Bilim insanları, vücudumuzun çevresinde oluşan ve bazı uçucu bileşikleri nötralize edebilen bir “kimyasal kalkan” olduğunu keşfettiler. Buna insan oksidasyon alanı deniyor. Bu alan, ciltteki yağlar ile havadaki ozon gibi kirleticilerin reaksiyona girmesiyle oluşan hidroksil (OH) radikallerini içeriyor. OH radikalleri, havadaki zararlı maddeleri etkisiz hâle getirme kapasitesiyle atmosferin “deterjanı” olarak bilinir.
Parfüm ve Losyonlar Bu Alanı Bozuyor
Yeni bir araştırmaya göre, cilde uygulanan parfüm ve losyonlar bu doğal kimyasal alanı bozabiliyor. Bu ürünlerdeki bazı maddeler, vücut ısısıyla havaya karışarak yakın çevredeki hava bileşimini değiştiriyor. Özellikle fenoksietanol ve etanol gibi bileşenlerin, uygulamadan 10 dakika sonra dahi çevredeki havaya yayılmaya devam ettiği ve burun hizasındaki konsantrasyonlarının ortam havasından 2,8 kat fazla olduğu tespit edildi.

Deneysel Bulgular
- Araştırmada, dört genç yetişkin sıcaklık kontrollü bir odada izlenerek, losyon ve parfüm kullanımı öncesi ve sonrası kimyasal dağılım incelendi. Sonuçlar, şu etkileri ortaya koydu:
- Ozon salımı sonrası, ciltle etkileşime giren losyon, OH radikali üretimini %34 oranında azalttı.
- Sadece ele sürülen parfüm bile, baş çevresindeki uçucu bileşik yoğunluğunu 10 kat artırdı.
- Bu bileşikler, OH radikalleriyle etkileşerek oksidasyon alanının yoğunluğunu düşürdü.
Sağlık Üzerindeki Olası Etkiler
Araştırma doğrudan sağlık etkilerini incelemese de, bilim insanları bu değişen hava kimyasının solunum yolları ve cilt üzerinde potansiyel zararlı etkileri olabileceğinden endişe duyuyor. Çalışmayı yürüten ekipten Nora Zannoni ve atmosfer kimyacısı Jonathan Williams, iç mekân kimyasının sağlık üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Williams’a göre, “OH radikalleri ozondan daha fazla türü oksitleyebilir ve doğrudan solunum bölgesinde henüz bilinmeyen birçok bileşiğin oluşmasına neden olabilir.”



















