JAMA Network Open’da yayımlanan yeni bir prospektif, çok merkezli, uzunlamasına kesitsel çalışma, farklı gestasyonel yaşlarda doğan çocukların uzun vadeli bilişsel sonuçlarını detaylı bir şekilde inceliyor. Karolinska Institutet araştırmacıları, 34 hafta gebelikten önce doğan çocukların 9 ila 10 yaşlarında bilişsel yeteneklerde kalıcı eksiklikler gösterdiğini bildiriyor. Bozukluklar sosyoekonomik statüden, genetik yatkınlıktan ve doğum öncesi veya çocuğa özgü risk faktörlerinden bağımsız olarak ortaya çıkıyor. Kelime dağarcığı, çalışma belleği, epizodik bellek ve hatırlama görevlerinde daha düşük puanlar gözlemlendi!
Gestational Age and Cognitive Development in Childhood
Erken doğumun uzun vadeli bilişsel etkilerini anlamak amacıyla yapılan yeni bir araştırma, JAMA Network Open’da dikkat çekici bulgularla yayınlandı. 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu prospektif, çok merkezli, uzunlamasına kesitsel çalışma, farklı gestasyonel yaşlarda doğan çocukların bilişsel gelişimini karşılaştırdı.
Araştırmanın temel amacı, çok erken (28-31 hafta),
orta derecede erken (32-33 hafta),
geç erken (34-36 hafta)
ve erken dönem (37-38 hafta)
doğan çocukların bilişsel sonuçlarını, tam zamanında doğan (≥39 hafta) akranlarıyla karşılaştırmaktı. Çalışmada genetik ve diğer risk faktörleri de dikkate alındı.
Adolescent Brain and Cognitive Development (ABCD) çalışmasından 9-10 yaş arasındaki çocuklar dahil edildi. Çalışmaya katılan 5946 çocuğun (ortalama yaş 9.9 ± 0.6 yıl; %51.8’i erkek) gestasyonel yaş dağılımı şu şekildeydi: 55 çocuk (%0.9) çok erken, 110 çocuk (%1.8) orta derecede erken, 454 çocuk (%7.6) geç erken, 261 çocuk (%4.4) erken dönem ve 5066 çocuk (%85.2) tam zamanında doğdu.
Araştırmanın birincil sonucu, kompozit bilişsel puanı iken, ikincil sonuçlar bireysel bilişsel alan puanlarını içeriyordu. Gestasyonel yaş ile bilişsel sonuçlar arasındaki ilişkiler, sosyoekonomik düzey (SED), bilişsel poligenetik skor (cogPGS), prenatal riskler ve çocuğa özgü faktörler ayarlanarak hiyerarşik regresyon modelleri kullanılarak incelendi.
Çalışmanın temel bulgusu, orta derecede erken doğumun (32-33 hafta) uzun vadeli bilişsel sorunlar için daha yüksek bir riskle ilişkili olmasıydı. Bu durum özellikle dil becerileri, çalışma belleği ve epizodik bellek yeteneklerinde belirginleşti. Bu ilişkinin genetik ve diğer risk faktörlerinden bağımsız olması, erken doğum gibi biyolojik risklerin biliş üzerinde uzun süreli etkileri olabileceğini düşündürüyor.
Öte yandan, geç erken (34-36 hafta) veya erken dönem (37-38 hafta) doğumların 9-10 yaşlarında bilişsel sorunlarla ilişkili olmadığı görüldü.
Sonuç olarak, bu kesitsel çalışma, 9-10 yaşındaki çocuklarda orta derecede erken doğumun, özellikle dil, çalışma belleği ve epizodik bellek becerilerinde olmak üzere, uzun vadeli bilişsel sorunlarla ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, 34 haftadan önce doğan çocukların daha uzun süreli takibinin yapılmasının önemini vurgulamaktadır, zira bu çocuklar ileri yaşlarda daha karmaşık bilişsel işlevler gerektiren artan gelişimsel zorluklarla karşılaşabilirler.



















