Ana Sayfa Hukuk&Etik Dişhekimlerinin Atamalarının Yapılmaması; İstihdam İstikrarsızlığının Göstergesidir

Dişhekimlerinin Atamalarının Yapılmaması; İstihdam İstikrarsızlığının Göstergesidir

Üniversite sınavlarında %1’lik dilim içinde yer almış, zorluk derecesi en yüksek ve en pahalı eğitimi seçerek başarıyla sonuçlandırmış ama şu anda ucuz işgücü veya meslek dışı çalışma ile karşı karşıya olan atanamayan dişhekimlerinin haklı sitemlerine ve çaresizliklerine yetkililer nezdinde dikkat çekmek amacıyla 23 Aralık 2019 tarihinde TDB Genel Merkezinde bir basın açıklaması yapıldı

TDB Genel Başkanı Prof.Dr.Atilla Ataç ve Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Serdar Sütcü ve atanamayan meslektaşlarımızı temsilen Dişhekimi Rabia Yücel’in katıldığı basın toplantısında;  atanamayan meslektaşlarımızın sorunları ve dişhekimliği mesleğinin nereye gittiği sorgulandı.

Prof.Dr.Atilla Ataç yaptığı açıklamada;  “Dişhekimliği Fakültesi mezunu meslektaşlarımızın atamalarının yapılmaması istihdam istikrarsızlığının göstergesidir. Bugünkü tabloda; 3 bin civarında dişhekimi, hizmet verebilmek için atama bekliyor. Artan kontenjanlar ve üniversite sayısı nedeniyle atama bekleyen dişhekimi sayısı gelecek yıllarda daha da artacak.  Son 10 yıldır dişhekimliği eğitimi alanında insangücü planlaması ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde birbiri ardına dişhekimliği fakülteleri açılmakta ve öğrenci kontenjanlarında kaygı verici artışlar yaşanmaktadır.” dedi.

İnsangücü planlaması yapılarak eğitimin şekillendirilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade eden Ataç, bunun ancak fakülte kontenjanlarının düşürülmesi ve yeni fakültelerin açılmasının önlenmesi ile mümkün olabileceğini ifade etti.

Eğitim ve insangücü planlamasının mesleksel yetiştirmede eşgüdümlü olması gerektiğinin altını çizen Ataç,  “Ülkemiz dişhekimliği hizmetlerinde eksik olan, dişhekimi ihtiyacı değil demografik dağılımda yaşanan plansızlıktır…Yeni fakülteler açmak yerine yapısal ve ekonomik alanda mevcutların güçlendirilmesi, koşullarının iyileştirilmesi ve öğretim üyesi sayısının arttırılması gerekir. Eğitimde piyasalaşmanın önüne geçilmeli, siyasi tercihlerle yeni fakülte açılmaları engellenmeli, öğretim üyesi eksik olan, laboratuvarı, klinikleri olmayan fakülteler kapatılmalıdır.  Fakülteler kurulmadan önce meslek örgütlerinin görüşleri alınmalıdır.” dedi.

Türk Dişhekimleri Birliği

****

23.12.2019

BASIN AÇIKLAMASI

DİŞHEKİMLERİNİN ATAMALARININ YAPILMAMASI;
İSTİHDAM İSTİKRARSIZLIĞININ GÖSTERGESİDİR

TDB olarak  nitelik ve nicelik açısından insangücü planlamalarının ivedilikle yapılması ve bu konuda gerekli olan adımların acilen atılmasını her platformda dile getiriyoruz.

İnsan Kaynakları Planlaması; Mevcut insan kaynaklarının en verimli biçimde kullanılmasını, gerekli görülen uygun yeterliliklere sahip insan sayısını korumayı ve gelecekteki personel gereksiniminin tahmin edilmesini amaçlar.

İnsangücü planlamasının yapılmadığı toplumlarda; Hem işsizlik, hem de iş ve meslek değiştirmeleri artar. Çalıştırılamayan atıl iş gücü ekonomik ve toplumsal kalkınmayı etkiler.

Bugünkü tablo; nüfus artış hızı, insangücü planlaması, fakülte sayıları ve kontenjanları, nitelikli eğitim, yıllık dişhekimi ihtiyacı açısından bakıldığında uygulanan politikaların yanlış olduğu görülüyor.

Dişhekimliği Fakültesi mezunu meslektaşlarımızın atamalarının yapılmaması istihdam istikrarsızlığının göstergesidir.

Yine bugünkü tabloda; 3 bin civarında dişhekimi, hizmet verebilmek için atama bekliyor. Artan kontenjanlar ve üniversite sayısı nedeniyle atama bekleyen dişhekimi sayısı gelecek yıllarda daha da artacak.

Son 10 yıldır dişhekimliği eğitimi alanında insangücü planlaması ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde birbiri ardına dişhekimliği fakülteleri açılmakta ve öğrenci kontenjanlarında kaygı verici artışlar yaşanmaktadır.

2028 Yılı;

  • 2018 yılından sonra yeni bir fakülte açılmadan tüm faktörler ve açılmış fakültelerin eğitime başlamasıyla, 2028 yılında ülkemizdeki dişhekimi sayısı 91.383
  • TUİK 2028 yılı tahmini nüfus 88.645.642 dişhekimi başına düşen nüfus 970 olacak
  • Bu sayı Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama 1500 civarında.

 

Dişhekimliği eğitimi pahalı, özel beceri gelişimi, iletişim, sanat, yaratıcılık, dijital teknoloji gibi birçok yetenekleri kapsar. Eğitim kadroları yeterli olmayan, siyasi politikalarla açılmış fakültelerde nitelikli eğitimden söz edilemez.

Ağız ve diş sağlığını ilgilendiren hastalıklar önlenebilir hastalıklardır. İzlenecek koruyucu politikalar ve nitelikli insangücünün bu yönde kullanılması politikalarının geliştirilmesi önemli.

İnsangücü planlaması yapılarak eğitimin şekillendirilmesi zorunluluktur. Bu da fakülte kontenjanlarının düşürülmesi ve yeni fakültelerin açılmasının önlenmesi ile mümkündür.

Ülkemiz dişhekimliği hizmetlerinde eksik olan, dişhekimi ihtiyacı değil demografik dağılımda yaşanan plansızlıktır.

Eğitim planlaması & insangücü planlaması mesleksel yetiştirmede eşgüdümlü olmalıdır. Yeni fakülteler açmak yerine yapısal ve ekonomik alanda mevcutların güçlendirilmesi, koşullarının iyileştirilmesi ve öğretim üyesi sayısının arttırılması gerekir.

Eğitimde piyasalaşmanın önüne geçilmeli, siyasi tercihlerle yeni fakülte açılmaları engellenmeli, öğretim üyesi eksik olan, laboratuvarı, klinikleri olmayan fakülteler kapatılmalıdır.

Fakülteler kurulmadan önce meslek örgütlerinin görüşleri alınmalıdır.

Saygılarımla,
Prof. Dr. Atilla Ataç

Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı