AbbVie, Çin merkezli biyoteknoloji şirketi Zelgen BioPharma ile yaptığı stratejik iş birliği kapsamında, şirketin DLL3 hedefli üçlü T hücre bağlayıcısı ZG006 adlı ürününe yönelik 1,2 milyar doları aşan bir yatırım taahhüdünde bulundu.
ZG006, küçük hücreli akciğer kanseri ve DLL3 pozitif nöroendokrin tümörler gibi agresif kanser türlerinin tedavisi için geliştirilen yenilikçi bir ilaç adayı. Ürün, hem ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) hem de Çin Ulusal Tıbbi Ürünler İdaresi (NMPA) tarafından klinik deneme onayı aldı. Ayrıca NMPA tarafından çığır açan tedavi olarak tanımlandı ve FDA tarafından yetim ilaç statüsü verildi.
Anlaşma kapsamında AbbVie, Büyük Çin bölgesi dışındaki tüm pazarlarda ZG006’nın geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi için münhasır haklara sahip oldu. Zelgen ise Çin ana karası, Hong Kong ve Makao’da geliştirme ve satış haklarını elinde tutacak.
Finansal detaylara göre Zelgen, anlaşma kapsamında 100 milyon dolar peşin ödeme, kısa vadeli klinik ilerleme ve opsiyon ödemeleriyle birlikte 60 milyon dolara kadar ek gelir, lisans opsiyonu kullanılırsa ise 1,075 milyar dolara kadar aşamalı ödeme ve satışlardan yüksek tek haneli ile orta çift haneli arasında değişen oranlarda telif hakkı elde edecek.
Bu iş birliği, Zelgen’in küresel Ar-Ge kapasitesini artırması, nakit akışını güçlendirmesi ve ZG006’nın uluslararası pazarlarda çoklu endikasyonlarla yaygınlaşması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Şirketin 2025’in ilk üç çeyreğinde elde ettiği 593 milyon yuan gelir ve 93,42 milyon yuan net zarar göz önüne alındığında, alınan peşin ödeme 2024’teki toplam Ar-Ge harcamasının 1,8 katına denk geliyor.
Ancak Zelgen, ZG006’nın nihai regülasyon onayı ve ticari başarıya ulaşması konusunda belirsizlikler bulunduğunu da vurguladı. Milat taşı ödemeleri, belirli Ar-Ge ve satış hedeflerine bağlı olarak gerçekleşecek.
AbbVie’nin bu hamlesi, DLL3 hedefli ilaçlar alanında daha önce Hengrui Pharma ve Innovent Bio gibi Çinli firmaların yaptığı milyar dolarlık anlaşmalarla birlikte, bu hedefin küresel biyoteknoloji stratejilerinde merkezî bir konuma geldiğini gösteriyor.



















