Bu haber, JAMA Internal Medicine’de yayımlanan yeni çalışmanın bulguları ve Euronews’in bu çalışmayı aktaran haberine dayanılarak hazırlanmıştır; yalnızca bu iki kaynaktaki veriler kullanılmıştır. Okuyucuya doğru, doğrulanmış bilgi sunmak amacıyla bulguların yorumunu kaynaklara sadık kalarak aktarıyoruz.
The Rise in Early-Onset Cancer in the US Population—More Apparent Than Real
Son yıllarda art arda gelen bilimsel çalışmalar, tıp dünyasının ve kamuoyunun dikkatini genç nüfusta gözlenen erken başlangıçlı kanser vakalarındaki endişe verici artışa çekiyor. Bu yükselişin ardındaki nedenler tam olarak aydınlatılamasa da, yaşam tarzı, çevresel faktörler ve beslenme alışkanlıkları gibi potansiyel tetikleyiciler üzerinde duruluyor. Genç yetişkinlerde (15–49 yaş) bildirilen kanser vakalarının son yıllarda arttığına ilişkin veriler, artışın tümüyle yeni bir kanser salgını anlamına gelmediğini söylüyor!; önemli bir bölümünün daha hassas tarama, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve aşırı teşhisle ilişkili olabileceğini gösteriyor!
2000’den Sonra Doğanlarda Artış Daha Belirgin
ABD’de 2010 ile 2019 yılları arasındaki kanser eğilimlerini inceleyen büyük bir çalışma, özellikle 50 yaş altındaki bireylerde belirli kanser türlerinde önemli bir artış olduğunu ortaya koydu. JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan bu araştırma, 30-49 yaş arasındaki kişilerde, özellikle de 2000 yılından sonra doğan genç kuşakta, artan kanser vakası oranlarına dikkat çekiyor.
Araştırmaya göre, 2010-2019 döneminde en hızlı artış gösteren kanser türleri arasında mide ve kolon (kalın bağırsak) kanserleri bulunuyor. Ayrıca, erken başlangıçlı kolon kanseri vakalarının 20-49 yaş arası kadınlarda daha yaygın olduğu gözlemlendi. Bu yaş grubunda kadınlarda görülen artışın önemli bir nedeni olarak meme kanserindeki vakaların yükselişi de dikkat çekiyor.
Olası Nedenler: Yaşam Tarzı ve Çevresel Faktörler
Bu küresel eğilimin nedenlerini anlamaya çalışan uzmanlar, genç erişkinlerdeki bu artışın ardında yatan çok sayıda faktör olabileceğini belirtiyor. Vurgulanan en önemli potansiyel etkenler ise beslenme alışkanlıkları ve obezite.
Uzmanlar, gençler arasında giderek artan rafine gıdaların, şekerin, işlenmiş etlerin tüketimi ile bu kanser vakaları arasında bir ilişki olabileceğine işaret ediyor. Hareketsiz yaşam tarzı ve buna bağlı obezite oranlarının yükselişi, özellikle kolon kanseri başta olmak üzere birçok erken başlangıçlı kanser türünün riskini artırıyor.
Ayrıca, modern yaşamla birlikte artan uyku bozuklukları, alkol tüketimi, tütün kullanımı ve belirli çevresel toksinlere maruz kalma gibi etkenlerin de bu endişe verici yükselişte rol oynadığı düşünülüyor.
Önemli dip not:
Araştırmanın yazarları, erken başlangıçlı kanseri “gençlerde yeni bir salgın” olarak çerçevelemenin abartılı sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor; gereksiz teşhislerin hastalara duygusal, fiziksel ve mali yük getirebileceği ve sağlıklı genç yetişkinlerin gereksiz invaziv tedavilere maruz kalabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, verilerin yorumunda dengeli yaklaşılması gerektiğini; artan insidansın bir kısmının gerçekten tehlikeli hastalık artışını işaret edebileceğini, ancak büyük bölümünün tarama, görüntüleme ve tesadüfi bulguların sonucu olabileceğini ifade ediyorlar


















