ABD ile Avrupa Birliği arasında imzalanan geçici ticaret anlaşması, ilaç sektörüne yönelik tarifelerde bir miktar yumuşamaya işaret ediyor. Ancak hem Avrupa’daki ilaç üreticileri hem de küresel gözlemciler, bu düzenlemenin kapsamı, etkisi ve kalıcılığı konusunda ciddi kaygılar taşıyor.
Müzakere sürecinin ilk adımını oluşturan bu anlaşma, AB ile ABD arasındaki ticaret ve tarifelere ilişkin nihai siyasi anlaşmanın temel parametrelerini belirliyor. ABD ile Avrupa Birliği arasında varılan ticaret anlaşması kapsamında, Avrupa’dan ithal edilen ilaçlara %15 oranında gümrük vergisi getirileceği açıklandı. fakat…
Tarife belirsizliği endişeleri körüklüyor
Farmasötik ürünlerle ilgili netlik eksikliği, toplu aktif farmasötik bileşenlerden (API’ler) bitmiş dozaj formlarına, tıbbi cihazlara ve hatta araştırma ve geliştirme malzemelerine kadar her şeyi kapsayan endüstrinin karmaşıklığı ve çeşitliliği göz önüne alındığında özellikle sorunludur. U.S. Pharmacopeia’nın verilerine göre, ABD’de tüketilen markalı ilaçların aktif bileşenlerinin %43’ü Avrupa’da üretiliyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği arasında geçtiğimiz günlerde imzalanan geçici ticaret anlaşması, ilaç sektörüne yönelik tarifeleri yeniden gündeme taşıdı. Euronews’in 28 Temmuz tarihli haberine göre, anlaşma bazı farmasötik ürünlerdeki gümrük vergilerine dair sınırlı bir uzlaşı içeriyor. Ancak anlaşmanın kapsadığı ürünler, kapsamı ve süresi hâlâ net değil. Bu durum, Avrupa’daki ilaç üreticileri açısından ciddi bir belirsizlik yaratıyor.
The Guardian’a konuşan Avrupa İlaç Endüstrileri ve Dernekleri Federasyonu (EFPIA) yetkilileri, ABD’nin ilaçlara yönelik tarifelerini “kaba bir müdahale aracı” olarak nitelendirdi. Özellikle Trump döneminde başlatılan ve Biden yönetimince bazı başlıklarda sürdürülen tarifelerin, transatlantik ilaç ticaretine zarar verdiği vurgulandı.
EFPIA, bu tür tek taraflı adımların sadece sektörel büyümeyi değil, aynı zamanda hastaların tedavilere zamanında erişimini de tehlikeye atabileceğini belirtti.
New York Times haberine göre, Washington’un uyguladığı yeni tarifeler Avrupa menşeli ilaçları doğrudan etkiliyor. Haberde, bu tarifelerin hem şirketler hem de hastalar açısından fiyat artışları yaratabileceği ve özellikle ileri teknoloji ilaçlara erişimi zorlaştırabileceği belirtiliyor.
New York Times’a konuşan Avrupa’daki yetkililer, ilaç maliyetlerinin artmasının sağlık sistemlerini baskılayacağını, buna karşın ticaret politikalarında halen kalıcı bir uzlaşı sağlanamadığını vurguladı.
Tüm bu gelişmeler ışığında, anlaşmanın kısa vadede bazı engelleri kaldırabileceği düşünülse de, uzun vadede sürdürülebilir ve şeffaf bir tarifeler rejimi oluşturulmadan sorunların devam edeceği açıkça görülüyor.
Sonuç:
İlaç tarifelerine dair geçici yumuşama, Avrupa ilaç sektörü tarafından yetersiz bulunuyor. ABD’nin tarifeleri, Avrupa’dan gelen yüksek katma değerli ilaçlara karşı ciddi bir maliyet bariyeri oluştururken, taraflar arasında hâlâ güvene dayalı bir ticaret ortamı kurulabilmiş değil. Sektör temsilcileri, ticaretin önünü açacak kalıcı bir anlaşma bekliyor.



















