Ana Sayfa Görüşler İlaç Endüstrisinde Global Standartlar Türkiye’ye Taşınıyor: Vinder’den Regülasyon Uyumu ve Gelecek...

İlaç Endüstrisinde Global Standartlar Türkiye’ye Taşınıyor: Vinder’den Regülasyon Uyumu ve Gelecek Vizyonu

Vinder Kurucu Başkanı Laki Vingas

Vinder, ilaç sektöründeki güçlü tedarik zinciri geçmişini dijital dönüşüm, teknik bilgi paylaşımı ve regülasyon uyumu alanındaki yeni vizyonuyla birleştirerek yeni bir döneme hazırlanıyor. Vinder Kurucu Başkanı Laki Vingas ile geçtiğimiz günlerde sektör profesyonellerini bir araya getiren CSV & Data Integrity Training Workshop’u, Türkiye ilaç sanayisinin global standartlara uyum sürecini ve Vinder’in gelecek vizyonunu konuştuk.

W- Vinder olarak uzun yıllar ilaç sektöründe tedarik zinciri ve malzeme temini odaklı güçlü bir konumunuz vardı. Sizi teknik bilgi, dijital uyum ve regülasyon yönetimi gibi daha spesifik alanlara yönelten temel ihtiyaç ne oldu?

 

Laki Vingas– İlaç sektörü, regülasyonların en sıkı ve en dinamik olduğu alanların başında geliyor. Yıllardır iş ortaklarımıza malzeme tedarik ederken çok net bir ihtiyacı gözlemledik: Sektör artık yalnızca doğru ürüne veya doğru hammaddeye değil, bu ürünlerin ve üretim süreçlerinin arkasındaki doğru veriye, izlenebilirliğe ve dijital güvenilirliğe ihtiyaç duyuyor.

Özellikle pandemi sonrası dönemde dijitalleşme hızlandı. Bununla birlikte bilgisayarlı sistemlerin küresel GxP standartlarına uyumu, veri bütünlüğü ve denetim hazırlığı daha kritik hale geldi. Biz de Vinder olarak yalnızca ürün sağlayan bir firma olmanın ötesine geçerek, paydaşlarımızın bu dönüşüm yolculuğunda yanında duran, teknik bilgi ve regülasyon uyumu alanında değer üreten bir stratejik çözüm ortağı olmayı hedefledik.

W- Sam Brooks’un katılımıyla gerçekleşen CSV & Data Integrity Training Workshop (Bilgisayarlı Sistemler Validasyonu ve Veri Bütünlüğü Eğitim Programı), bu yeni vizyonun ilk somut adımlarından biri oldu. Bu etkinliğin Vinder’in yol haritasındaki yeri nedir?

L.V.- Bu eğitim bizim için yeni vizyonumuzun sahadaki ilk güçlü yansımalarından biri oldu. Sektöre vermek istediğimiz mesaj çok netti: Vinder, yalnızca tedarik tarafında değil; bilgi, uzmanlık ve uyum süreçlerinde de değer üreten bir iş ortağı olma yolunda ilerliyor.

Sam Brooks gibi global deneyime sahip bir uzmanı Türkiye’deki sektör profesyonelleriyle buluşturmak, bu vizyonun uluslararası boyutunu da gösterdi. Ayrıca bu eğitimi tek yönlü bir seminer olarak değil; farklı disiplinlerden profesyonellerin katılımıyla interaktif, vaka odaklı ve uygulamaya dönük bir atölye olarak kurguladık.

Çünkü sektör artık yalnızca “ne yapılmalı?” sorusunun cevabını değil, “nasıl uygulanmalı?” sorusunun karşılığını da arıyor. Biz de bu noktada, global bilgi birikimini Türkiye’deki sektör pratiğiyle buluşturmayı hedefliyoruz.

W- Global regülasyon otoritelerinin, özellikle EU, USFDA ve MHRA’nın beklentileri her geçen gün artıyor. Türk ilaç endüstrisinin bu standartlara adaptasyon hızını nasıl değerlendiriyorsunuz?

L.V- Türkiye ilaç üretim kapasitesi ve kalite kültürü açısından güçlü bir konuma sahip. Ancak dijitalleşme, veri bütünlüğü ve bilgisayarlı sistem validasyonu alanında global otoritelerin beklentileri sürekli yükseliyor. Bu nedenle rekabet gücü artık yalnızca üretim kabiliyetiyle değil, sistemlerin güvenilirliği, verinin bütünlüğü ve denetimlere hazırlık seviyesiyle de ölçülüyor.

Türk ilaç şirketlerinin adaptasyon kabiliyetinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Ancak bu süreç sadece yeni bir yazılım kullanmak veya prosedür güncellemekle sınırlı değil. Dokümantasyonun ötesine geçen, sistem davranışını ve yaşam döngüsü yaklaşımını merkeze alan bir kültür gerekiyor.

Vinder olarak burada kendimizi, küresel beklentiler ile Türkiye’nin güçlü üretim potansiyeli arasında güvenilir bir köprü olarak konumlandırıyoruz.

W- Yeni nesil hizmet modellerinden bahsediyorsunuz. Önümüzdeki dönemde Vinder’den farklı inovatif çözümler görecek miyiz?

L.V.– Evet, eğitim ve teknik bilgi paylaşımı bizim için önemli bir başlangıç noktası. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil. Önümüzdeki dönemde firmaların regülasyon uyum süreçlerini daha etkin yönetmelerine katkı sağlayacak farklı hizmet modelleri üzerinde çalışıyoruz.

Bunlar arasında teknik eğitim programları, denetim hazırlığına yönelik destek modelleri, veri bütünlüğü ve sistem validasyonu alanlarında danışmanlık çözümleri, ayrıca dijitalleşme ve kalite süreçlerinin daha sürdürülebilir yönetilmesini destekleyecek uygulamalar yer alabilir.

Amacımız, kalite ve uyum yönetimini şirketler için yalnızca bir zorunluluk olmaktan çıkarıp, operasyonel güvenilirliği ve rekabet gücünü artıran stratejik bir avantaja dönüştürmek.

W- PPS gibi uluslararası partnerlikleriniz dikkat çekiyor. Ufukta yeni iş birlikleri var mı?

L.V.- PPS ile kurduğumuz iş birliği, global bilgi birikimini Türkiye’deki sektör ihtiyaçlarıyla buluşturmak açısından çok değerli bir örnek oldu. Biz, bilginin ve regülasyon deneyiminin sınırları aşan bir değer olduğuna inanıyoruz.

Bu nedenle farklı uzmanlık alanlarında uluslararası iş birliklerini genişletmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin yalnızca güçlü bir üretim merkezi değil, aynı zamanda çevre coğrafyalar için bilgi, uyum ve kalite yönetimi alanlarında da referans bir merkez olabileceğine inanıyoruz.

W- Sistem validasyonunun bir defalık bir proje değil, bir yaşam döngüsü olduğu vurgulanıyor. Vinder bu kültürel değişime nasıl rehberlik edecek?

L.V.- En kritik konu gerçekten zihniyet değişimi. Validasyonu “tamamlandı ve kapandı” denilen bir kontrol listesi olarak değil, sistemin tüm yaşam döngüsü boyunca yönetilmesi gereken dinamik bir süreç olarak görmek gerekiyor.

Vinder olarak firmalara yalnızca teknik çıktı sunan bir yapı değil, bu yaklaşımın kurum içinde nasıl sürdürülebilir hale getirileceği konusunda rehberlik eden bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Eğitimler, vaka analizleri, süreç değerlendirmeleri ve doğru metodolojiyle bu kültürün yerleşmesine katkı sağlamak istiyoruz.

Çünkü çalışanlar yalnızca “ne yapmaları gerektiğini” değil, “neden yaptıklarını” da anladıklarında, uyum süreçleri çok daha kalıcı hale geliyor.

W- Son olarak, Türk ilaç sektörünün uluslararası arenadaki geleceğine Vinder olarak bırakmak istediğiniz en büyük etki ne olacak?

L.V.- Bizim en büyük hedefimiz, Türk ilaç sektörünün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, dijital sistemlerinin güvenilirliği, veri bütünlüğüne verdiği önem ve global standartlara uyum kabiliyetiyle de uluslararası alanda daha güçlü konumlanmasına katkı sağlamak.

Vinder olarak bu süreçte, firmalarımızın global regülasyon beklentilerine daha hazırlıklı, daha güvenli ve daha sürdürülebilir şekilde uyum sağlamasına destek olmak istiyoruz. Bırakmak istediğimiz en kalıcı etki, Türkiye ilaç sektörünün kalite, dijital uyum ve veri güvenilirliği alanlarında bölgesel ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir referans noktası haline gelmesine katkıda bulunmak olacaktır.

W- Bu röportaj, Vinder’in yalnızca bir tedarikçi değil; aynı zamanda Türkiye ilaç endüstrisinin küresel standartlara uyum yolculuğunda stratejik bir rehber olduğunu ortaya koyuyor. Laki Vingas’ın vizyonu, sektörün geleceğini şekillendirecek dijital güvenilirlik ve regülasyon uyumu kültürünün yerleşmesine güçlü bir katkı sunuyor.

Please follow and like us: