Bu haber, Nature dergisinde yayımlanan bilimsel makaleden alınmıştır. Tüm bilgiler yalnızca kaynada yer alan verilere dayanmaktadır. Okuyuculara doğru, güvenilir ve eksiksiz bilgi sunmak için içerik titizlikle analiz edilmiştir.
Tumour–brain crosstalk restrains cancer immunity via a sensory–sympathetic axis
Vücut-beyin iletişimi, doku homeostazının önemli bir düzenleyicisi olarak ortaya çıkmıştır 1 , 2 , 3 , 4 , 5. Katı tümörler, periferik sinir sisteminin farklı dalları tarafından innerve edilir ve artan tümör innervasyonu, kötü kanser sonuçlarıyla ilişkilidir 6 , 7 , 8. Bununla birlikte, beynin periferik organlardaki tümörleri nasıl algıladığı ve bunlara nasıl yanıt verdiği ve tümör-beyin iletişiminin kanser bağışıklığını nasıl etkilediği hala belirsizdir. Burada, bağışıklık baskılayıcı bir tümör mikroortamı oluşturarak onkogenezi destekleyen bir tümör-beyin ekseni tanımlıyoruz.
University of Pennsylvania Perelman School of Medicine ve Yale University School of Medicine araştırmacılarının öncülüğünde yürütülen yeni bir çalışma, akciğer adenokarsinomlarının beyinle çift yönlü iletişim kurarak bağışıklık sistemini baskıladığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre, tümörler vagal duyu nöronları üzerinden beyin sapına sinyal gönderiyor ve bu sinyaller geri dönerek tümör mikroçevresinde bağışıklık yanıtını zayıflatıyor. Bu süreç, sensörik-sempatik eksen aracılığıyla gerçekleşiyor ve noradrenalin salınımı yoluyla bağışıklık hücrelerinin tümörle savaşma kapasitesini sınırlıyor.
Çalışmada, genetik olarak tasarlanmış fare modelleri, sinir izleme teknikleri, üç boyutlu doku görüntüleme ve tek hücre transkriptomik analizleri kullanıldı. Bulgular, tümörlerin yoğun şekilde sinir lifleriyle çevrelendiğini ve bu liflerin bağışıklık hücreleriyle doğrudan etkileşim içinde olduğunu gösterdi. Özellikle Trpv1-pozitif vagal duyu nöronlarının tümör büyümesini desteklediği, bu nöronların kimyasal veya genetik olarak devre dışı bırakılmasının ise tümör yükünü azalttığı tespit edildi.
Araştırmacılar ayrıca, alveolar makrofajların bu sinir-bağışıklık etkileşiminde kritik rol oynadığını belirledi. Noradrenalin sinyali, makrofajlarda immün baskılayıcı özellikleri artırırken, bu durum CD8 T hücrelerinin tümörle mücadele kapasitesini zayıflatıyor. İnsan akciğer adenokarsinomu verilerinde de yüksek sinirsel imza skorlarının daha kötü klinik sonuçlarla ilişkili olduğu görüldü.
Bu bulgular, tümör-beyin etkileşiminin kanser bağışıklığını sınırlayan yeni bir mekanizma olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu sinirsel devreyi hedeflemenin gelecekte kanser tedavilerinde bağışıklık yanıtını güçlendirebilecek yeni bir yaklaşım olabileceğini vurguluyor.



















