Ana Sayfa Biyoteknoloji & Genetik FDA, Kan Kanseri Hastalarında Ciddi Komplikasyonları Önlemek İçin Donör Bağışıklık Hücrelerini Kullanan...

FDA, Kan Kanseri Hastalarında Ciddi Komplikasyonları Önlemek İçin Donör Bağışıklık Hücrelerini Kullanan Yeni Bir Tedaviyi Onayladı

Kan kanseri hastaları için kemik iliği veya kök hücre nakilleri hayati birer umut ışığı olsa da, donör hücrelerinin hastanın kendi dokularına saldırdığı kronik “graft-versus-host” hastalığı (cGVHD) bu sürecin en yıkıcı komplikasyonlarından biri olarak biliniyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), donörden alınan bağışıklık hücrelerini kontrollü bir şekilde kullanarak bu ciddi komplikasyonu önlemeyi amaçlayan Tregzi (orcellgogene lautoleucel) adlı yeni bir tedaviye onay verdi. Hücresel tıp alanında devrim niteliğinde bir adım olarak görülen bu onay, nakil sonrası hayatta kalma ve yaşam kalitesini artırmada tıp dünyasına çok güçlü bir veri sunuyor.

FDA Approves New Treatment That Uses Donor Immune Cells to Prevent Serious Complications in Blood Cancer Patients

SILVER SPRING, Md. — ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kan kanseri (lösemi, lenfoma veya miyelodisplastik sendrom) olan yetişkin hastaların donörden kök hücre nakli (allojenik hematopoetik hücre nakli) alması sonrasında gelişebilecek ciddi ve yaşamı tehdit eden komplikasyonları önlemek amacıyla Tregzi (orcellgogene lautoleucel) adlı tedaviyi onayladı.

Tregzi, kanserli hücreleri yok etmek amacıyla uygulanan yoğun kemoterapi veya radyasyon (miyeloablatif hazırlık rejimi) sonrasında, hastanın kan yapıcı sistemini yeniden oluşturmak için donörden alınan hücrelerin laboratuvarda işlenmesiyle üretiliyor. Bu tedavi, donörden alınan ve enfeksiyonlarla savaşan özelleşmiş bağışıklık hücreleri (T-hücreleri) ile kök hücrelerin (CD34+ hücreleri) belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen canlı bir hücresel süspansiyon olarak hastaya sunuluyor.

Kronik GVHD Riskini Çarpıcı Şekilde Azaltıyor

Allojenik nakillerin en büyük risklerinden biri, donörden alınan T-hücrelerinin hastanın (konağın) vücudundaki sağlıklı doku ve organları yabancı olarak algılayıp saldırmasıdır. “Graft-versus-host” hastalığı (GVHD) olarak adlandırılan ve kronikleştiğinde (cGVHD) organ yetmezliklerine yol açabilen bu durum, nakil başarısını gölgeleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Tregzi’nin içeriğindeki kontrollü hücre bileşimi, donör bağışıklık hücrelerinin hastanın vücuduna saldırma riskini en aza indirgemek üzere tasarlanmıştır.

FDA Onkoloji Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Dr. Richard Pazdur, onaya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Allogeneik kök hücre nakli geçiren kan kanseri hastaları için nakil sonrası ciddi komplikasyonları önlemek, hayatta kalma şansını ve yaşam kalitesini artırmak adına kritik öneme sahiptir. Bugün onaylanan tedavi, kronik graft-versus-host hastalığının gelişme riskini önemli ölçüde azaltırken nakil sonrası sağkalımı destekleyen yeni bir hücresel yaklaşım sunuyor.”

Klinik Çalışma Sonuçları: Hayatta Kalma ve Komplikasyonsuz Süreç

Tregzi’nin güvenliliği ve etkililiği, kök hücre nakli planlanan kan kanseri hastalarının katıldığı PRECISION-T adlı randomize, açık etiketli, çok merkezli Faz 3 klinik çalışmasıyla değerlendirildi. Çalışmada Tregzi alan hastalar ile standart kök hücre nakli (SOC) alan hastaların verileri karşılaştırıldı.

Klinik çalışmadan elde edilen temel veriler şu şekildedir:

  • Komplikasyonsuz Sağkalım Oranı: Nakil sonrasında 1. yılın sonunda, Tregzi alan hastaların %78‘i hayattaydı ve orta ila şiddetli kronik GVHD geliştirmeden yaşamını sürdürdü. Buna karşılık, standart nakil alan kontrol grubunda bu oran %38,4 seviyesinde kaldı.
  • Ciddi Kronik GVHD Sıklığı: Standart nakil alan hastaların %44’ünde orta veya şiddetli kronik GVHD gelişirken, Tregzi grubundaki hastaların sadece %12,6‘sında bu durum gözlendi.
  • Genel Sağkalım: Nakil sonrası 1. yılda genel hayatta kalma oranı Tregzi grubunda %94 olurken, standart nakil grubunda %86,3 olarak kaydedildi.

Yan Etkiler ve Güvenlilik Uyarıları

Tregzi alan hastaların en az %20’sinde görülen en yaygın yan etkiler arasında enfeksiyonlar, döküntü, mukozit (ağız ve sindirim yolu iltihabı), bulantı, ishal ve yorgunluk yer aldı. Laboratuvar bulgularında ise beyaz kan hücresi, kırmızı kan hücresi ve trombosit seviyelerinde düşüş (sitopeni) ile akut böbrek hasarı riskine rastlandı.

Ayrıca ilacın prospektüsünde, bağışıklık hücrelerinin aşırı aktifleşmesinden kaynaklanan ve yaşamı tehdit edebilen Sitokin Salınım Sendromu (CRS) riskine karşı bir kutu uyarısı (Boxed Warning) yer almaktadır. Klinik çalışmalarda hastaların %11,4’ünde CRS gözlenmiş olup, bu vakaların tamamı hafif ila orta şiddette (Derece 1 veya 2) seyretmiş ve naklin erken döneminde (medyan 3. gün) ortaya çıkmıştır. FDA, hastaların infüzyon sonrasında CRS ve olası ciddi enfeksiyonlar açısından yakından izlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

FDA, Tregzi için “Öncelikli İnceleme” (Priority Review) ve “Yetim İlaç” (Orphan Drug) statüleri kapsamında değerlendirme yaparak bu onayı Orca Biosystems, Inc. firmasına vermiştir.

Please follow and like us: