Göz kuruluğu, çoğu zaman basit bir rahatsızlık gibi algılansa da yeni araştırmalar bu semptomun otoimmün hastalıkların erken habercisi olabileceğini gösteriyor. Bu bulgu, hem göz sağlığına hem de sistemik hastalıkların erken teşhisine dair farkındalığı artırmak açısından kritik öneme sahip.
Epidemiology of Dry Eye in Patients With Autoimmune Disease
2011-2020 yılları arasında otoimmün hastalık tanısı yeni konmuş toplam 67.264 hasta analiz edildi. En yaygın hastalıklar romatoid artrit (24.595 [%36,6]) ve Sjögren sendromu (23.088 [%34,3]) idi. Kuru göz hastalığının (DED) görülme sıklığı hastalıklara göre değişmekteydi; en yüksek oran Sjögren sendromunda (23.088 hastanın 18.766’sı [%81,3]) ve en düşük oran Crohn hastalığında (1346 hastanın 309’u [%23]) olup, kadınlarda sürekli olarak daha yüksekti !
JAMA Network Open’da yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, göz kuruluğu (Dry Eye Disease – DED), otoimmün hastalık teşhisinden yaklaşık üç yıl önce ortaya çıkabiliyor.
Taiwan Ulusal Sağlık Sigortası Araştırma Veritabanı’ndan elde edilen 67.264 hastanın verileri incelendiğinde, DED’in otoimmün hastalıkların en yaygın oküler belirtisi olduğu görüldü. Sjögren sendromu vakalarının %81’inde, romatoid artrit vakalarının %39’unda ve sistemik lupus eritematozus vakalarının %38’inde DED teşhisi konmuştu.
Araştırmanın öne çıkan bulguları:
DED genellikle otoimmün hastalık teşhisinden yaklaşık 3 yıl önce ortaya çıkıyor.
Kadınlarda DED görülme oranı erkeklere göre daha yüksek.
DED’li hastalar, otoimmün hastalıklara daha ileri yaşta teşhis alıyor.
DED, otoimmün hastalıklarda daha şiddetli inflamasyon ve semptomlarla seyrediyor.
Keratit ve kornea ülseri gibi ciddi komplikasyonlar en sık Sjögren sendromu, romatoid artrit ve vaskülit hastalarında görülüyor.
Araştırmacılar, DED’in yalnızca lokal bir göz rahatsızlığı değil, sistemik bir hastalığın erken belirtisi olabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, özellikle tekrarlayan veya şiddetli göz kuruluğu yaşayan bireylerin otoimmün hastalıklar açısından değerlendirilmesi öneriliyor.
Bu bulgular, hem göz sağlığı uzmanları hem de romatologlar için erken teşhis ve müdahale açısından yeni bir klinik pencere açıyor.



















