Ana Sayfa Vitrin Türkiye’nin İlk Kadın Doktoru: Safiye Ali’nin İlham Veren Mücadelesi

Türkiye’nin İlk Kadın Doktoru: Safiye Ali’nin İlham Veren Mücadelesi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasi alanlarda elde ettikleri başarıları kutlamak ve kadın hakları mücadelesini hatırlamak için önemli bir gündür. Bu özel günde, Türkiye’nin ilk kadın doktoru olan Safiye Ali’nin hayatını ve mücadelesini anmak, kadınların bilim, tıp ve toplumsal alanlarda nasıl engelleri aştığını gösteren etkileyici bir örnektir. Safiye Ali, sadece tıp alanında değil, kadın hakları ve toplumsal eşitlik mücadelesinde de öncü bir isim olmuştur.

Safiye Ali 
Safiye Ali, 2 Şubat 1894’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in yaverlerinden Ali Kırat Paşa, annesi ise Mekke şeyhülislamı Hacı Emin Paşa’nın kızı Emine Hasene Hanım’dı. Safiye Ali, dört kız kardeşin en küçüğü olarak büyüdü ve dedesinin Valideçeşme’deki konağında yetişti. İyi bir eğitim alması için Amerikan Kız Koleji’ne gönderildi ve burada İngilizce, Fransızca, Almanca gibi diller öğrendi. Kolej yıllarında tıp doktoru olmaya karar verdi, ancak o dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nda kadınlar tıp fakültesine kabul edilmiyordu.

Bu engeli aşmak için Safiye Ali, devlet bursuyla Almanya’ya gitti ve Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gördü. 1921 yılında “Bebeklerde İç Pakimenenjit Kanaması” konulu teziyle doktorasını tamamlayarak Türkiye’nin ilk kadın doktoru unvanını aldı. Almanya’da kadın ve çocuk hastalıkları üzerine uzmanlık eğitimi alırken, meslektaşı Dr. Ferdinand Krekeler ile evlendi ve eşi Müslüman olarak Ferdi Ali adını aldı.

Türkiye’ye Dönüş ve Mesleki Mücadele
Safiye Ali, 1923 yılında Türkiye’ye döndü ve İstanbul’da Cağaloğlu’nda muayenehane açtı. Ancak o dönemde kadın doktorlara karşı toplumda büyük bir önyargı vardı. Muayenehanesine ilk zamanlarda kimse gelmedi, hatta kadın olduğu için düşük ücret ödemek isteyenler bile oldu. Buna rağmen Safiye Ali, özellikle anne ve çocuk sağlığı alanında karşılıksız hizmet vererek toplumun güvenini kazandı.

Safiye Ali, sadece muayenehane hekimliği yapmakla kalmadı, aynı zamanda Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) bünyesinde çalıştı ve Süt Damlası Bakımevi’nin başına geçti. Burada, anne sütünden mahrum kalan çocuklar için pastörize süt dağıtımı, çocukların sağlıklı beslenmesi ve annelerin eğitimi gibi önemli çalışmalar yürüttü. Ayrıca, Amerikan Kız Koleji’nde jinekoloji ve obstetrik dersleri vererek Türkiye’de tıp eğitimi veren ilk kadın öğretim üyesi oldu.

Safiye Ali, hekim ve sosyal gönüllü olarak faaliyetlerde bulunurken, aynı zamanda üç uluslararası tıp kongresinde Türkiye’yi temsil etmiştir. İlki 1924 yılında Londra’da gerçekleşen “Beynelmilel Kadın Doktorlar Kongresi’dir. Kongre aynı zamanda kendisine, uluslararası bir kongrede Türkiye’yi ilk temsil eden kadın katılımcı olma unvanını da kazandırmıştır.

Kadın Hakları Mücadelesi ve Feminist Hareket
Safiye Ali, mesleki başarılarının yanı sıra kadın hakları mücadelesinde de aktif rol aldı. İstanbul’da başlayan feminist harekete katılarak Türk Kadınlar Birliği’nin Sıhhiye Komisyonu başkanlığını üstlendi. Kadınların seçme ve seçilme hakkı için mücadele eden Safiye Ali, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda öncü bir ses oldu. 1928 yılında Bolonya’da düzenlenen Beynelmilel Kadın Doktorlar Konferansı’nda Türkiye’yi temsil etti ve burada kadınların tıp alanındaki başarılarını anlattı.

Almanya’ya Dönüş ve Vefatı
1930’lu yıllarda kanser teşhisi konulan Safiye Ali, tedavi için Almanya’ya yerleşti. II. Dünya Savaşı yıllarında Dortmund’da mesleğini sürdürdü ve savaşın zorlu koşullarında bile hastalarına yardım etmeye devam etti. 5 Temmuz 1952’de Dortmund’da hayatını kaybetti. Cenazesinde meslektaşı Prof. Dr. Lehmann, onun için şu sözleri söyledi: “Safiye’nin yüreği bir pırlantaydı. O, yüksek ruhlu, insancıl bir varlıktı. Bizim kalbimizde hayranlık duyduğumuz büyük bir yardımsever melek olarak yaşayacaktır.”

Safiye Ali’nin Mirası
Safiye Ali, Türkiye’nin ilk kadın doktoru olmanın ötesinde, kadınların eğitim, bilim ve toplumsal alanlarda var olma mücadelesinin simgesidir. Onun hayatı, kadınların önündeki engelleri aşmak için azim ve kararlılıkla mücadele etmenin önemini gösterir. Safiye Ali, sadece tıp alanında değil, kadın hakları ve toplumsal eşitlik mücadelesinde de büyük bir ilham kaynağıdır.

Bu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Safiye Ali’nin mücadelesini hatırlayarak, kadınların her alanda eşit haklara sahip olduğu bir dünya için mücadele etmeye devam edelim. Safiye Ali’nin dediği gibi: “Kadın erkek hayatının birleştiği bir zamanda yeniden harem tesisine doğru adım atmak, ilerici kadınlığın şiarı olamaz.”

Kaynaklar:

Nuran Yıldırım, Türkiye’nin İlk Kadın Doktoru Safiye Ali

Servet-i Fünun Dergisi Arşivleri

Himaye-i Etfal Cemiyeti Kayıtları

Please follow and like us: