanan yönteme ve kişinin göz yapısına göre farklılık gösterebildiğini söyleyen Öktem, günlük aktivitelere dönüş planının da buna göre yapılması gerektiğini belirtti.
Öktem, “İşlem sonrasında hekimin önerdiği damlaların düzenli kullanılması, kontrollerin aksatılmaması ve gözlerin ovuşturulmaması önemli. Deniz, havuz, spor ve diğer günlük aktivitelere dönüş zamanı da uygulanan yönteme göre belirleniyor. Bu nedenle hastaların işlem sonrasında kendileri için verilen önerilere uymaları gerekiyor” dedi.
Kararı takvim değil, ayrıntılı muayene belirlemeli
Gözlük veya kontakt lens kullanımına alternatif arayan kişilerin lazer tedavisine karar vermeden önce ayrıntılı göz muayenesinden geçmesi gerektiğini hatırlatan Öktem, kişiye özel değerlendirmenin önemini vurguladı.
Öktem, “Lazer tedavisi herkes için aynı şekilde uygulanabilen bir yöntem değil. Gözün yapısı, korneanın özellikleri, göz numarası ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekiyor. Kişiye özel değerlendirme, tedavinin uygunluğunun ortaya konulması ve gerçekçi beklentilerin oluşturulması açısından önem taşıyor” açıklamasında bulundu.



















