Ana Sayfa Görüşler Levent Alparslan: “Teknoloji Eczacılığı, Geleneksellik ile Bilimi Buluşturan Kritik Bir Rol Üstleniyor”

Levent Alparslan: “Teknoloji Eczacılığı, Geleneksellik ile Bilimi Buluşturan Kritik Bir Rol Üstleniyor”

Levent Alparslan, İstinye Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Eczacılık Teknolojisi Öğretim Üyesi, ve ELAA PHARM A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı

Sağlık alanındaki dönüşüm, eczacılık mesleğini de yeni bir döneme taşıyor. Dijital sağlık uygulamaları, yenilikçi ürün geliştirme süreçleri ve doğaya dayalı bilimsel yaklaşımlar; eczacının rolünü yeniden tanımlıyor. İstinye Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Eczacılık Teknolojisi Öğretim Üyesi, ve ELAA PHARM A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Levent Alparslan, klasik eczacılıktan teknoloji eczacılığına uzanan bu dönüşümü WinAlly için değerlendirdi.

WinAlly– Levent Hocam Eczacılığı sektörel ve akademik olarak uzun yıllardır takip eden biri olarak yeni nesil eczacıların gelecekteki rolleri ile ilgili ne söylemek istersiniz?

 

Levent Alparslan Eczacılık, köklü bilgi birikimini teknolojiyle buluşturduğu ölçüde; nutrasötiklerden dermokozmetiğe, tıbbi cihazlardan bitkisel ilaçlara kadar sürekli büyüyen ve gelişen bir etki alanına sahip. Ancak sağlık alanındaki değişimler, eczacılık mesleğini de yeni bir döneme taşıyor. Dijital sağlık uygulamaları, yenilikçi ürün geliştirme süreçleri, yapay zeka ve doğaya dayalı yeşil dönüşümlü sürdürülebilir yaklaşımlar; eczacının rolünü yeniden tanımlıyor.

W- Peki bu değişimlerde “Klasik eczacılık mı, teknoloji eczacılığı mı?” daha avantajlı yada kalıcı? Bu ayrımı nasıl yorumluyorsunuz?

L.A.- Bu iki kavramı bir karşıt veya rakip olarak değil, birbirini tamamlayan süreçler olarak görmek gerektiğini düşünüyorum. Klasik eczacılık; hasta güveni, etik yaklaşım, doğru kullanım ve danışmanlık gibi mesleğin temel yapı taşlarını oluşturur. Teknoloji eczacılığı ise bu güçlü temelin üzerine; veri okuryazarlığı, ürün geliştirme, tasarım, yenilikçi taşıyıcı sistemler ve dijital sağlık çözümlerini ekler. Böylece eczacılık, hem geleneksel değerlerini korur hem de çağın ihtiyaçlarına uyum sağlamaktadır.

W- Teknoloji eczacılığını ülkemizde ve dünyadaki gelişmiş ülkelerle karşılaştırırsak hangi alanların yükseldiği görülür?

L.A.- Teknoloji eczacılığını ülkemizle, ABD, Avrupa ve Uzak Doğu’daki gelişmiş ülkelerle birlikte değerlendirdiğimizde; yükselen alanların büyük ölçüde ortaklaştığını, ancak uygulama derinliği ve sistematik yaklaşım açısından farklılaştığını görüyoruz. Öne çıkan başlıkları üç ana eksende toplamak mümkün; ancak bu eksenlerin her biri artık klasik sınırlarının ötesine geçmiş durumda:

  • Farmasötik teknoloji temelli ürün geliştirme yükseliyor. Dünya genelinde nutrasötikler, dermokozmetik ürünler, tıbbi cihazlar ve geleneksel bitkisel ilaçlar hızla yükselen alanlar arasında. Özellikle Avrupa ve ABD’de bu ürünler, klinik verilerle desteklenen, standardize edilmiş ve kişiselleştirilmiş çözümler olarak konumlanıyor. Türkiye’de de bu alanlara ilgi hızla artıyor; ancak küresel rekabette öne çıkabilmek için bilimsel kanıt, güçlü formülasyon ve regülasyon uyumunun daha sistematik hale gelmesi gerekiyor.
  • Longevity (sağlıklı yaşlanma) eczacılığı ve Nutrasötikler yakın geçmiş ve geleceğin lokomotifleri olmakta. Gelişmiş ülkelerde eczacılık artık yalnızca hastalık tedavisine değil, yaşam süresi ve yaşam kalitesinin birlikte uzatılmasına odaklanıyor. Longevity eczacılığı; nutrasötikler, fonksiyonel içerikler, biyobelirteç temelli yaklaşımlar ve kişiselleştirilmiş destek ürünleriyle hızla büyüyor. Türkiye’de de bu eğilim yeni yeni görünür hale geliyor ve eczacılar için önemli bir stratejik fırsat alanı oluşturuyor.
  • Dijital sağlık, veri, yapay zeka ve tıbbi cihaz entegrasyonu: Giyilebilir teknolojiler, hasta takip sistemleri, veri işleme ve yönetme; eczacının rolünü dijital sağlık ekosisteminin doğal bir parçası haline getiriyor. Tıbbi cihazlar, özellikle destekleyici ve tamamlayıcı sağlık çözümlerinde, eczacılık bakış açısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.

Bunların yanında, ülkemizin çok önemli bir kültürel ve tarihsel avantajı var. Çin, geleneksel Çin tıbbını (TCM) modern bilimle bütünleştirerek küresel bir değer üretmeyi başardı. Türkiye de benzer şekilde, Lokman Hekim geleneğine dayanan çok güçlü bir bitkisel ve tıbbi bilgi altyapısına sahip. Ancak bu mirasın, günümüz koşullarında bilimsel verilerle güncellenmesi, standardize edilmesi ve farmasötik teknoloji bakış açısıyla sahaya sürülmesi gerekiyor. İşte teknoloji eczacılığı, tam da bu noktada geleneksellik ile bilimi buluşturan kritik bir rol üstleniyor.

W- Nutrasötik ve dermokozmetik alanı biraz daha açabilir miyiz? Bu alandaki teknolojik gelişmeler eczacılar için ne ifade ediyor?

L.A.- Bu alanlar doğası gereği multidisipliner. Kimya, biyoloji, gıda mühendisliği, moleküler biyoloji, genetik ve biyokimya gibi birçok disiplin; hammadde, etki mekanizması, biyoyararlanım ve biyolojik etkileşimler açısından sürecin önemli paydaşları. Bu çeşitlilik, ürünlerin bilimsel derinliğini artıran bir zenginlik sunuyor. Ancak iş etkin, güvenli ve sürdürülebilir bir ürüne dönüşme noktasına geldiğinde, yani formülasyonun tasarlanması, stabilitesinin sağlanması, biyoyararlanımının optimize edilmesi ve doğru kullanımın kurgulanması aşamasında eczacılık teknolojisi belirleyici rol üstleniyor. İlaç teknolojisi bakış açısı; ham bilginin, sahada karşılığı olan bir ürüne dönüşmesini sağlayan temel uzmanlık alanı. Eczacılar, bu nedenle nutrasötik ve dermokozmetik alanlarda yalnızca bir paydaş değil; ürünün mimarı ve bütünleştirici unsuru konumunda. Formülasyon tasarımı, taşıyıcı sistem seçimi, dozlama mantığı, kalite ve regülasyon uyumu gibi kritik başlıklar, eczacının doğal uzmanlık alanına giriyor.

W- Yapay zekâ eczacılık mesleği için bir tehdit mi, risk mi yoksa kolaylaştırıcı mı? Yakın gelecekte eczacılık meslek uygulamalarında sistemsel değişiklikler öngörüyor musunuz?

L.A.- Yapay zekâ avantajlı kullanıldığında eczacının bilgi gücünü ve etki alanını büyüten bir çarpan etkisi sağlayabilir; ancak riskli yanı; rutinleşen bir mesleği dönüştürebilir yada dönüşüme zorlayabilir. Ne demek istiyorum biraz daha açıklamaya çalışayım. Bugün yapay zekâ; literatür taraması, ilaç etkileşimleri, hasta verisi yorumlanması, formülasyon ön değerlendirmeleri ve klinik karar destek sistemleri gibi birçok alanda eczacının işini kolaylaştıran güçlü bir yardımcı konumunda. Özellikle teknoloji eczacılığı, nutrasötik, dermokozmetik ve klinik danışmanlık gibi alanlarda yapay zekâ, eczacının karar kalitesini artırma potansiyeline sahip. Ancak eğer eczacılar mesleklerini yalnızca rutin, tekrarlayan ve mekanik işlemlerle sınırlandırırlarsa bu alanlarda otomasyonun etkisi kaçınılmaz olur. Risk bence burada. Şunu da açıkça söylemek gerekir: Yapay zekâ mesleği tehdit etmez, fakat mesleğin bazı rollerini dönüştürebilir. Dönüşümler gerçekleşirse eczacılığı zayıflatmayacağını, aksine niteliksel olarak güçlendireceğini düşünüyorum. Bilgiyi yorumlayan ve duyusal temas ile uygulamaya daha çok evrilen bir rol ön görüyorum.

W- Hocam sizce günümüzde yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni nesil eczacılar sağlık ekosisteminde ve endüstride nasıl bir sorumluluk ve liderlik rolü üstlenebilir?

L.A.- Günümüzde yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni nesil eczacılar, sağlık ekosisteminde ve endüstride yalnızca çevresel hedeflere uyum sağlayan paydaşlar değil; bilim, teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı potada birleştiren stratejik liderler olarak rol üstlenebilir. Çünkü sürdürülebilirlik; atık yönetimi, karbon ve su ayak izinin azaltılması, yeşil üretim teknolojilerinin uygulanması ve döngüsel ekonomi modellerinin hayata geçirilmesi gibi, derin teknik bilgi ve sistem tasarımı gerektiren bir alandır. Yeni nesil eczacılar, teknoloji alt yapıları ve kalite bakış açısıyla ürünlerin formülasyonundan üretim süreçlerine, ambalaj tasarımından yaşam döngüsü analizine kadar tüm aşamalarda çevresel etkiyi azaltan çözümler geliştirebilir. Yerel ve doğal kaynakları bilimsel temelde, tasarruflu ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilebilir. Doğa dostu, güvenli ve etkin ürünlerin tasarlanması bu liderliğin somut çıktılarıdır. Böylece eczacılar, yeşil dönüşüm sürecinde yalnızca uyum sağlayan değil; sağlık ve endüstri ekosisteminde sürdürülebilirliği yöneten, standartların belirlenmesine yardımcı olan ve tasarım becerilerini öne çıkaran rol üstlenebilir.

W- Son olarak WinAlly okurları için 2026 yeni yıl mesajınızı alabilir miyiz?

L.A.- 2026’ya girerken mesleki temennim; eczacılık mesleğinin bilgiye, emeğe ve sorumluluğa dayalı değerinin daha görünür olmasıdır. Mesleki itibarın güçlendiği, emeğin karşılığının adaletli biçimde gözetildiği, özlük haklarının ve temel hakların meslek onuruyla uyumlu şekilde karşılık bulduğu bir yıl umut ediyorum. Yeni yılda dayanışmanın arttığını, umutların tazelendiğini, ülkemizde refahın, bolluğun ve kalitenin yer bulduğunu daha fazla görmeyi diliyorum. Sağlık, huzur ve üretkenlik dolu bir yıl olsun hepimize.

WinAlly Ekibi Olarak Teşekkür Ederiz

Eczacılık mesleğinin akademik ve sektörel geleceğine dair sunduğu bu kıymetli perspektifler, teknoloji odaklı derinlikli analizleri ve mesleki dönüşüme ışık tutan paylaşımları için Sayın Levent Alparslan‘a içtenlikle teşekkür ederiz. WinAlly olarak, mesleğimizin gelişimine katkı sağlayan bu tür değerli görüşleri ve stratejik öngörüleri okurlarımızla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.

Please follow and like us: