Yalnızlık, çoğunlukla bireyin arzuladığı sosyal bağlar ile sahip olduğu mevcut ilişkiler arasındaki uyumsuzluktan doğan psikolojik bir huzursuzluk olarak tanımlanır. Ancak güncel nörobilimsel ve psikofizyolojik araştırmalar, yalnızlığın yalnızca duygusal bir algıdan ibaret olmadığını, bedenimizin içsel organ sinyallerini beyinde işleme biçimini de doğrudan etkilediğini ortaya koymaktadır. Biological Psychology dergisinde yayımlanan yeni araştırma, yalnızlık düzeyi yüksek kişilerin kalp atışlarını algılama yeteneğinde bir farklılık olmamasına karşın, beynin bu bedensel sinyallere verdiği nörolojik tepkinin belirgin şekilde zayıfladığını kanıtlıyor.
Yalnız Kişilerin Beyinleri Kalp Atışlarını Farklı İşliyor
Kentaro Ono, Takafumi Sasaoka ve Shigeto Yamawaki tarafından yürütülen ve Biological Psychology dergisinde yayımlanan “Loneliness is associated with altered interoceptive appraisal and attenuated prefrontal heartbeat-evoked potentials“ başlıklı bilimsel çalışma, yalnızlığın beden ile beyin arasındaki içsel iletişim (interosepsiyon) üzerindeki etkilerini inceledi.
Araştırmacılar, yalnızlık hissinin bedensel duyumların doğruluğu (interoceptive accuracy), bedensel duyumlara olan güven (interoceptive sensibility) ve kalp atışına bağlı oluşan beyin potansiyelleri (heartbeat-evoked potentials – HEP) üzerindeki rolünü araştırdı.
Yalnızlık Kalp Atışı Algısını Değiştirmiyor, Beyinsel Tepkiyi Basıltılıyor
Çalışmada katılımcıların içsel beden algılarını ölçmek amacıyla iki temel davranışsal test uygulandı:
- Kalp Atışı Sayma Görevi (Heartbeat counting task): Katılımcıların nabızlarını kontrol etmeden belirli zaman aralıklarında (25-50 saniye) kalp atışlarını içlerinden saymaları istendi.
- Kalp Atışı Ayırt Etme Görevi (Heartbeat discrimination task): Katılımcıların dinletilen ses tonlarının kendi gerçek kalp atışlarıyla eş zamanlı mı yoksa gecikmeli mi olduğunu değerlendirmeleri talep edildi.
Elde edilen veriler, yalnızlık seviyesi yüksek olan kişilerin de tıpkı diğer bireyler gibi kalp atışlarını aynı doğrulukla hissedebildiğini ve ayırt edebildiğini gösterdi. Katılımcıların kalp hızı değişkenliği (heart rate variability – HRV) ile yalnızlık düzeyleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı.
Ancak, eş zamanlı elektroensefalogram (EEG) ve elektrokardiyogram (ECG) ölçümleriyle beynin her bir kalp atışına verdiği elektriksel yanıt (heartbeat-evoked potential) incelendiğinde dikkat çekici bir nörolojik farklılık tespit edildi.
Sol Dorsolateral Prefrontal Kortekste Azalan Nörolojik Yanıt
Yüksek yalnızlık puanlarına sahip bireylerde, kafa derisinin sol frontal bölgelerinde kalp atışlarına karşı oluşan elektriksel beyin tepkisinin belirgin şekilde azaldığı görüldü. Kaynak lokalizasyonu yazılımları ile yapılan analizler, bu düşüşün duygusal düzenleme ve üst düzey bilişsel kontrol süreçlerinden sorumlu olan sol dorsolateral prefrontal korteks (left dorsolateral prefrontal cortex) bölgesinde gerçekleştiğini doğruladı.
Yaş, cinsiyet ve depresif belirtilerin şiddeti gibi değişkenler istatistiksel modellerde kontrol edildikten sonra dahi, yalnızlık ile prefrontal bölgedeki zayıflamış kalp potansiyeli yanıtı arasındaki bağ korundu.
İçsel Beden Sinyallerine Güven Azalıyor
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise yalnız kişilerin kendi bedensel sinyallerine duydukları güvenle ilgili oldu. Yalnızlık düzeyi yüksek bireylerin içsel organ duyumlarına daha az güvendiği ve bu sinyalleri değerlendirme biçimlerinin farklılaştığı belirlendi.
Düşük yalnızlık seviyesine sahip bireylerin beyinleri, izolasyon veya sosyal tehdit durumlarında ortaya çıkan bedensel değişimleri başarıyla tespit edip bu durumları düzenleyebilirken; yüksek yalnızlık hisseden kişilerin beyinleri değişen fiziksel durumları göz ardı etme veya önemsememe eğilimi gösteriyor. Bedensel yanıtların düzenlenememesi ise bireylerin yalnızlık döngüsüne daha derin çekilmesine yol açabiliyor.
Sorumluluk Reddi ve Uyarı Notu:
WinAlly.com; Tıp, Sağlık, Eczacılık ve İlaç Sektörü profesyonellerine yönelik kamu yararına sektörel bilgi, haber ve içerik sunmaktadır. Sitemizde yer alan içerikler kesinlikle tıbbi teşhis, tedavi veya doktor tavsiyesi yerine geçmez. Doğabilecek olası hukuki, klinik veya idari problemlerden WinAlly.com sorumlu tutulamaz. Tıbbi konularda lütfen bir hekime başvurunuz.
“Gençler, Yalnızlık ve Aidiyet Eksikliği gibi Duygularla Mücadele Ediyor”
















