Ana Sayfa İlaç Üçlü Hormon Agonisti Retatrutid Obezite Klinik Çalışmasında Cerrahi Seviyesinde Kilo Kaybı Sağladı

Üçlü Hormon Agonisti Retatrutid Obezite Klinik Çalışmasında Cerrahi Seviyesinde Kilo Kaybı Sağladı

Obezite ve aşırı kilo ile mücadelede tıp dünyasını heyecanlandıran yeni bir gelişme yaşandı. GIP, GLP-1 ve glukagon reseptörlerini hedef alan üçlü hormon reseptörü agonisti retatrutid, Faz 3 TRIUMPH-1 klinik çalışmasının sonuçlarında bugüne kadar görülmemiş düzeyde güçlü kilo kaybı verilerine ulaştı. Klinik olarak cerrahi müdahale (bariatrik cerrahi) ile ilişkilendirilen kilo kaybı seviyelerini yakalayan bu molekül, obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Lilly’s triple agonist, retatrutide, delivered powerful weight loss in pivotal Phase 3 obesity trial

TRIUMPH-1 çalışmasında, 12 mg retatrutid kullanan katılımcılar 80 hafta boyunca ortalama 70,3 lbs (%28,3) kilo vermiş ve katılımcıların %45,3’ü ≥ %30 kilo kaybı elde etmiştir; bu oran uzun zamandır bariatrik cerrahi ile ilişkilendirilen bir seviyedir.
Çalışmanın uzatma aşamasına katılan ve başlangıçtaki BMI değeri ≥ 35 olan bireyler kilo vermeye devam ettiler ve 104. haftada ortalama 85,0 lbs (%30,3) kilo kaybı elde ettiler.
 Tek bir doz artırma adımıyla ulaşılan 4 mg’lık dozda, katılımcılar 80 hafta sonunda ortalama 47,2 lbs (%19,0) kilo vermiş ve plaseboya kıyasla yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranında düşüş gözlemlenmiştir.

Eli Lilly and Company tarafından açıklanan Faz 3 TRIUMPH-1 klinik çalışmasının öncül sonuçlarına göre; obezite ve aşırı kilo problemi olan ve diyabeti bulunmayan 2.339 yetişkin katılımcıda test edilen retatrutid molekülü, birincil ve temel ikincil sonlanım noktalarını başarıyla karşıladı. Haftada bir kez uygulanan bu deneysel üçlü reseptör agonisti, 80 haftalık süreçte katılımcıların ortalama vücut ağırlıklarında %28,3’e varan oranlarda azalma sağladı.

Klinik çalışmada doz bazlı elde edilen temel veriler şu şekilde gerçekleşti:

  • 12 mg Doz Grubu: Katılımcılar 80 hafta sonunda ortalama 70,3 libre (yaklaşık 31,9 kg) kaybederek vücut ağırlıklarının %28,3’ünü verdi. Bu gruptaki hastaların %45,3’ü, uzun süredir obezite cerrahisiyle özdeşleştirilen bir eşik olan %30 veya daha fazla kilo kaybı başarısı gösterdi. Ayrıca, en yüksek dozu alan katılımcıların %65,3’ünün Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30’un altına gerileyerek obezite sınırının altına indi.
  • 9 mg Doz Grubu: Katılımcılar ortalama 64,4 libre (%25,9) kilo kaybı yaşadı.
  • 4 mg Doz Grubu: Sadece tek bir doz artırım adımıyla ulaşılan bu başlangıç dozunda dahi hastalar ortalama 47,2 libre (%19,0) kaybetmeyi başardı. Bu doz grubunda tedaviyi bırakma oranlarının daha düşük olması dikkat çekti.
  • Plasebo Grubu: Plasebo alan katılımcılarda ise kilo kaybı ortalama 5,5 librede (%2.2) kaldı.

Tedavi Süresi Uzadıkça Kilo Kaybı Devam Etti

Çalışmanın başlangıç VKİ değeri 35 veya daha yüksek olan hastalar için körleme olarak yürütülen uzatma fazında, 12 mg retatrutid tedavisine devam eden katılımcıların kilo vermeye devam ettiği gözlendi. Bu alt gruptaki bireyler, 104. hafta (iki yıl) sonunda ortalama 85,0 libreye (%30,3) varan bir ağırlık kaybına ulaştı. Araştırmacılar, bu seviyedeki sürdürülebilir ve ilerleyici kilo azalmasının, bu ölçekteki farmakolojik ajanlar arasında daha önce hiç gözlemlenmediğini bildirdi.

Kardiyometabolik Sağlık Göstergelerinde İyileşme

Retatrutid tedavisi sadece güçlü bir kilo kaybıyla sınırlı kalmayıp, hastaların değerlendirilen kardiyometabolik sağlık ölçümlerinde de net iyileşmeler sağladı. Katılımcıların bel çevresinde, non-HDL kolesterol düzeylerinde, trigliseritlerinde, sistolik kan basınçlarında (büyük tansiyon) ve yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) seviyelerinde olumlu yönde gelişmeler kaydedildi.

Güvenlilik ve Yan Etki Profili

Molekülün genel güvenlilik profilinin, mevcut inkretin bazlı tedavilerle büyük ölçüde uyumlu olduğu bildirildi. En sık karşılaşılan yan etkiler arasında gastrointestinal (mide-bağırsak) semptomlar öne çıktı. Doz miktarı arttıkça yan etkilere bağlı tedaviyi bırakma oranlarının da (%4,1, %6,9 ve %11,3; plaseboda %4,9) yükseldiği kaydedildi. Ayrıca bildirilen disestezi (dokunma algısı bozukluğu) vakalarının genellikle hafif şiddette olduğu aktarıldı.

Uzmanlar, klinik çalışmalarında elde edilen bu verilerin neredeyse tüm katılımcılar için klinik olarak anlamlı kilo kaybı anlamına geldiğini ve ağır obezitesi olan bireylerde retatrutidin gelecekte sağlık süreçlerini dönüştürecek çok güçlü bir araç olma potansiyeli taşıdığını belirtiyor.

Please follow and like us: