Yeni bir bilimsel araştırma, az miktarda alkol tüketiminin bile ağız kanseri riskini ciddi ölçüde artırdığını ortaya koydu. BMJ Global Health dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, günde yalnızca bir standart alkollü içeceğe eşdeğer 9 gram alkol tüketimi, ağız kanseri riskini yaklaşık yüzde 50 artırıyor.
Araştırma, Hindistan’ın Maharashtra eyaletindeki Kanser Epidemiyolojisi Merkezi’nden Dr. Sharayu Mhatre liderliğinde yürütüldü. Çalışmada, 2010–2021 yılları arasında ağız mukozası kanseri teşhisi konulan 1.803 kişi, hastalığı olmayan 1.903 kişilik kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Katılımcıların büyük bölümü 35–54 yaş aralığında yer alırken, vakaların yaklaşık yüzde 46’sının 25–45 yaş grubunda görülmesi dikkat çekti.
Araştırmacılar, katılımcıların alkol tüketim sıklığı, süresi ve tercih edilen içki türlerini ayrıntılı şekilde inceledi. Sonuçlara göre, alkol tüketen bireylerde ağız kanseri riski, alkol kullanmayanlara kıyasla yüzde 68 daha yüksek bulundu. Bu oran, uluslararası markalı içkilerde yüzde 72’ye, yerel olarak üretilen içkilerde ise yüzde 87’ye kadar yükseldi.
Çalışmada, çok düşük miktarda bira tüketiminin bile riski artırabildiği görüldü. Günde 2 gramdan az alkol alımının dahi ağız mukozası kanseriyle ilişkilendirildiği belirtildi. Araştırmacılar, bu bulguların “güvenli bir alkol tüketim eşiği olmadığına” işaret ettiğini vurguladı.
Araştırmada ayrıca alkol ile çiğneme tütünü kullanımının birlikte etkisi de değerlendirildi. Hindistan’da yaygın olarak kullanılan paan adlı çiğneme tütününü alkolle birlikte kullanan kişilerde, ağız kanseri riskinin dört kattan fazla arttığı belirlendi. Ancak analizler, tütün kullanım süresinden bağımsız olarak, riski artıran en güçlü faktörün alkol olduğunu gösterdi.
Bilim insanları, alkolün ana bileşeni olan etanolün ağız içi dokuların yapısını değiştirerek hücreleri inceltebileceğini ve bu durumun kanserojen maddelerin emilimini kolaylaştırabileceğini ifade ediyor.
Uzmanlar, ağız ve boğaz kanserlerinde son yıllarda özellikle genç yaş gruplarında artış gözlendiğine dikkat çekerek; alkol, sigara ve HPV enfeksiyonlarının bu artışta başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını belirtiyor.



















