WinAlly olarak; köklü İtalyan mirasını Türkiye’nin yerel üretim gücüyle birleştiren, sağlık sektörünün öncü oyuncularından Menarini Türkiye’nin Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Ecz. Işıl Çelik Uzunçakmak’ı ağırlıyoruz. Sektörde ‘etik çalışma kültürü’nü sadece bir kural seti olarak değil, bir yaşam biçimi olarak nasıl konumlandırdıklarını , sanatı iyileştirici bir güç olarak topluma nasıl sunduklarını ve dijitalleşen dünyada insan odaklı iletişimin kodlarını konuştuğumuz bu röportaj; vizyoner liderliğe ve sürdürülebilir başarıya dair ilham verici notlar içeriyor.
W- Menarini Türkiye’de “sektöre örnek olacak yüksek standartlarda etik bir çalışma kültürü” hedefinizi nasıl somut uygulamalara dönüştürdünüz; kısa vadede hangi somut adımlar öne çıktı?
Ecz. Işıl Çelik Uzunçakmak– Etik ve uyum anlayışı, Menarini’nin kurumsal kimliğinin temel taşlarından biridir. Türkiye’de bu kültürü somutlaştırırken yalnızca yasal gereklilikleri yerine getirmekle kalmadık; sektörde örnek oluşturacak bir şeffaflık ve sorumluluk standardını benimsedik.
Bu kapsamda tüm çalışanlarımızın —özellikle pazarlama ve satış ekiplerimizin— etik kurallar ve uyum süreçleri konusunda düzenli, kapsamlı ve güncel eğitimler almasını sağlıyoruz. Sağlık profesyonelleri, dernekler ve kurumlarla kurduğumuz tüm iş birliklerini ulusal ve uluslararası uyum standartlarına göre yürütüyor; tüm destek ve iş ilişkilerinde şeffaflık ilkesini esas alıyoruz.
W- Menarini Türkiye’nin sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımı hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu projeleri hangi önceliklerle şekillendiriyorsunuz ve toplumsal etkisini nasıl ölçüyorsunuz?
I.Ç.U.- Menarini Türkiye’de toplumsal sorumluluk, şirket değerlerimizin doğal bir yansıması. Bizim için sorumluluk, iyi niyetin ötesine geçip somut çabalara dönüşmek demektir. “Daha fazla sağlık, daha fazla mutluluk, daha fazla hayat” misyonumuz doğrultusunda eğitim, sanat ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında projeler üretiyoruz.
Bu alanlarda bugüne kadar pek çok çalışma hayata geçirdik. En güncel örnek, 2025 yılında Toplum Gönüllüleri Vakfı ile başlattığımız “Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet“ projesi. Bu projeyle üniversite sınavına hazırlanan lise öğrencilerinin sınav kaygısını yönetmelerine destek oluyor, kendi potansiyellerini fark etmelerine katkı sağlıyoruz. Yeni eğitim-öğretim yılında daha fazla öğrenciye ulaşarak projenin etkisini genişletmeyi hedefliyoruz.
Toplumsal cinsiyet eşitliği ise kurum kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası. Çalışanlara yetenek ve performansa dayalı eşit kariyer fırsatları sunuyor, eğitimler ve farkındalık çalışmalarıyla bu anlayışı topluma yaymayı amaçlıyoruz.
Sanat alanında ise 2022’den beri aktif olarak yer alıyoruz. İtalyan kökenimizden gelen bu mirası Türkiye’ye taşıyor, 2024 itibarıyla “Hayata Sanat Kat” dijital projemizle sanatı daha erişilebilir kılıyoruz.
Projelerimizin etkisini ölçerken; erişim, gösterim, etkileşim, faydalanıcı sayısı, eğitim saatleri ve davranış değişikliği analizleri gibi objektif göstergeler takip ediyoruz. Bu sayede yatırımlarımızın sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor, etki yönetimini veriyle destekliyoruz.
W- Şirketinizde sanat alanında yürütmüş olduğunuz “Hayata Sanat Kat” projesinin marka algısına ve toplumla kurduğunuz bağı güçlendirmede rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
I.Ç.U.- Menarini olarak sanatın iyileştirici gücünü toplumla buluşturmayı bir misyon olarak görüyoruz. Global merkezimizin Floransa’da, Rönesans’ın doğduğu yerde olması, sağlık kadar sanat alanında da bize ilham veriyor.
“Hayata Sanat Kat” projesiyle İtalyan sanatının ikonik eserlerini, Tarihçi ve Seyahat Yazarı Saffet Emre Tonguç’un anlatımıyla YouTube kanalımızda sanatseverlerle buluşturuyoruz. Böylece hem sanatı daha erişilebilir hale getiriyor hem de Türkiye–İtalya arasında kültürel bir köprü kuruyoruz.
2026 yılında da yeni eserlerle projemizi genişleterek toplumun hayatına sanat katmaya devam edeceğiz.
W- Hipertansiyon alanında hayata geçirdiğiniz “Hipertansiyonu Önce Fark Et, Sonra Hallet” projenizle aldığınız ödülden kısaca bahseder misiniz?
I.Ç.U.- Önlenebilir sağlık sorunlarında erken tanı ve doğru yönetimi teşvik etmek, Menarini’nin topluma karşı sorumluluk anlayışının önemli bir parçası. Bu kapsamda 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’ne özel olarak hayata geçirdiğimiz “Hipertansiyonu Önce Fark Et, Sonra Hallet” projesi, sanat ve bilimi bir araya getiren yenilikçi bir farkındalık modeliydi.
Karikatürist Cem Güventürk ve Prof. Dr. Sadi Güleç danışmanlığında hazırlanan içerikler, karmaşık medikal bilgiyi sade bir anlatımla toplumla buluşturdu. Proje geniş kitlelere ulaştı ve Golden Pulse Awards 2024’te “Yılın En Başarılı Yaratıcı Tasarım Çalışması” ödülünü kazandı. Bu ödül, yaklaşımımızın başarısını tescilledi ve yeni projeler için güçlü bir motivasyon oldu.
W- Türkiye pazarında Menarini’yi farklılaştıran stratejileriniz nelerdir ve yerel üretim ile global kimliği nasıl dengeliyorsunuz?
I.Ç.U.- Pazarda uzun süredir lider konumda olan ürünlerimiz var. Bu başarıyı sürdürmek doğru konumlandırma, hedef kitleye etkin iletişim ve paydaş beklentilerinin doğru yönetimiyle mümkün oluyor. Her ürün için odaklı iletişim stratejileri geliştiriyor, bilimsel doğruluk ve etik duruşumuzdan ödün vermeden ilerliyoruz.
Menarini’nin 140 ülkedeki bilimsel birikimi ve kalite standartları bize güçlü bir küresel omurga sağlıyor. İstanbul’daki üretim tesisimiz ise yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenli ve sürdürülebilir çözüm sunmamızı mümkün kılıyor. Böylece küresel kaliteyi yerel esneklikle birleştiren benzersiz bir konum elde ediyoruz.
W- Pazarlama ve iletişimde dijital kanallar ile veri analizini nasıl kullanıyorsunuz; dijitalleşmenin hasta ve hekim etkileşimlerine en somut katkısı ne oldu?
I.Ç.U.- Stratejilerimizin merkezinde, doğru zamanda doğru paydaşa kişiselleştirilmiş bilgi sunmak yer alıyor. Bu doğrultuda hekimlerin içerik tüketim alışkanlıklarını ve ilgi alanlarını analiz ederek onlar için özel bilimsel içerik akışları oluşturuyoruz. Bu yaklaşım, pazarlama faaliyetlerimizin verimliliğini artırırken, hekim–hasta iletişimine de daha nitelikli bir zemin sağlıyor.
W- Eczacı kimliğinizin pazarlama ve kurumsal iletişim stratejilerine sağladığı özgün katkılar nelerdir; bu kimlik iletişim dilinde nasıl fark yaratıyor?
I.Ç.U.- Eczacılar, sağlık sisteminin hem hekim hem de hasta ile direkt temas halinde olan önemli bir köprüsüdür. Bu kimlik, pazarlama ve iletişim stratejileri geliştirirken daha derinlikli bakmamı sağlıyor. Bir Eczacı olarak edindiğim mesleki bilgi ve etik bakış açısı, bir ilaç şirketinin pazarlama ve kurumsal iletişimini yönetirken bana benzersiz ve özgün bir perspektif sunuyor.
Eczacılık eğitimi, medikal bilgiyi ve hasta odaklı etik sorumluluğu ön plana çıkarır. Bu, pazarlama stratejilerimizde hacimden önce bilimsel doğruluğu ve hasta faydasını gözetmemizi sağlıyor. Kampanyalarımızın bilimsel dayanağının sağlam olması, hem hekimler hem de hastalar nezdinde güvenilirliğimizi artırıyor.
W- Genç profesyonellere, özellikle kadınlara vereceğiniz üç somut tavsiye nedir ve önümüzdeki 3 yılda Menarini Türkiye için en öncelikli hedefleriniz hangileri?
I.Ç.U.- Genç profesyonellere —özellikle kadınlara— üç önerim var:
- Öğrenmeye açık olun: Bilgi, rekabet avantajıdır.
- Cesur düşünün ve girişimci olun: Fark yaratmak konfor alanından başlamakla olmaz.
- Dijital okuryazarlığınızı geliştirin: Yapay zekâ ve veri analitiği, geleceğin dili.
Menarini Türkiye olarak önümüzdeki üç yıldaki önceliklerimiz; stratejik tedavi alanlarında liderliğimizi pekiştirmek, kârlı ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek, dijital dönüşümü hızlandırmak ve yapay zekâ destekli süreçlerle operasyonel verimliliği artırmak olacak.
W- Bilimin ışığını sanatın renkleriyle birleştirerek iş dünyasına ve topluma değer katan projelerini bizlerle paylaşan Sayın Işıl Çelik Uzunçakmak’a teşekkür ederiz. Hem sektördeki etik standartları yükselten duruşları hem de ‘Hayata Sanat Kat’ gibi vizyoner çalışmalarıyla yarattıkları farkındalık adına WinAlly olarak başarılarının devamını diliyoruz.



















