Ana Sayfa Görüşler Ece Kaşıkcı’nın Yolculuğu; Bilim ve Duyguların Kesişiminde Liderlik

Ece Kaşıkcı’nın Yolculuğu; Bilim ve Duyguların Kesişiminde Liderlik

BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı

WinAlly olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel dosyamızda, sağlık sektöründe dönüşümün ve insan odaklılığın öncüsü bir ismi ağırlıyoruz: BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı. Çalışanlarının oylarıyla “Altın Lider” seçilen ve Türkiye’nin “En Güçlü 50 Kadın CEO’su” arasında yer alarak ilaç sektöründeki vizyonerliğini tescilleyen Kaşıkcı , modern liderliğin kodlarını empati, şeffaflık ve kapsayıcılıkla yeniden tanımlıyor.

Bu röportajda; finans odaklı kariyer yolculuğunu sağlık sektöründeki üst düzey yöneticiliğe evrilten cesur kararlarından , sanat ve yapay zekayı birleştiren ve Golden Pulse Awards’ta Büyük Ödül’e layık görülen “Duyguların Yolculuğu” projesine; BMS’in küresel eşitlik taahhüdü olan WEPs (Kadının Güçlenmesi Prensipleri) imzacılığına ve iş dünyasındaki cam tavanları kırmanın anahtarlarına kadar pek çok ilham verici başlığa tanıklık edeceksiniz. Bilimin sarsılmaz verilerini insan ruhunun derinlikleriyle buluşturan bu yolculuk, kapsayıcı bir geleceğe dair güçlü bir vizyon sunuyor.

W- “Altın Lider” ve İnsan Odaklılık: “Yakın zamanda çalışanların oylarıyla ‘Altın Lider’ ödülüne layık görüldünüz. Aynı zamanda Türkiye’nin ‘En Güçlü 50 Kadın CEO’su’ arasında ilaç sektörünü temsil eden güçlü bir figürsünüz. Bu başarı grafiğini çizerken, modern liderlikte ‘duygusal zekanın’ ve ‘insan odaklılığın’ payını nasıl tanımlarsınız?”

Ece Kaşıkcı- Böyle bir takdirle anılmak gurur verici; teşekkür ederim. Bu ödüller benim için bireysel bir başarıdan çok, sağlık yolunda omuz omuza çalıştığım ekip arkadaşlarımla paylaştığımız ortak vizyonun bir teyidi.

Bilimin ilerleme hızı arttıkça toplumun beklentileri de artıyor. Böyle bir ortamda liderlik, benim için geleceği öngörerek toplum sağlığına kalıcı değer yaratabilmek anlamına geliyor. Bu yolda sürdürülebilir bir başarı için insanı merkeze koymalısınız.

Bristol Myers Squibb Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı’ya Altın Lider Ödülü

Benim liderlik anlayışımda empati, şeffaflık ve kapsayıcılık çok önemli bir yer tutuyor. Özellikle sağlık gibi sabır, empati ve insan odaklılık gerektiren bir alanda, yalnızca sonuç üretmek yeterli değil; ekiplerinizi dinlemek, farklı bakış açılarına açık olmak ve gerektiğinde “Bu konuda yardıma ihtiyacım var” diyebilmek de bir güç. Çünkü büyük başarıların arkasında birlikte düşünme ve birlikte üretme kültürü var.

Kadın liderlerin masaya getirdiği doğal empati, şefkat ve denge duygusunun da bu noktada önemli bir katkı sunduğunu düşünüyorum. Detaylı, sonuç odaklı ve dengeli yaklaşım; insanı merkeze alan liderlik anlayışını güçlendiriyor.

Özetle, modern liderlikte duygusal zekâ benim için güven inşa etmenin, ekipleri bir arada tutmanın ve kalıcı değer üretmenin temel unsuru. İnsan odaklılık ise bu yaklaşımın merkezinde yer alıyor.

W- Bilim ve Duyguların Birleşimi: “BMS’in ‘Duyguların Yolculuğu’ projesi, Golden Pulse Awards’ta Büyük Ödül’e layık görüldü. İlaç sektöründe rasyonel verilerin ötesine geçip, hastaların ve çalışanların duygusal dünyasına dokunmak, bir kadın lider olarak sizin vizyonunuzla nasıl örtüşüyor?”

E.K.- “Duyguların Yolculuğu” projesinde, kanser hastalarının teşhis anından tedavi sonrasına uzanan duygusal sürecini sanat ve yapay zekâ aracılığıyla görünür kılmayı amaçladık. Çünkü hastalık süreci; verilerle, tedavi protokolleriyle ve klinik sonuçlarla ilerlese de hastaların yaşadığı deneyim çok daha katmanlı.

İlaç sektörü yüksek bilimsel disiplin ve kanıta dayalı karar alma kültürü üzerine kurulu. Biz de inovasyonu ve veriyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Ancak hastaların yaşadığı duygusal süreci anlamadan, sağlık alanında bütünsel bir yaklaşım kurmanın mümkün olmadığına inanıyorum. Bu nedenle teknolojiyi yalnızca molekül geliştirme ya da analitik süreçlerde değil, insan deneyimini anlamada da kullanmayı önemsiyoruz.

“Duyguların Yolculuğu”nun uluslararası Stevie® Awards’ta Gümüş Ödül’e ve Golden Pulse Awards’ta “Yılın En Başarılı Sponsorluk & İş Birliği Projesi” ödülüne layık görülmesi, hasta deneyimini merkeze alan yaklaşımımızın küresel ölçekte de karşılık bulduğunu gösterdi. Bu bizim için önemli bir motivasyon kaynağı. Burada ONKODAY ve Kanserle Dans Derneği’ne de teşekkür etmek isterim. Onkoloji alanında en önde gelen bu iki hasta derneğiyle birlikte hasta odaklı ve ödüllü bir projeye imza atmış olmaktan dolayı gururluyuz.

W- Kapsayıcılık ve Cam Tavanlar: “Kariyer yolculuğunuzda karşılaştığınız veya gözlemlediğiniz ‘cam tavanları’ kırmak için en önemli anahtar sizce nedir? İş dünyasında gerçek fırsat eşitliğini sağlamak için kurumların atması gereken en kritik somut adım nedir?”

E.K.- Cam tavanların sistemsel, bazen kültürel, bazen de başlı başına kişinin kendi iç sesinden kaynaklanan sınırlar olduğunu düşünüyorum. Özellikle kişinin kendi iç bariyerleri, aşılması gereken en kritik eşik.

Kariyerimden bahsetmem gerekirse benim için en önemli kırılma anı, finans tarafında ilerlerken “ben bununla mutlu değilim” diyebilmek ve farklı bir yola cesaret edebilmekti. Bu karar konfor alanımın dışına çıkmayı ve potansiyelimi farklı bir alanda sınamayı gerektiriyordu.

Cam tavanları kırmanın ilk anahtarının özgüven ve görünürlük olduğuna inanıyorum. Kadınların yetkinliklerini geri planda tutmaması, fikirlerini net şekilde ortaya koyması ve sorumluluk almaktan çekinmemesi kritik. Aynı zamanda güçlü iletişim ağları kurmak ve mentorluk ilişkilerinden beslenmek bu yolculukta ciddi bir avantaj sağlıyor.

Kurumsal tarafta ise en kritik somut adımın eşitliği bir politika metni olarak değil, sistem tasarımı olarak ele almak olduğunu düşünüyorum. Yetenek yönetiminden terfi süreçlerine, ücretlendirme politikalarından liderlik gelişim programlarına kadar tüm mekanizmaların eşitlik perspektifiyle yapılandırılması gerekiyor. Bu yaklaşım sürdürülebilir olmadıkça, fırsat eşitliği söylem düzeyinde kalıyor.

Gerçek fırsat eşitliği; yeteneğin cinsiyetten bağımsız değerlendirildiği, potansiyelin desteklendiği ve karar masasında farklı seslerin yer aldığı bir yapı kurmakla sağlanabilir. Bu da ancak kararlılık ve süreklilikle mümkün. Özetle, kadınlara pozitif ayrımcılık yapmak değil, eşit fırsatlar sunabilmeyi önemsiyorum.

W- Yakın bir zaman önce BMS Türkiye olarak Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacısı oldunuz. BMS için bu imzanın anlamı nedir?

E.K.- Toplumsal cinsiyet eşitliğini büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımız doğrultusunda, UN Women ve UN Global Compact ortak girişimi olan Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imzalayarak kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü temsil edilmesine yönelik küresel taahhüdümüzü de ortaya koyduk. Kadınların iş gücüne katılımının uzun vadeli kalkınma ve güçlü ekonomiler için de belirleyici olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle kadın istihdamını ve liderliğini destekleyen uygulamaları şirket kültürümüzün doğal bir uzantısı olarak ele alıyoruz. Gelecekte de kadın liderliğini ve eşitliği odağa alan projelerimizi aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. 

W- 8 Mart ve Gelecek Vizyonu: “8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle; kendi başarı hikayesini yazmak isteyen, bilime ve liderliğe meraklı genç kadınlara ilham verecek tek bir mesajınız olsa bu ne olurdu?”

E.K.- Meraklarını asla kaybetmemelerini söylerim. Öğrenme yolculuğu hiçbir zaman bitmiyor. Ben de bugün hâlâ öğrenciyim; okuyarak, dinleyerek, gözlemleyerek ve deneyimleyerek öğrenmeye devam ediyorum.

Kariyer yolculuğu düz bir çizgide ilerlemiyor. Bazen planlı adımlar, bazen beklenmedik yön değişimleri hayatın doğal akışı. Önemli olan her aşamada kendinizi tanımak, sizi motive eden alanları fark etmek ve potansiyelinizi görünür kılmaktan çekinmemek.

Bilim ve liderlik cesaret gerektirir. Soru sormaktan, sorumluluk almaktan ve karar mekanizmalarında yer istemekten çekinmemek gerekir. Kimsenin hazır hissettiği bir an yok; çoğu zaman büyüme, o sorumluluğu aldığınız anda başlıyor.

Son önerim de kendi hikâyelerini başkalarıyla kıyaslamamaları olur. Herkesin zamanı, ritmi ve yolu farklı. Önemli olan ilerlemeye devam etmek. Meraklı kalın, cesur kalın ve değer üretmeye odaklanın.

W- Ece Kaşıkcı’nın da vurguladığı gibi; cam tavanlar bazen sistemsel bazen de kişinin kendi iç sesinden kaynaklansa da, onları kırmanın anahtarı özgüven ve görünürlükten geçiyor. “Kimsenin tam hazır hissettiği bir an yok; büyüme, sorumluluk aldığınız anda başlıyor” diyerek genç kadınlara cesaret veren Sayın Ece Kaşıkcı’ya, bu samimi ve ufuk açıcı paylaşımları için teşekkür ederiz.

Please follow and like us: